Habsburg Sülalesi

Avusturya hükümdar sülalesi. 1278-1918 yılları arasında Avusturya’da egemenliğini sürdüren Habsburg sülalesinin adı İsviçre’deki Habichtsburg (Aladoğan) şatosundan kaynaklanır.

Bazı tarihçilere göre sülalenin kökeni VI. yy’a kadar uzanır, ama eldeki kesin bilgiler ancak X. yy’dan sonrasıyla ilgilidir. Habichtsburg şatosunu yaptıran Werner I von Habsburg’un vârisleri, Luzern senyörlüğünü, Yukarı Alsace landgraflığını ve Zürich kontluğunu kendilerine bağladılar. Sülale, Rudolf I von Habsburg döneminde Schwaben’deki önemli ailelerden biri durumuna gelmişti. Marchfeld’de, Bohemya kralı Otakar H’nin Rudolf I’e yenilmesinden (1278) sonra, Habsburglar Avusturya, Steiermark ve Krain’i ele geçirdiler.

XIV. ve XV. yy’larda İsviçre’nin bağımsızlığını elde etmesinden sonra Habsburg sülalesi Avusturya topraklarına yerleşti ve bundan böyle Avusturya sülalesi olarak da anılmaya başlandı. Miras bölüşmeleri nedeniyle sülalenin gücünün giderek zayıfladığı görüldüyse de, Friedrich III’ün (1439-1493) birliği sağlamasından sonra Habsburglar kendilerine saygınlık kazandıracak olan evlilikler yapmaya başladılar ve böylelikle Hollanda, Felemenk, Castilla, Aragon, Bohemya ve Macaristan topraklarını ele geçirdiler. Habsburg sülalesi en parlak dönemini Karl V ve Ferdinand’ın hükümdarlıkları sırasında yaşadı; daha sonra da iki kola ayrıldı. Sülalenin bir kolu Avrupa’ nın Atlas Okyanusu ve kuzeybatı kesimine (Felemenk, Milanese, Sicilya, Napoli, Franche-Comte ve İspanya) yönelmişti; öbür kolunaysa Alsace, Schwaben, Avusturya dukalıkları, Bohemya ile Macaristan’ın bir bölümü düşmüştü. Felipe II’nin yönetimine bırakılan birinci kol 1700 yılında çöktü. İkinci kol, yani Avusturya Habsburglarıysa XVII. ve XVIII. yy’lar arasında, kurmuş oldukları çokuluslu devlete bir birlik kazandırmaya çalışarak varlıklarını uzun süre korudular.

1740 yılında Habsburg-Lorraina adını alan sülale Orta Avrupa’yla Balkanlar ve Almanya’yla İtalya arasında kararsız kaldı. Franz II (1768- 1835) 1804’te Avusturya imparatoru unvanını aldı. Daha sonra, torunu olan Franz joseph (1830-1916) 1848’ de Avusturya imparatoru oldu; Macarlara yakınlık göstermek zorunda kalarak 1867’de de Aziz İstvan krallık tacını giydi. XX. yy’da ulusçuluk hareketlerinin başlamasından sonra Habsburglar Almanya ve İtalya topraklarından çıkartıldılar. Arşidük Franz Ferdinand’ın (1863- 1914) Saraybosna’da bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesi üstüne Avusturya İmparatorluğu Birinci Dünya savaşına girdi (1914) ve Kari I sürgüne gitti; böylece Habsburgların ikinci kolunun da egemenliği sona ermiş oldu.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir