Cafer Es Sadık Kimdir? Hayatı İmamlığı ve Caferi Mezhebi Nedir?

Cafer Es Sadık Kimdir? Hayatı İmamlığı ve Caferi Mezhebi Nedir?, İmamiye’nin 12 imamından 6’ncısı (Doğumu 702, ölümü 765). Cafer es Sadık, Hazreti Hüseyin’in oğlu Ali Zeynelabidin’in torunudur. Babası Muhammed Bakır’dır. Annesi, Hazreti Ebubekir’in torunu Kasım b.Muhammed’in kızı Esma’dır. Ana tarafından Hazreti Ebubekir’e, baba tarafından da Hazreti Ali ve Hazreti Fatma vasıtasıyla Hazreti peygambere dayanan Cafer es Sadık, tüm İslam dünyasında ilmi ve doğruluğuyla saygı ve sevgi gören bir İslam büyüğüdür. Kendisini çok iyi yetiştirmiştir. Sadece din bilgileriyle değil, çağın bilimsel gelişmeleri ile ilgilenmiş, tün; görüşleri öğrenmiş, dinlemiş, tartışmıştır.

Cafer es Sadık, Şii-imamiye Fırkasının 12 imamet kolunda en büyük etki sahibi olduğu için bu kola “Caferi Mezhebi’ adı verilmiştir.

Sözünde dürüst ve işlerinde doğru bir kişi olması dolayısıyla ona es Sadık lakabı verilmiştir, Ebu Abdullah diye de anılır. Çocukları: İsmail, Abdullah, Ümmü Ferve, Musa Kazım, İshak, Muhammed, Abbas, Ali, Esma ve Fatma’dır.

Cafer es Sadık, annesinin babası Kasım b.Muhammed öldüğü zaman (108/726) 28 yaşındaydı. Dolayısıyla dedesi Kasım’ın ilminden büyük ölçüde yararlanmıştır. Dedesi Kasım ise, Hz. Hasan ve Hüseyin’in yanında öteki Haşimi büyükleriyle birlikte halası Hz. Aişe’den ve Abdullah b.Abbas’tan da ilim tahsil etmiştir. Cafer es Sadık, yetişme çağında iken baba tarafından dedesi Ali Zeynel Abidin’den de çok şey öğrenmiştir. Çünkü Ali Zeynelabidin öldüğü zaman kendisi 14 yaşındaydı. Babası Muhammed Bakır ise, onun öğreniminde ilk kaynağı oluşturmuştur. Babası öldüğü zaman, kendisi 34/35 yaşlarında idi. Kısaca, Cafer es Sadık, ilim merkezi olan, birçok sahabi ve tabii’yi sinesinde barındıran Medine-i Münevvere’de yetişmiştir.

Cafer es Sadık, bütün bilgin ve fakilılerin görüşlerine önem verirdi. O, hem Medinelilerin ilminden, hem İraklılar İlminde vararlanirdı; sade Ehl-i yetinmedi. Yalnız dini ilimlerle değil, aynı zamanda evrenin yaratılışıyla ilgili ilimlerle de meşgul olurdu.

Cafer es Sadık, Şiî-Îmamiyye fırkasının İsna-Aseriyye (Or. iki imam) kolunda büyük bir yer tuttuğu için, bu kola Caferi mezhebi adı da verilir.

Cafer es Sadık, Emevi halifelerinden Hişam b.Abdilmelik, Velid b. Yezid, İbrahim b. Velid, Mervan b. Muhammed ve Abbasi halifelerinden Ebul Abbas es Seffah ve Ebu Cafer el Mansur devirlerinde yaşamıştır. Siyasi bakımdan böyle çok karışık bir dönemde yaşamış olmasına rağmen, kendisini koruyabilmiş, siyasetten uzak kalmış ve ilimle uğraşmıştır. Oda, babası ve dedesi gibi, Medine’de oturmuştur. Ancak birkaç kez Irak’ı ziyaret etmiş ve oradaki ilim adamlarıyla çeşitli konularda tartışmalarda bulunmuştur.

Cafer es Sadık, çağında mevcut olan sapık fırkalarla da mücadele etmiştir. Ehl-i Beyt imamlarını aşırı derecede yücelten ve Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman gibi ilk halifelere dil uzatan kimselere karşı koymuştur. Farzları inkar eden, haram ve helali tanımayan kişilerin açıkça dinden çıktıklarını söylemiştir. Mesela, Hattabiyye fırkasının kurucusu Ebu’l-Hattab el-Esedi, taraftarlarına bütün farzları terketmelerini, haramları işlemelerinde bir sakınca olmadığını; çünkü imamı tanıyan kimseler için yasakların serbest olduğunu söylemiştir. Bunları işiten Cafer es-Sadık, ona lanet etmiş ve onunla hiçbir ilgisi olmadığını yazarak, her tarafa duyurmuştur.

Bir de, imam Cafer es Sadık’a, Cefr denilen bir şey nisbet edilir. Cefr, sözlükte kuzu’ veya oğlak gelir. Bazı Şiî yazarlara göre Cafer es Sadık’m yanında deriden bir kap (dağarcık) varmış. Bunun içinde geçmiş peygamberlerin ve Israiloğulları bilginlerinin ilimleri bulunuyormuş, bu ilmi onlara Allah vermiş. Ünlü Şiî yazarı Kuleyni’ye göre cefr, iki kısım imiş: Biri keçi, öteki de koç derisindenmiş. Cafer es Sadık, bunlara bakarak, torunlarının başlarına gelecek şeyleri bilirmiş. Allah onu, Cebrail vasıtasıyla Hz.Peygamber’e göndermiş. Hz.Peygamber de Hz. Ali’ye vermiş. O da oğlu Hz. Hasan’a ve Hasan da Hz. Hüseyin’e vermiş. Böylece o, elden ele Cafer es Sadık’a kadar gelmiş.

Her imam, bu deride kendisine ait olan mührü açıp ne yapacağını ve başına ne geleceğini okuyup öğrenirmiş. Bazı Şii bilginler de, bu cefrin ne olduğunu anlamanın mümkün olmadığını yazmışlardır, el Makrizi’nin ifadesine göre, ilmi içerdiği iddia edilen cefr ile ilgili düşünceler, İsnâ Aşerilere Hattabiler tarafından sokulmuş, aslı astarı olmayan ve hurufilikten kaynaklanan bir şeydir.

Bütün kaynakların ittifakla bildirdiklerine göre İmam Cafer es Sadık, ihlaslı, sabırlı, cömert, hoşgörülü, yiğit ve heybetli bir şahsiyete sahipti. Onun pek çok hikmetli sözleri ve güzel öğütleri vardır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir