Göz Nedir? Göz Çeşitleri Nelerdir? ve Göz Yapısı Nasıldır?

Göz Nedir? Göz Çeşitleri Nelerdir? ve Göz Yapısı Nasıldır?

Göz

Burnun iki yanında bulunan ve önde göz kapaklarıyla örtülü kemik boşlukları içinde yer alan görme organı.

Çeşitli Gözler

Hayvanlarda, görme organları çeşitli biçimler alırlar. Çok sayıda grupta, göz bulunmaz ya da taslak halinde “sadegöz” adı verilen organlar bulunur. Halkalı kurtların daha gelişmiş gözleri vardır. Birleşik göz ya da petek gözler böcek ve kabuklulara özgüdür: Her göz, çomak göz denilen, her biri bir görme siniri ağına uyan ve çok yüzlü yüzey biçiminde yan yana gelen çok sayıda küçük ve basit göz içerir. Buna karşılık, kafadanbacaklıların (sözgelimi, ahtapot) tek ve büyük boyutlu, aşağı yukarı omurgalılarınkiyle karşılaştırılabilecek basit bir gözü vardır. Karındanbacaklıların gözleriyse ya doğrudan bağlıdır ya da salyangozunkiler gibi dokunaçlar tarafından taşınır. Omurgalılarda, dolayısıyla insanda, gözün embriyobilimsel kökeni, sinir tübünün ön beyin keseciğindedir. Bu, üst deriye doğru, ilkel görme kesecikleri olan 2 çıkıntı gönderir. Her biri üst derinin yanında bir çeşit çift çeperli, kıvrık cep oluşturur: Ağtabaka taslağı. İç tabaka sinirsel bölümü oluştururken, dış tabaka pigment tabakasına dönüşür. Bir görme siniri ağtabakayı beyne bağlar. Üstderinin ağtabakanın karşısına rastlayan bölümü, sonunda üstderinin dış tabakasından tümüyle kopacak olan billur cismi oluşturmak üzere kalınlaşır. Bu dış tabaka da saydam tabaka haline gelir.

Gözün öbür bölümleri orta deri kökenlidir: Camsı cisim; beyin zarlarından ince zarın uzantısı damar tabaka (kornea); sert zarın uzantısı göz akı (sert tabaka, sklera).

Bazı sürüngenlerin, epifize ya da kozalaksı beze uyan ve ikinci Zaman sürüngenlerinde iyi gelişmiş olan 3. bir gözü vardır. Taşemenler, derinde yaşayan bazı balıklar, mağaralarda yaşayan ikiyaşayışlılar, kazıcı memeliler gibi çeşitli omurgalılarda gözler yozlaşmıştır.

insanda gözler, düzensiz küre biçiminde yaklaşık 25 mm çapında ve her biri 7-8 gr ağırlıkta olan organlardır. Göz çukurları içinde, koruyucu bir yağ yastıkçığı üstünde yerleşmişlerdir. Hareketleri belli sayıdaki hareket ettirici kaslar tarafından sağlanır. Dört düz kas, bir uçlarıyla göz çukuru boşluğunun dibine, öbür uçlarıyla, dikey düzlemdeki bir çevre boyunca, göz yuvarına tutunurlar. Bu kaslardan biri gözün üstündedir: Kasılması gözü kaldıran ve bakışı yukarı çeviren üst düz kas. Gözün altına yapışan alt düz kas, gözü indirir ve bakışı aşağıya yöneltir. Gözün her iki yanında bulunan iç ve dış düz kaslar, gözü sağa ya da sola çevirirler, iki eğik kas gözü ekseni çevresinde döndürür. Büyük eğik kasın bir ucu göz çukuru boşluğunun dibine yapışıktır ve oradan alın kemiği üstündeki bir çeşit kemik makaraya geldikten sonra düşey bir çember boyunca göz yuvarına tutunur; küçük eğik kas ise bir yandan göze, öte yandan göz çukurunun iç çeperine yapışır.

Gözlerin korunması ek organlarla sağlanır. Önce alın derisi gözler üstünde kıllarla (kaşlar) kaplı güçlü bir yastık oluşturur. Deri sonra, bir dizi kirpiğin sınırladığı üst göz kapağı olan bir kıvrım çizer. Daha sonra saydamlaşır ve gözün ön yüzünü döşer: Bu sümüksel zardır (konjonktiva). Gene kirpiklerle sınırlanan ikinci bir kıvrım, alt göz kapağıyla sürer. Bir salgı kanalıyla göz kapaklarının serbest kenarının arka dudağı üstüne açılan Meibomius bezleri, göz kapaklarının kaymasını kolaylaştıran yağlı bir sıvı salgılarlar. Göz çukurunun iç açısında, gözyaşı bezi bulunur. Bu bez, gözyaşı denilen ve sümüksel zarı temizleyip nemlendiren bir sıvı üretir; gözyaşı kanalcıkları ve gözyaşı kesesinden kaçan gözyaşları, gözyaşı burun kanalıyla burun boşluklarına ulaşır.

Gözlerin kan dolaşımı göz atardamarları ve göz toplardamarlarının dallarıyla, sinirlendirilmesiyse duyusal üçüz sinirin gözle ilgili dalıyla sağlanır. Gözün hareketliliğiyse 3.,4. ve 6. kafa sinir çiftlerine bağlıdır.

Gözün Yapısı

Göz, çevreden merkeze doğru göz akı, damar tabaka ve ağ tabakadan oluşur. Kıkırdak yapısında koruyucu bir zar olan göz akı yaklaşık 1 mm kalınlığındadır: Öndeki bölüm saydam tabakadır (kornea). Gözün besleyici zarı olan damar tabaka (koroyit) damar bakımından zengindir; düz ön bölümü, saydam tabaka arkasında bir diyafram olan ve merkezinde değişebilen boyutlarda bir açıklığı, yani göz bebeğini sınırlayan irisi oluşturur. İris kalınlığı içinde, göz bebeğini genişleten ya da daraltan ve göze giren ışık miktarını düzenleyen, dairesel ve ışınsal olarak 2 tip düz kas içerir. Gözlere rengini veren iristir. Damar tabaka, çevresi boyunca kirpiksi bölge adı verilen ve billur cismin tutunduğu kas liflerini içeren halka biçiminde bir şişkinlik oluşturur. Saydam tabakayla billur cisim arası, duru bir sıvı olan saydam sıvıyla (ön oda sıvısı), billur cismin arkasındaki göz boşluğuysa koyu bir sıvı olan camsı cisimle doludur. Gözün başlıca zarı olan ağ tabaka, damar tabakaya yapışıktır; önde camsı zarla kaplıdır. Gözbebeğinin karşısında özellikle duyarlı olan ve görüntülerin en net oluştuğu sarı benek bulunur. Hemen yakınında görme siniri ve ağtabakanın kan damarlarının göze girdiği nokta vardır. Bu bölgeye kör nokta adı verilir; duyusal öğeleri olmadığı için ışık uyarılarına duyarsızdır.

Ağtabakanın (iç tabaka) yapısı karmaşıktır. Önde, pigment epitelinden, yani, koyu renkte pigmentle dolu tek katlı hücrelerden oluşur; arkada üç hücre tabakasından meydana gelir: Görme hücreleri;iki kutuplu hücreler; çok kutuplu hücreler. Görme hücreleri iki çeşittir: Koniler ve çomaklar. İnsanda, yaklaşık 4 milyon koni ve 125 milyon çomak vardır. Bu hücreler düzenli olarak yayılmamışlardır. Kör noktada hiç bulunmazlar. Sarı benekte yalnız koniler vardır; sonra, bu bölgeden başlayarak, çomaklar ortaya çıkar, bunların sayıları artarken, konilerin sayısı azalır (omurgalılarda ağtabakanın yapısında bazı değişikliklere rastlanır: Sürüngenlerin ağtabakasında yalnız koniler vardır; gündüz yırtıcılarınınki birçok koni ve az çomak, gece yırtıcılarınınkiyse pek az koni içerir. Görme hücrelerinin gövdesi iki uzantı gösterir. Pigment epiteliyle bağlantısı olan birinin yönü, damar tabakaya doğrudur; gözün içine yönelik olan öbürüyse kendisinden sonra gelen iki kutuplu hücrenin bir uzantısıyla bağlantılıdır ve böylece öbür uzantısı çok kutuplu hücrenin bir uzantısıyla ilişkide olan bir ara sinir hücresi (nöron) oluşturur. Bunlar göz sinirinin başlangıcındaki hücreleri meydana getiren çok kutuplu hücrelerin aksonlarıdır: Kör noktada çeperi geçen siniri oluşturmak için tümü bir araya gelirler. Sonra, daha ileride, iki gözden gelen lifler yer yer çaprazlaşır ve çapraz şeritçiği adıyla görme tabakalarına doğru uzanırlar. Son nöronların (sinir hücrelerinin) silindir eksen ya da aksonları beynin artkafa lobunun gri maddesindeki görme merkezine ulaşır.

Göz kabaca diyaframı (gözbebeği), merceği (billur cisim), karanlık odası (gözyuvarının çeperi) ve duyarlı levhasıyla (ağtabaka) bir fotoğraf makinesine benzetilebilir. Normal görme, bu görme sisteminin bütünlüğüne bağlıdır ve herhangi bir eksiklik bunu bozar. Bozunlar sinir yolları (sinirler ya da merkezler) veya damarlar ya da gözyuvarının hareket kaslarına yerleşebilir.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir