Büyük Keyhüsrev II Hayatı

Pers kralı (?-İ.Ö. 529’a doğru).
Med kralı Astyages’in kızı Mandane ile Pers kralı Kambyses I’in oğlu olan Büyük Keyhüsrev II, yerleşik ve göçe­be boyların birliğini gerçekleştirerek 555’te bağımlı olduğu Med kralı Astyages’i yenilgiye uğrattı. Ele geçirdi­ği Med başkenti Ekbatana’yı başkent oıarak bıraktı. Med ve Pers krallıkla­rını tek bir krallık altında birleştirdi
Kral unvanını alan Keyhüsrev, ele ge­çirdiği ülke halklarının bir arada ya­şama ve bu ülkeleri sindirme temeli­ne dayandırdığı imparatorluğun bir­liğini kurma eğilimini hemen ortaya koydu. Pers İmparatorluğu’nun öz­günlüğü ve sürekliliği, geniş ölçüde, egemenliği altma aldığı ülkelerin yö­netim, hukuk ve din özerkliklerini ko­rumasına davanır. Asur, Urartu ve Anadolu yaylasının hakimi olan Key­hüsrev II, Lydia’yı olası müttefikleri Babilliler ve Mısırlılardan uzaklaştır­dı. Barış yoluyla Kilikya vasallığını ele geçirdi, ama Lydia kralı Kroisos (Krezüs) uzlaşmaya yanaşmadı.

Kroisos’un Bozguna Uğraması

Birçok askeri başarısızlıktan sonra Keyhüsrev II, Harran’ı kuşattı. Lydia atlarının Pers ordusundaki develer­den ürkmeleri yüzünden krallığının başkenti Sardeis’e sığman Kroisos 546’daki kuşatmada öldü. Lydia, Pers Krallığı yönetiminde bir satraplık ol­du. Kendiliğinden teslim olan Miletos dışında kuşattığı Yunan kıyı kentleri­ni yendi. Ticaret yoluyla zenginleşmiş olan ve asker kaynağı oluşturan bu kentler, Pers İmparatorluğu’na Yu­nanlılarla ilişkiler kurmada ve Ege kı­yılarındaki limanları ele geçirmede yarar sağladılar.

Keyhüsrev II askeri alandan çok siya­sette ortak bir yol izleyen Yunan kent­lerinde zengin tüccarların desteğini sağlayarak bu kentlerin zayıflıkların­dan yararlanmasını bildi.

Babil’in İşgal Edilmesi

Anadolu’nun hakimi olan Keyhüsrev II,  Nabunaid’in izlediği din siyaseti yü­zünden karışıklıkların çıktığı Babil üstüne yürüdü, 539‘da da savunmasız kalmış oian Babıi’e kurtarıcı olarak girdi. Bu olay, Filistin’e geri dönmelerine ve Kudüs Tapınağı’nı yeniden yapmalarına izin verilen Yahudiler ile kral Nabunaid’in Babil’e taşıdığı yabancı putların yerine geleneksel Baal, Marduk ve Nabu tanrılarını yeniden yerleştirme olanağı bulan Babilliler tarafından sevinçle karşılandı. Keyhüsrev II, yalnızca diplomasinin, din ve siyaset alanındaki hoşgörünün, halkların birleşmesinin ve bağışlayıcı bir anlayışın oluşturulmasını sağlayacak tutarlı bir imparatorluk kurmak amacındaydı.

Askeri ve siyasal alandaki güçlü kişiliğiyle Akamanışlann bütün Ortadoğu’ya egemen olmalarını sağladı ama imparatorluğu gerçek kuruluşlara kavuşturamadan, göçebelere karşı askeri girişimlere hazırlandığı bir sırada öldü.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir