Hudeybiye Antlaşması niçin yapılmıştır?

Hudeybiye Antlaşması ve Mekke’nin Fethi

Medine’de toplumsal barış ve huzur sağlanmıştı. Müslümanlar, Mekke’de geçen yılların aksine, Medine’de güvenli ve özgür bir ortamda dinlerinin gereklerini yerine getiriyorlardı. Hz. Muhammed, bu barış ve huzur ortamının bozulmasını istemiyordu. İslam’ı insanlara en güzel şekilde anlatıyor, kimseye baskı yapmıyor ve zor kullanmıyordu. Herkesin kendi özgür kararıyla istediği inancı seçmesini istiyordu. Hz. Muhammed’in bu tavrı, İslam’ın her geçen gün yayılmasını ve güçlenmesini sağladı. Mekkeli müşrikler bu durumdan rahatsızlık duydular. Müslümanları engellemek için savaş hazırlıklarına başladılar.

Hicretin ikinci yılına girilmişti. Mekkeli müşrikler büyük bir kervan düzenlediler. Kervandan elde edilecek kazanç, Müslümanlarla yapılacak savaşta kullanılacaktı. Bunu haber alan Hz. Muhammed, bir ordu ile kervanın yolunu kesmeye karar verdi. Kervan yöneticileri Mekke’den yardım istediler. Bunun üzerine müşrikler de bir ordu hazırlayıp Medine’ye doğru harekete geçtiler. Kervan, başka bir yolu takip ederek kaçıp kurtulmuştu. Fakat müşrikler, hazırladıkları ordunun büyüklüğünü ve gücünü göstermek ve Müslümanları yıldırmak için yollarına devam ettiler.

Müslüman ordusunun sayısı 305, müşrikler ise 1000 kadardı, iki ordu Bedir’de karşı karşıya geldiler. Hz. Muhammed, müşriklere savaş yapılmadan Mekke’ye dönmelerini teklif etti. Fakat onlar savaşta ısrar ettiler. Savaşın sonucunda Müslümanlar büyük bir başarı elde ederek müşrikleri mağlup etti. Ebu Cehil de bu savaşta öldürülmüştü.
Bedir Savaşı (624), Müslümanların kazandığı ilk askerî zaferdi. Bu zaferle Müslümanların kendilerine olan güvenleri arttı. Şam ticaret yolu Müslümanların eline geçti. Mekkeli esirlerden okuma yazma bilenler, on Müslümana okuma yazma öğretme karşılığında serbest bırakıldılar.

Bedir Savaşı’nda yenilgiye uğrayan müşrikler, ertesi yıl 3000 kişilik bir orduyla yenilginin öcünü almak ve kervan yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla Medine üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Hz. Muhammed, 700 kişilik bir ordu hazırladı. İki ordu Uhut’ta karşılaştı (625).

Müslümanlar savaşın ilk aşamasında düşmanı bozguna uğrattılar. Ancak Hz. Muhammed’in kritik bir bölgeye yerleştirdiği ve “Asla yerinizi terk etmeyin!” diye tembih ettiği 50 kişilik okçu grubu, henüz savaşın kesin sonucu alınmadan, savaşı kazandık düşüncesiyle yerlerini terk ettiler ve ganimet (düş¬mandan kalan mallar) peşine düştüler. Bu durumu fırsat bilen Mekkeliler, Müslümanları arkadan çevirdi. Bunun üzerine Müslümanlar kazanmak üzere oldukları savaşı kaybettiler. Savaşta müşrikler 23 ölü, Müslümanlar ise 70 şehit vermişti. Hz. Muhammed’in amcası Hz. Hamza da şehit olanlar arasındaydı.

Mekkeli müşrikler, Uhut Savaşı’ndan istedikleri gibi bir sonuç elde edememişlerdi. Bunun üzerine Hayber’de bulunan Yahudiler ve çevre kabilelerle birlikte yeniden bir ordu oluşturarak Medine’ye hareket ettiler (627). Buna karşılık Uhut Savaşı’ndan ders alan Müslümanlar, savunma savaşı yapmaya karar verdiler. İranlı bir Müslüman olan Selman-ı Farisi’nin önerisiyle, Medine’nin saldırıya açık olan yer¬lerine, insanların geçemeyeceği genişlikte hendekler kazdılar. Hendek kazma işinde Hz. Muhammed de çalıştı. 10-12.000 kişilik bir orduyla Medine’ye gelen müşrikler, hendekleri görünce şaşırıp kaldılar. Medine’ye girmeyi başaramadılar. Müşrikler istediklerini elde edemeyeceklerini anlayarak geri çekildiler. Bu savaştan sonra da Mekkeliler bir daha Medine’ye saldıramadılar.

Hicretin altıncı yılıydı. Hz. Muhammed, Müslümanlarla birlikte Kabe’yi ziyaret etmek istedi. Bunu haber alan müşrikler, bu ziyareti engellemeye çalıştılar. Hz. Muhammed, amaçlarının Kâbe’yi ziyaret etmek olduğunu, Mekke’ye gönderdiği bir elçi aracılığıyla bildirdi. Fakat olumlu bir sonuca ulaşılamadı. Karşılıklı görüşmeler sonucu Hudeybiye Antlaşması imzalandı (628).

Hudeybiye Antlaşmasına göre;

• Müslümanlar Kâbe’yi ertesi yıl ziyaret edebilecekler ancak orada üç günden fazla kalmayacaklardı.
• Mekkeli bir kimse İslam dinini kabul edip Medine’ye sığınırsa velisinin isteği üzerine geri verilecek fakat bir Müslüman Mekke’ye sığınırsa geri verilmeyecekti.
• Taraflardan her ikisi de istedikleri kabilelerle anlaşma yapabilecekler fakat onlara askerî yardım yapmayacaklardı.
• İki taraf birbirleriyle 10 yıl savaşmayacaktı.
Hudeybiye Antlaşmasından iki yıl sonra Mekkeli müşrikler antlaşmayı bozdular. Bunun üzerine Hz. Mu-hammed, Mekke’nin fethine karar verdi. 10.000 kişilik bir orduyla Mekke’ye doğru yola çıktı. Hz. Muhammed, savaşmadan Mekke’yi fethetmeyi amaçlıyordu. Mekke’ye bir elçi göndererek kimseye zarar verilmeyeceğini bildirdi. Önemli bir çatışma olmadan Mekke fethedildi (630). Hz. Muhammed, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği baba yurdu Mekke’ye geri dönmüştü.
Hz. Muhammed, Kâbe’yi putlardan temizletti ve orada Allah’a şükür için namaz kıldı. Ardından Mekkelilere bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında Allah’ın varlığını, birliğini ve Müslümanlara olan yardımını vurguladı. Artık düşmanlıkların, kavgaların sona erdiğini, gerçek üstünlüğün Allah’a saygı ve bağlılıkta olduğunu bildirdi. Konuşmasının sonunda,
— Ey Kureyşliler! Şimdi size ne yapacağımı sanıyorsunuz, diye sordu.
— Senden iyilik umuyoruz. Çünkü sen asil bir kardeş ve asil bir kişinin oğlusun, dediler.
Peygamberimiz,
— Ben de size Yusuf Peygamberin söylediği gibi “Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin!
O, merhametlilerin en merhametlisidir. diyorum. Haydi gidiniz, hepiniz serbestsiniz buyurdu. Böylece genel af ilan ederek onları bağışladı.

PaylasShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on LinkedInShare on Google+

Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>