Futbol Nedir? Tarihi, Futbol Sahasının Özellikleri

Futbol Nedir? Tarihi, Futbol Sahasının Özellikleri, On birer kişilik iki takım arasında oynanan ve topu ayak vuruşuyla kaleye sokma kuralına dayanan top oyunu (ayaktopu da denir). Futbolun çok eski çağlardan bu yana değişik uluslarda oynanan benzer oyunların evrim geçirmesi sonucu ortaya çıktığı söylenebilir: Gerçekten de İ.Ö. 3000 yılında Çin’de oynanan, oradan da Eski Yunanistan’a ve Roma İmparatorluğuna geçen bazı oyunlarda futbolun izlerine rastlanır. Günümüzde oynanan futbolun anayurduysa İngiltere’dir. Bu ülkeye XVI. yy’da giren futbol, kolejlerde oynanmaya başlamış ama “rugbyden ayrılması, Futbol Derneği’nin (Football Association) 1863 yılında oyunun ana kurallarını belirlemesiyle gerçekleşmiş, daha sonra kısa sürede İskoçya, İrlanda ve Galler Ülkesi’ne yayılmış ve 1886’da uluslararası bir futbol bürosu açılmıştır. Futbolun 1892’de Fransa’ya girmesinden sonra, 1904’te Paris’te Uluslararası Futbol Birliği Federasyonu (FİFA) kuruldu, ilk uluslararası futbol karşılaşması da 1906’da İngiltere ile Fransa arasında oldu (İngiltere, Fransa’yı 15-0 yendi).

1983' te İstanbul'da İnönü stadyumunda Türkiye-Avusturya milli futbol takımları arasında oynanan ve Türkiye'nin 3-1 ’lik galibiyetiyle son bulan karşılaşmadan bir görüntü.

1983′ te İstanbul’da İnönü stadyumunda Türkiye-Avusturya milli futbol takımları arasında oynanan ve Türkiye’nin 3-1 ’lik galibiyetiyle son bulan karşılaşmadan bir görüntü.

Bu tarihten sonra bölgeler, uluslar kıtalar arasında çok sayıda karşılaşma düzenlendi ve futbol gerek oyuncular, gerekse seyirciler açısından dünyanın en büyük ilgiyi gören takım sporu durumuna geldi. Futbol, evrenselliğini, kurallarının yalınlığına ve oyunu gerçekleştirebilmek için gereken öğelerin azlığına, güzelliğiniyse oyun taktiğinin karmaşıklığına ve oyuncularda bulunması gereken niteliklerin (atletik, teknik, zihinsel nitelikler) çokluğuna borçludur.

FUTBOLUN ÖZELLİKLERİ

Yukarda da belirttiğimiz gibi, futbol yalın bir oyundur; on birer kişilik iki takım, rakip kaleye sokmaya çalıştıkları bir topla oynar. Topun rakip kaleye sokulmasıyla (bu, gol diye adlandırılır) bir sayı kazanılır. Kazanan takım,en fazla gol atan takımdır. Kaleci dışındaki oyuncular, bedenlerinin, kollarının dirsekten aşağı kesimi ve elleri dışında kalan bölümlerini kullanabilirler; kaleciyse bedeninin her yanını kullanır. Karşılaşma (maç) 45 dakikalık iki yarı-devre olarak sınırlı bir süre içinde yapılır (toplam 90 dakika).

Futbolda oyuncuların bazen ciddi bir biçimde sakatlandıkları görülür; bu nedenle futbol hakemliği (bir orta hakem ve iki yan hakem) yoğun bir dikkat gerektirir (özellikle penaltı ve ofsayt durumlarında). Herhangi bir kimse bir futbol karşılaşmasının akışını anlayabilir (bir Dünya Kupası maçının birçok ülkenin televizyonundan gösterilmesi de bunun bir kanıtıdır); ama pek az kişi hakemin aldığı kararların yerinde olup olmadığını ya da bir takımın oyun taktiğini değerlendirebilir. Kuralları açısından yalın bir oyun olan futbol, futbolcunun nitelikleri ve oyun taktiği açısından son derece karmaşıktır. Dünyanın, bacakları en güçlü adamı, şut atmayı (oyuncunun topa yaptığı vuruş) öğrenmemişse, vurduğu topu ancak birkaç metre öteye, ya da belirsiz bir yere gönderir.

Futbolcu, topu istediği yere, istediği biçimde gönderebilmek için, hangi ayağından destek alıp hangi ayağıyla
vuracağını bilmeli, yumuşak vuruş ile şut çekmeyi ayırt edebilmeli, topa vururken bir yana yatabilmeli, topa ayağının üst bölümüyle vurabilmeli, bacağının hareket alanını genişletebilmelidir. Öncelikle, topun kendisine ulaşmasını sağlamayı, topa egemen olabilmeyi ve şut durumuna girmeyi bilmesi gerekir.

İyi bir oyuncu ayaklarına değil, başlatacağı hareketin akış yönüne bakar; ayağında top olmayan futbolcuysa oyunun o anda geçtiği yere durup bakmaz, takım arkadaşlarının kendisine top yollayabileceklerini düşündüğü yere yönelir (ya da sahada belli bir yere doğru koşup, karşı takıma, takım arkadaşlarının topu kendisine atacakları izlenimi verirken, arkadaşları topu ters yöne aktarabilirler). Futbolda sahanın kullanılması, futbolcuların niteliklerini, ustalıklarını, takımın taktik bakımından ne denli iyi anlaştığını ortaya koyar. Bu açıdan da futbol bazı uzmanlar tarafından bir “sanat” olarak değerlendirilir.

BÜYÜK FUTBOL KARŞILAŞMALARI

Birçok ülkede iki kategoride (amatör ve profesyonel), oynanan futbol, 1908 yılından bu yana Olimpiyat Oyunları arasında yer almaktadır. Her dört yılda bir, belli bir ülkede ulusal futbol takımları (çeşitli kıtalarda yapılan eleme maçlarını kazanmış ülkelerin takımları) arasında bir Dünya Kupası, Dünya Kupası’nın yapılmadığı çift yıllarda da Avrupa’da uluslararası bir şampiyona düzenlenir.

Öte yandan yine Avrupa’da, her yıl kendi ulusal liginde şampiyonluğu kazanan takım, bir sonraki yıl Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’na, kendi ülkesinde kupa şampiyonu olan takımsa Avrupa Kupa Galipleri Kupası’na katılır.

TÜRKİYE’DE FUTBOL

Türkiye’de futbol ilk kez XIX. yy’ın sonlarına doğru İzmir’de dışalım ve dışsatım işleriyle uğrayan Ingilizler tarafından oynandı; gene aynı yıllarda İngilizlerin İstanbul’da da futbol oynadıkları görüldü. 1899’da James Lafontaine, İstanbul’a gelerek, Türkiye’nin ilk futbol kulübü olan Kadıköy kulübünü kurdu. İlk Türk futbolcusuysa, dönemin hafiyelerinden kurtulmak için “Bobby” takma adıyla Kadıköy takımında oynayan Fuat Hüsnü Kayacan oldu (F.H. Kayacan sonradan Reşat Danyal iie birlikte Black Stocking [Siyah Çoraplılar] kulübünü kurdu J.İlk Türk (akımıysa GalatasarayMektebî Sultanîsi (Galatasaray Lisesi) öğrencilerinden Ali Sami (Yen) ve arkadaşları tarafından l905 yılında kuruldu: Galatasaray.

Galatasaray’ın ardından, Fenerbahçe, Vefa, Beykoz, Beşiktaş futbol takımları oluşturuldu. 1904 yılında kurulan İstanbul Futbol Ligi’ne Türk takımları da katıldı ve 1908-1912 yılları arasında Galatasaray üç yıl üst üste şampiyon olarak yabancı takımların egemenliğine son verdi. Türkiye’de ilk futbol federasyonu 1923 yılında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı adıyla kuruldu ve ulusal futbol takımımız 1924’te Paris’te düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na katıldı.

İlk Türkiye futbol birinciliği 1924’te başladı ve Türkiye Futbol Şampiyonası adıyla lig karşılaşmaları yapıldı. 1937’de kurulan “Milli Küme’’yle kentlerarası futbol ligine ilk adım atılmış oldu. 1952’de profesyonellik resmen kabul edildi; Ankara, İstanbul ve İzmir’de yöresel ligler kuruldu, 1959’da da “Milli Lig” adı altında ilk Türkiye ligi düzenlendi; daha sonra takımların ligden düşüşlerini ve lige yükselişlerini getiren kurallarla, birden fazla sayıda lig oluşturuldu. Ayrıca Futbol Federasyonu tarafından Başbakanlık Kupası, Federasyon Kupası, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası düzenlenmeye başlandı.

FUTBOL SAHASININ ÖZELLİKLERİ

Futbolun oynandığı alan, eni 45-90 m, boyu 90-120 m arasında değişen bir dikdörtgendir. Alanın her köşesine en azından 1,50 m yüksekliğinde bir bayrak dikilir; bayrak direğinin dip kısmında, saha içine, 0,50 m yarıçapında bir çember yayı çizilir; bu, köşe alanını (“korner atışı” ya da “köşe atışı” buradan yapılır) belirler. Dikdörtgenin köşegenlerinin birleşme noktası “santra noktası” ya da “başlama vuruşu noktası”dır. Başlama vuruşu noktası merkez alınarak çizilen 9,15 m yarı çaptı çembereyse “santra yuvarlağı” adı verilir. Bu noktaya göre bakışımlı olarak, dikdörtgenin kısa kenarları üstüne (kısa kenarın tam ortasına) 7,32 m aralıkla iki direk dikilir; yerden 2,44 m yükseklikte yatay olarak yerleştirilen üçüncü direkse, öbür iki dikey direği birleştirir. Bu direklerin oluşturduğu kalenin arkasına, bir ağ (file) gerilir. Aut çizgisine, kale direklerinin her iki yanında, direklere 5,50 m uzaklıktan başlanarak çekilen 5,50 m uzunluğundaki iki dik çizgi ile bu çizgileri aut çizgisine paralel olarak birleştiren üçüncü çizgiyle sınırlanmış alana “altı pas” denir. Kale direklerinden taç çizgisi yönünde ve alanın içine doğru çizilen 16,50 m uzunluğundaki çizgilerin birleştirilmesiyle oluşan alana da “ceza sahası” adı verilir. Kale çizgisinden 11 m uzaklıkta penaltı noktası yer alır. Bu noktanm karşısında da 9,15 m yarıçapında bir çember yayı çizilir.

DÜNYA KUPASI

Yıl Düzenleyen

ülke

Kazanan

ülke

1930 Uruguay Uruguay
1934 İtalya İtalya
1938 Fransa İtalya
1950 Brezilya Uruguay
1954 İsviçre Fed. Almanya
1958 İsveç Brezilya
1962 Şili Brezilya
1966 Ingiltere İngiltere
1970 Meksika Brezilya
1974 Fed. Almanya Fed.AJmanya
1978 Arjantin Arjantin
1982 İspanya İtalya
1986 Meksika Arjantin
1990 İtalya Fed. Almanya
Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir