Hazar Denizi Hakkında Bilgi

İran'ın Hazar Denizi kıyılarındaki bir köyden görünüş

İran’ın Hazar Denizi kıyılarındaki bir köyden görünüş

Avrupa ve Asya kıtalarının sınırında yer alan kapalı çöküntü. Bazı uzmanlar tarafından göl, bazıları tarafından da deniz (iç deniz) olarak kabul edilen Hazar Denizi, İran, Türkmenistan, Kazakistan, Rusya Federasyonu ve Azerbaycan cumhuriyetleriyle çevrilidir. İkinci Zaman havzalarının oluşturduğu bir Üçüncü Zaman çukuru olan Aral-Hazar çöküntüsünün batı kesiminde yayılır. Sular altında kalmış olan bir sırt, çöküntüyü ikiye ayırarak Doğu Kafkas dağ sırasını, Balkan dağ sırasına (Orta Asya) bağlar. Pliyosen’e (Üçüncü Zaman sonu) kadar Karadeniz’e ve Aral denizine bağlı olan Hazar Denizi, kuzeyde Volga, Ural ve Emba ırmaklarının aktığı çölümsü bir ovayı birkaç metre derinlikte bir suyla kaplar; açılıp kapanabilen bir geçit sayesinde Kara Boğaz körfeziyle birleşir. Güneyde, İran sıradağlarının eteklerine kadar uzanır. Hazar Denizi’nde, dar bir alan üstünde % 20’ye varabilen çeşitli tuzluluk oranları saptanmıştır (Kara Boğaz’m dibini örten 2 m’uk sodyum sülfat yatağı işletilmektedir). Kuzey ve güney havzaları arasında çok şiddetli sıcaklık farkları gözlenir; kuzey kesim, bazen üç ay kadar buz tutarken, güneyde sıcaklık 10 °C’ı bulur. Yüzölçümü 371 000 km2 kadardır. Diplerde yaşam belirtisi yoktur; hayvan topluluğu daha çok yüzeye yakın tabakalarda yaşar ve tatlı sularla acı suların birbirine karıştığı dere ağızlarında ürer.

Hazar Denizi’nin başlıca zenginlik kaynağını som balığı ve mersin balığı avcılığı oluşturur; mersin balığının yumurtaları (havyar), başlıca balıkçılık limanı olan Astrahan ile Reşt’te (İran) konservelenir. Düzenli seferlerle Hazar demiryolu ile Orta Asya demiryolu hatları birleştirilmiştir; deniz filosu özellikle, orta tonajlı tankerlerden oluşur.

Barajlar, sulama tesisleri, sanayi tesisleri, yeni kentlere su verilmesi, çevre kirliliği, Hazar Denizi’ne ve gelir kaynaklarına zarar vermektedir. Su düzeyi sürekli olarak alçalmakta, bu da canlı sayısının önemli ölçüde azalmasına, iklim değişikliklerine ve pek çok akarsuyun kurumasına yol açmaktadır: Bir buçuk yüzyılda su düzeyinde 6 m’lik, 1930’dan bu yana da 2,60 m’lik bir alçalma saptanmıştır. Üstelik Bakü açıklarında petrol çıkarılmasının gelişmesi ve limanların (Bakü, Astrahan, Mahaçkale, Guriyev, Krasnodarsk, vb) etkinliklerinin artması, Hazar Denizi’nde özellikle Mersin balığı gibi değerli balıkların azalmasına yol açmaktadır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir