Hz. Eyüp’ün sabrı günlük hayatta insanlara neler kazandırmaktadır?

Hz. Eyüp’ün sabrıyla ilgili kullanılan hangi deyimleri biliyorsunuz? Sabır günlük hayatta insanlara neler kazandırmaktadır?

Hz. Eyüp, Hz. İbrahim soyundan gelen bir peygamberdir. Şam bölgesinde yaşamıştır. Eyüp Pey­gamber geniş, verimli arazilere, çok sayıda küçük ve büyükbaş hayvana sahip, zengin ve itibarlı biriy­di. Yüce Allah, onu denemek istedi. Eyüp Peygamber, şiddetli bir hastalığa yakalandı. Hastalığı gün­den güne arttı. Zamanla yemeğini yemekte, işlerini görmekte, temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluklar yaşadı. Ayrıca sahip olduğu bütün malını, üst üste gelen felaketlerle kaybetti. Çocuklarının hepsi öldü ve yalnızca hanımıyla kaldı. Durumu gün geçtikçe kötüleşti ve çok büyük sıkıntılar çekti. Hz. Eyüp’ün yaşadığı sıkıntılı durum yıllarca devam etti. Bu süreçte onun yanında sadece eşi ile iki sa­dık dostu kaldı. Eşi, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ona hep destek ve yardımcı oldu.

Eyüp Peygamber başına gelenlere isyan etmeden, sabırla önlem almaya çalıştı. Zorluklar ve sı­kıntılar karşısında hiçbir zaman ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmadı. O, her durumda Allah’a sığındı ve güvendi, ondan yardım diledi. Bütün bu özellikleri nedeniyle de Hz. Eyüp, İslam kültüründe sabrın sembolü hâline geldi. Yüce Allah da Kur’an-ı Kerim’de, Eyüp Peygamberi şu ifadelerle övmüştür: “Ger­çekten biz Eyüp’ü sabreden bir kimse olarak bulduk. O, Allah’a çok yönelen bir kimseydi.” Sâd suresi, 44. ayet.

Hz. Eyüp, hastalığının iyice ilerlediği dönemde Allah’tan şifa istedi. Yüce Allah, onun bu isteğini kabul etti. Eyüp Peygamber Allah’ın emriyle ayağını yere vurdu ve yerden bir su çıktı. Bu su ile yıkandı. Bedenin dış kısmında bulunan yaralar iyileşti. Daha sonra aynı sudan içtiğinde ise içindeki bütün sıkıntıları kayboldu. Böylece yıllardır çektiği hastalıklardan kurtularak eski sağlığına kavuştu. Zamanla Hz. Eyüp, Yüce Allah’ın lütfuyla eskiden sahip olduğu nimetlere, mallarına ve arazilerine yeniden kavuştu. Kendisine bu gücü ve sağlığı veren Rabb’ine şükretti. Bu durum, Kur’an’da şöyle anlatılır: “Eyüp’ü de (an). Hani Rabb’ine: “Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametii- sisin.” diye niyaz etmişti. Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.” Enbiyâ suresi, 83, 84. ayetler.

Hz. Eyüp hayatında refah ve sağlık içindeyken Allah’ı unutmadığı gibi yoksul ve hastalıktayken de isyan etmedi. Böylece Allah’a sadık ve sabırlı bir kişi olarak anılır oldu.

Bazı insanlar hastalık, acı, sıkıntı gibi zorluklarla karşılaştıklarında hemen ümitsizliğe kapılırlar. Bazıları ise isyankâr bir tavır içine girerler. Bu davranışlar doğru değildir. Hz. Eyüp örneği bize, Allah’ın kullarını bazen çeşitli dertler ve sıkıntılarla denediğini göstermektedir. Bunun amacı, dünya hayatının geçici olduğunu hatırlatmak, insanın olgunluğunu artırmak ve Allah’a olan bağlılığını sınamaktır.

Biz de başımıza gelen sıkıntılar karşısında Allah’a isyan etmeyip ona güvenmeliyiz. Hayatta hoşlanmadığımız durumlarla karşılaşabiliriz. Sabrederek bunları aşabiliriz. Böyle durumlarda kızgınlık ve öfkeyle hareket etmek sorunlarımızı çözmeyecektir. Bu sorunlara akılcı çözümler üretmek ve sabırlı davranmak işimizi kolaylaştıracaktır. Bizler de Hz. Eyüp gibi güçlüklere sabreden ve Allah’a yönelen insanlar olmalıyız. O zaman Allah hem dertlerimizi giderir hem de yaşadığımız sıkıntılara karşılık ola­rak dünyada ve ahirette bize büyük mükâfat verir.

Hz. Eyyub as.) Sabır Makamı

PaylasShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>