Helikopter İcadı ve Tarihi Gelişimi

Helikopterle hasta taşınması

Helikopterle hasta taşınması

Havada asılı durması ve ilerlemesi, rotor denilen bir ya da birkaç motorun harekete geçirdiği bir döner kanat sistemiyle sağlanan uçan taşıt. Döner kanatlı araçlar içinde helikopteri, otojir’den ayrı düşünmek gerekir. Otojirin yükselişi, herhangi bir motorla çalıştırılmayan bir döner kanat tertibatı tarafından sağlanır; araç ilerleyince, bu düzenek, hava direncinin etkisiyle kendiliğinden dönmeye başlar. İtme gücünü pervane ya da bir reaktör sağlar. Bilinen ilk helikopter resimlerini, Leonardo da Vinci çizmiştir. Lannoy ve Bienvenu adlı iki Fransız da, ilk kez 1784’te, bir yayla harekete geçirilen ve ters yönlerde dönen iki pervaneyle donatılmış küçük bir helikopter modelini uçurmayı başardılar. 1907’de,içinde pilotun bulunduğu ilk helikopterler uçuruldu: Bunlar Breguet kardeşlerle Richet’nin jiroplanı ve Paul Cornu’nün aracıydı. 1919- 1925 yıllan arasında, İspanyol Pateras Pescara ile juan de la Cierva uçuşta denge durumu sorununu çözdüler. Helikopterin pervanesi bir motorla hareket ettirilir; yükseliş ve inişler, pervanenin dönme hızının değiştirilmesiyle gerçekleşir. Pervanenin dönme hızı, 300-350 devir/dakika arasındadır. Bir helikopter havada durabilir ya da düşey olarak yer değiştirebilir (buna karşılık, bir otojir durduğu zaman, pervane de durur; pervane, ancak araç hareket ederse dönebilir). Döner kanatların gövde üstündeki tepkisini gidermek için iki yöntem uygulanabilir: Ya helikopterde bulunan iki pervane birbirine ters yönde döner (ters dönüşlü pervaneler) ve böylece birinin hareketi ötekininkini dengeler ya da helikopterin kuyruğunun ucunda, hızı (hatvesi) değişebilen bir pervane veya gövdenin, pervaneye ters yönde dönme eğilimini önleyen bir yön verme dümeni bulunur.

Güvenlik nedeniyle, pervane, kavrama (debriyaj) yoluyla hareket kısmından ayrılabilir: Böylece, motor arızalanıp durduğunda, pervane serbestçe döner ve helikopter havada asılı kalır (serbest dönüş düzeni). Pervane gövdeye yerleştirilen bir patlamalı ya da türbinli motorla hareket ettirilir. Bu sistem, motorla pervane arasında bir hareket iletim düzeneğini gerektirir: Bu, pervanenin ucuna takılan reaktörlerle ya da gövdeye yerleştirilen bir tek türbinde üretilen gazların kanat uçlarından salıverilmesiyle gerçekleştirilebilir. Helikopter pilotunun yönetiminde, üç ana kumanda bulunur: Öteleme uçuşu için, hızı değiştiren çevrimli kumanda; düşey uçuş için hızı değiştiren ortak kumanda ve bir de kuyruk rotoruna ya da yön dümenine kumanda eden kol. Bir helikopter, genel olarak, 200 km/s’lik bir hızla 6 000- 8000 m’ye varan bir yüksekliğe erişebilir. Günümüzde, sivil ve askeri helikopterler, radar ve elektronik makinelerle donatılmışlardır; böylece günün her saatinde uçabilmektedirler.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir