İlaçlar Hakkında Bilgi

Bir hastalığı önlemek ya da iyileştir­mek amacıyla kullanılan madde. İlaçlar, tıbbi reçete halinde hekim ta­rafından yazılan ilaçlar; etkili olan ama çoğunlukla hekime başvurmadan kullanılan ilaçlar (güçlendiriciler; ağrı kesiciler; dışkı yumuşatıcılar; vb.); sağlık koruma ve güzellik ürünleri; he­kim tarafından verilmiş olmayan di­yet maddeleri olmak üzere çok çeşit­lidir.

Bazı ilaçların önerilmesi çok kesin ku­rallara bağlıdır; çünkü bunlar zehirli (sözgelimi, adrenalin, arseniyatlar, yüksükotu, banotu, striknin), uyuştu­rucu (sözgelimi, koka, morfin, afyon) ve tehlikeli (hidroklorik asit, amonyak, emetin, ipeka, soda ve potas eriyikle­ri, gümüş nitrat, D vitaminleri, vb.) maddeler içerebilirler.

İnsan yaşamı için tehlikeli olmaları nedeniyle, narkotik denen yüz kadar madde, uluslararası bir denetim alto­da tutulmaktadır. Tıpta kullanılan bu maddeler, önemli bir fiziksel ya da bağımlılık (uyuşturucu madde düşkünlüğü) tehlikesi taşırlar. Başta bütün amfetaminler olmak üzere, ba­zı uyarıcı ya da sakinleştirici maddeler de bunların arasında yer alır.

İlaç üretiminde Kimyasal İşlemler

Çoğunlukla bitkilerden elde edilen es­ki, basit ilaçların yerini günümüzde kimyasal olarak işlenen modern ilaç­lar almıştır, doğal üründen daha et­kin olan, üstelik saflığı sayesinde, öbür bileşenlere bağlı zararlı yan et­kiler göstemeyen ürünler, bireşim yo­luyla elde edilir. Ama üaçların çoğal­masıyla, olası etkileşimler de çoğal­maktadır (etkilerin artması [sözgelimi, antihistaminikler ya da uyku vericiler ve alkol], etkilerin çatışması [tetrasiklinler ve penisilinler, pıhtılaşma önle­yiciler ve barbitürikler], hatta uyuş­mazlık [asetilkolin ve aspirin, adrena­lin ve kloroform, vb.]). Dolayısıyla bu olayın göz önünde tutulması gerekir.

İlaçların Zehirleyici Etkisi

İlaçlar belli bir dozda etki gösterirler, ama bunun üstünde çoğunlukla zehirli ve tehlikelidirler. Hekimin önerisine uymak, dozları artırmamak, kullanım süresini uzatmamak, hekime danışma­dan çocuklara ve gebe kadınlara hiç ­bir ilaç vermemek gerekir. Bazı ilaç­lar yalnız belli bir süre için geçerlidirler: Tarih ambalajın üstünde belirtil­miştir. Bu tarihten sonra yok edilme­lidirler.

İlaçların denetimsiz alınması sonucu birçok organ zarar görebilir. Sözgeli­mi çok duyarlı olan karaciğer iki bi­çimde etkilenebilir. İlacın doğrudan zehirli etkisiyle (doz ne kadar yüksek­se etkilenme o kadar fazladır) ya da bir aşırı duyarlığa başlı olarak (bu du­rumda bozunlardan önce çoğunlukla alerjik belirtiler görülür). Birinci du­rumda zehirli maddelere bağlı kara­ciğer iltihabı oluşur (inorganik arsenikli ilaçlar, androjen türevleri, östrojen, progesteron tetrasiklinler); ikin­ci durumdaysa, aşırı duyarlığa bağlı karaciğer iltihapları söz konusudur (klorpromazin: bakteriye karşı ya da kan şekerini düşürücü sülfamitler, monoamin-oksidaz inhibitörleri, izoniazit  etionamit, pirazinamit. paraamino-salisilik asit gibi vereme karşı ilaçlar: halotan tiroiyidi baskılayıcı ilaçlar, bazı sidik söktürücüler; füradoin, vb.).

Böbrek bozununun yol açtığı ciddi bir durumda, hastaya sülfamitler bazı cı­valı sidik söktürücüler antibiyotikler ve kortizon verilirken çok geniş önlem­ler almak gerekir. Aspirin, antipirin fenilbütazon kloramfenikol sülfamit­ler ve beşdeğerli arsenik bileşiklerinin bilinçsiz kullanımı bazen kanda düzeltilmesi güç değişikliklere yol aça­bilir.

Yüksükotu ve trinitrinin gerektiğinden çok kullanılması, kalp ritminde ciddi bozukluklara neden olabilir. Öte yan­dan, sinir sistemi de zarar görebilir: Sözgelimi aspirin, barbitürikler, nöroleptikler (sinir ağrılarını dindirici maddeler) yüksek dozda alındıkların­da komaya yol açabilirler. Sindirim aygıtında görülen bazı ishal, kanama ve ülserlerin kökeninde de antibiyotik­ler, kortikosteroyitler, aspirin ve rezerpin bulunabilir.

Öte yandan, aynı dozda, bir ilacın et­kisi hastadan hastaya değişmekte ve psikosomatik yaran da çok değişik de­recelerde olabilmektedir, bu da bilinç­siz olarak kendi kendine ilaç almanın tehlikelerini ve iyi bir hasta-hekim iliş­kisinin gerekliliğini göstermektedir: Gerçekten de, hastanın hekimine duy­duğu güvenin bir bölümü, ilacın etki­sine yansıyabilir.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir