Abıhayat Nedir?

Abıhayat Nedir? (bileşik isim), (Farsça âb, su ve Arapça hayât), hayat suyu; hayat çeşmesi, hayat kaynağı, ölümsüzlük suyu, gençlik suyu, dirilik suyu gibi mânâlara gelir. Eski Türkler aynı anlamda bengisu kelimesini kullanırlardı.

Kaynağının nerede olduğu bilinmeyen ve efsaneye göre, içenlere ebedî hayat veren su: Görelim âbı hayat aktığın ejderhâdan (Nedim). |Mecaz, İnce, güzel, hoş [söz]; ferahlık verici, dinlendirici özelliği olan; tatlı, serinletici, canlandırıcı [içecekler] v.d.
Deyim, Abıhayat içmiş, gençleşmiş, dirilmiş.
Büs-ı la’lin şöyle sirâb-ı zülâl eyler beni / Kim gören âb-ı hayat içmiş hayal eyler beni (Nedim).
O halde âb-ı hayat içmiş olmalısınız (Ömer Seyfeddin).

Eşanlamlı âb-ı beka, âb-ı câvid, âb-ı câvi- Fransız Doğu Afrikast Yüksek komiserliği, insan müzesi oldu. Ruslarla ve Çinlilerle iyi münasebetler kurdu. Çinlilerin Cungar-Kalmuk devletini ortadan kaldırmalarından sonra bunlarla anlaşabilmesi kendisi için başarı oldu. 1771’de E- bul Membet Hanın yerine Ortayüz Kazak- Kırgız’larının büyük kurultayınca Han seçildi. Devlete barış ve halka refah sağladı.
Kalmuklara karşı yaptığı kahramanca savaşlardan dolayı Kaniçer diye de anılır.

Ansiklopedi, Kur’an-ı Kerim’de âbıhayat’tan bahsedilir. Hz. Musa ile arkadaşı, iki denizin birleştiği yere (Mecma’a’l-bahreyn) vardıklarında, pişirmeye hazırlandıkları balıklardan biri denize düşer ve canlanır. Bunun, aradıkları âbıhayat olduğuna inanırlar. Bu sırada, aradıkları sudan içmiş olan Hızır ile karşılaşırlar. Hızır, Musa’ya, sırrını anlamadığı bazı vakaları açıklar, sabrı ve hikmeti öğretir (Kur’an-ı Kerim, Kehf suresi, XVIII. ayet: 59-81).

Bununla ilgili bir diğer menkıbe, İskender’in âbıhayat’ı arayışıdır. Sonsuzluk suyunu aramak üzere, ahçısı Andreas ile yola çıkan İskender, Karanlıklar ülkesi’nde çetin bir yolculuk yapar. Ahçı, tuzlu balığı bir kaynak’ta yıkarken suya düşürür, balık canlanır ve kaçar; balığı yakalamak için atladığı sudan içen ahçı da ölümsüzlüğe ulaşır. Olayı İskender’e anlatır; o da âbıhayat’tan içmek ister, ama bütün aramalarına rağmen kaynağı tekrar bulamaz. Bir rivayete göre de. İskender’in ahçısı bizzat Hızır’dır. Abıhayatı Hızır bulup içer, ama kutsal su hemen gizlendiğinden, İskender, Hızır’ın ulaştığı ölümsüzlüğe erişemez. Yine Doğu efsanelerine göre, İskender’i bu suyu aramaya iten sebep, daha önce, Hızır ve Ilyas adlı kutsal kişilerin âbıhayat’ı aramış, bulmuş ve içmiş olmalarıdır. (Peygamber sayılan Hızır ve llyas insanlara darda kaldıkları vakit yardım eden iki ölümsüzdür. Hızır karada, llyas denizdekilerin yardımcısıdır.
Âbıhayat’ın bir Karanlıklar Ülkesi’nde bulunması, Doğuda ve Batıda onun, henüz keşfedilmemiş bir yerde (meselâ Kaf dağının ardında) veya keşfedilmemiş bir sır olduğu düşüncesini uyandırmıştır. Bu bakımdan âbıhayat, aynı zamanda bir hikmetin, bir felsefenin de sembolü sayılır.

Abıhayat, doğu edebiyatında zengin bir tem ve motif olarak kullanılmıştır (Iskendernameler ve halk masalları). Ayrıca, klasik doğu şiirinde de âbıhayat, motif olarak çok işlenmiştir: Lâ’lin hayâli can ârâ bir nakş dutdu kim / Âb-ı hayat ile yusalar zail ol magay (Ali Şir Nevâi). Sandım olmuş ceste bir jevvâre-i âb-ı hayat / öyle gösterdi bana ol kadd-i müstesna s&ni (Nedim).

Batı dünyasında da işlenmiş olan bu motife, yunan mitolojisinden itibaren rastlanır: annesi, Akhilleus’u ölümsüz kılmak için Styx suyuna batırır. Birçok İtalyan yazarına göre, su perisi Juventa, sevgilisi Jüpiter tarafından, içfrıde yıkananları gençleştiren bir çeşme haline getirilmiştir. Ortaçağ hikâyelerinde bu âbıhayat çeşmesi (fontaine de Jouvence) temi çok geçer, gezgin şövalyeler dünyanın dört bucağında bu çeşmeyi arar.

İstanbul’da Beykoz’daki Yuşa tepesine yakın bir yerde âbıhayat suyu diye anılan bir kuyu vardır.
Ikonogr. Fauvel’in (XVI. yy.) romanındaki bir minyatürde ve aynı devre ait pek çok kutu ve çekmecenin fildişi kapaklarında âbıhayat çeşmesi temine rastlanır (Louvre, Londra. New York). Daha sonraki yüzyıllarda aynı tem, bir Alsace halısında (Colmar), Beham’m tahta kalıplarından birinde, L. Cranach’ın (Berlin), Holbein’in (Lizbon) ve J. Bosch’un (Escorial sarayı. Dünya Zevkleri) tablolarında. Manta şatosundaki Piemonte tarzı fresklerde, sandık kapaklarında, İtalyan gravürlerinde görülür.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir