1982 Anayasasında İnsan Hakları Uygulamaları

1982 Anayasasında İnsan Hakları Uygulamaları, Anayasa, Cumhuriyetin niteliklerinden söz ederken, devletin insan haklarına saygılı olduğunu da belirtmiştir. Böylece anayasa, belli bir düşünce biçimini yansıtmak, insan haysiyeti kavramının evrenselliğini vurgulamak, kişilerin insan olmaktan dolayı sahip oldukları hak ve özgürlüklerden yararlanacaklarını açıklamak istemiştir.

İnsan hakları deyimi, geniş kapsamlıdır; bütün insanlara tanınması gereken, ideal hak ve özgürlükleri de içine alır. Anayasa, 1961 Anayasasında olduğu gibi, insan haklarını Temel haklar ve ödevler başlığı altında düzenlemiştir. Anayasa, Batıdaki gelişmelere uygun olarak, bir yandan herkesin, kişiliğine bağlı, ondan ayrılamayan devredilemeyeceği, dokunulmaz, vazgeçemeyeceği temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirterek, özgürlük anlayışını (m. 12), diğer taraftan da, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, adalet ve sosyal hukuk devleti kuralları  ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik, sosyal ve siyasal engelleri yok etmeyi, insanın manevi ve maddi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayı devletin görevlerinden sayarak, özgürleştirme anlayışını benimsemiştir (m. 5).

Özgürlüklerin düzenlenmesi açısından, 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası arasında benzerlik olmakla birlikte, özde önemli bir fark vardır; her iki Anayasa, devletin varlığını önkoşul olarak görmekle birlikte, 1961 Anayasası, temel hak ve hürriyetler açısından, önceliği bireye vermiş, kişinin hür olması için devleti görevli saymıştır. Buna karşılık, 1982 Anayasası ise, önceliği kişiye değil, devlete ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ne vermiştir.

Anayasa özgürlük anlayışını yansıtma bakımından, 1961 Anayasasında olduğu gibi, herkesin kişiliğine bağlı, devredilmez, dokunulmaz, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirtmiştir (m. 12/1). Anayasa bununla da yetinmeyerek, 1961 Anayasasında yer almayan, temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder kuralını getirmiştir (m. 12/2). Anayasa böylece, temel hakların yalnız kişilere sağlanmış birer üstünlük olmadığını, temel hak ve özgürlüklerin aynı zamanda, kişilere ödev ve sorumluluklar da yüklediğini vurgulamıştır. Temel hak ve özgürlüklerin yalnız kişi devlet ilişkilerinde  değil, kişiler arası ilişkilerde de uygulanabileceğini öngörmüş ve uygulama alanını genişletmiştir.

Kısaca belirtmek gerekirse, Anayasa, 1961 Anayasasına göre sınırlı da olsa, Batılı özgürlük anlayışını benimsemiş, bir yandan klâsik özgürlüklerle birlikte kişileri, ekonomik ve sosyal hak ve özgürlüklerle donatmış, diğer yandan da devleti, insanın maddi ve manevi varlığını geliştirmek ve herkese insanca yaşama koşullarını sağlamakla yükümlü kılmıştır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir