Bilim Tarihinden Örnekler ve Atatürk’ün Bilime Verdiği Önem Nedir?

Bilim Tarihinden Örnekler ve Atatürk’ün Bilime Verdiği Önem Nedir? İnsanlığın basit makinelerden yararlanmasına tarihten örnekler verebilir misiniz? Atatürk’ün bilim ve teknoloji konusundaki düşünceleri hakkında neler biliyorsunuz?

İnsan, her zaman yaşamını kolaylaştırmak için doğada gözlem yapmış, çevresindeki maddelerden
yararlanarak işini kolaylaştıracak icatlar gerçekleştirmiş. Bu icatlar önceleri basit makineler olmuştur.

Bu basit makineler ilk insan, Fatih Sultan Mehmet ve Arşimet örneklerinde de gördüğümüz gibi insanlığa büyük hizmetler etmiştir. Zaman içinde araştırmalar yapıldıkça, bilim ve teknoloji geliştikçe, ihtiyaçlar değiştikçe basit makinelerin çalışma sistemlerinden de yararlanılarak yeni icatlar yapılmış ve günümüzdeki karmaşık makineler bulunmuştur. Böylece sürekli olarak bilim ve teknolojideki gelişmeler yeni icatlar yapılmasını, yeni icatlar da bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlamıştır. Bu durum bir süreklilik göstermektedir.

Bilim ve teknolojinin insan yaşamını kolaylaştırmasında ki önemini çok iyi bilen Atatürk, milletimizin daha rahat yaşaması, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için bilim ve teknolojiye büyük önem vermiş ve bunların temelinde akılcılığın yer aldığını sözleriyle vurgulamış, bilim yolunda ilerlememiz için bizi uyarmıştır. Bizler de bilime dayalı ve akılcı davranışlara sahip insanlar olarak yetişirsek Atatürk’ün hedeflediği çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabiliriz.

Atatürk’ün bilime ve akla verdiği önemi vurgulayan sözlerinden bazıları aşağıda verilmiştir:
“Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur.”

“ Yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fenle olur, ilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.”

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. Bunun dışında mürşit aramak gaflettir, dalalettir.”

“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, ilim ve akıldır. Benim Türk milleti için istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilim rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.”
Atatürkçülük Birinci Kitap (s. 282-290)

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir