Abdest Nedir?

Abdest Nedir? (bugün abdes veya aptes şekillerinde yazılıp söylendiği de olmaktadır) (Farsça ab, su ve dest, elden abdest, el yıkama suyu) İslam dini gereğince, ibadetten önce belli kaidelere göre yıkanma. Gaita, idrar.

Abdest almak, ibadetten önce yıkanmak: Vakit gelince abdest aldım […] kendi başıma camiye doğru gittim (Yahya Kemal). Abdest bozmak, tabii ihtiyaç gidermek: Abdest bozacak bir yer bulamadı. Abdest iktiza etmek, su gerekmek, düş azmak, ihtilam. Abdest tazelemek, abdestli olduğu halde yeniden abdest almak: ihtiyarların, bugünkü gibi ahdestlerini tazeleyip camiye gittiklerini ondan öğrendim (A. H. Tanpınar). Abdest vermek, paylamak, azarlamak, haddini bildirmek: Sipihr-i cehCıle verip abdest / Biraz eyledim ol gece hakperest (izzet Molla). Abdesti bozulmak, abdestli olmaktan çıkmak. Abdesti gelmek, tabi ihtiyaç giderme lüzumu duymak. Abdestinden şüphesi olmamak, kendi niyet, namus ve iffetinden emin olmak: onlar ne derse desin, benim abdestimden şüphem yok. Abdestsiz yere basmamak, dini kaidelere aşırı titizlikle bağlı olarak uymak: abdestsiz yere basmaz görünür amma, yine de bir ayağının üstünde dokuz yalan söyler. Boy abdesti, gusül. Hu abdestle çok namaz kılar, bu uyarma veya azarlamanın onun üzerindeki tesiri uzun süre devam edecektir, anlamında söylenir. Büyük abdest, gaita. Cafer ağanın abdest suyu, malzemesi veya hazırlanışı yetersiz çay, kahve, çorba v.b. içilecek şeylerin tatsızlığını belirtmek için söylenir. Küçük abdest, idrar. Namazında abdestinde (abdestinde namazında da denir), dindar, daha çok ibadetle meşgul: Hacı da emsali gibi namazında abdestinde bir adamdı (§. Arı).

Al abdestini, ver pabucumu.

Bir Nasreddin Hoca fıkrasından çıkan manası ile dostluğu ve alış verişi keselim demektir. Fıkraya göre, göl kenarında abdest alan Nasreddin Hoca, işini bitirdiği zaman pabuçlarından birinin suda yüzdüğünü ve uzaklaştığını görünce, öfkelenerek, göle karşı yellenip abdestini bozduktan sonra, böyle seslenmiştir.
(Tarih) Abdest odası, Ağa kapısında, padişahlara mahsus kısımda, padişahların abdest almalarına tahsis edilen oda.

İslam dininde abdest üç türlüdür:

1. Namaz abdesti

ibadetten önce alınır. Abdeste niyet edilir, besmele çekilir, her harekete sağdan başlayarak üçer defa, önce eller, ağız ve dişler, burun, yüz, dirseklere kadar kollar yıkanır; sağ avuca alınan su il baş (meshetme), kulaklar, kulak arkaları, sonra bileklere kadar ayaklar yıkanır.

2. Boy abdesti (Gusül)

Elince gerekli görülen hallerde, sağlık ve temizlik kurallarını yerine getirmek üzere boy abdesti alınır. Niyet edilir, besmele çekilir, bütün vücut yıkanır, namaz abdesti alınır, daha sonra, ağız, burun üçer kere yıkanır, önce sağ sonra sol omuzdan üçer kere su dökülür, vücudun su değmedik yeri bırakılmaz.

3. Teyemmüm abdesti

Abdest almak için su bulunmadığı zaman, vücudün belli yerlerini temiz bir toprakla meshetmektir. Niyet edip besmele çektikten sonra, eller iki kere temiz toprağa vurulur, yüz ve kollar meshedilir. kalan toprak silkelenir.

Abdestsiz iken namaz kılınmaz, camiye gidilmez, Kur’an okunmaz, Kabe ziyaret edilmez.
Abdest şu durumlarda bozulur: tabi ihtiyaç gidermek, yellenmek, her hangi bir kanama, bayılmak, sarhoşluk, kusmak, uyumak v.b.

Abdestlik, Abdest alınacak yer. Eskiden abdest alınırken giyilen, kolları dirsek üstüne kadar kolayca sıvanabilen bir cins hafif elbise.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir