İncil Hakkında Bilgi

İsa’nın yasa ve öğretisini kapsayan, Hristiyanların kutsal kitabı. Hristiyanlığın ilk yıllarından başlaya­rak İsa’nın sözleri, sözlü ya da yazılı olarak kuşaktan kuşağa geçti ve bu metinler sayesinde İsa’nın bildirisi ak­tarıldı. Günümüzde dört İncil vardır, dördünün de yazan, günümüze kadar gelen metinleri bu malzemeye daya­narak hazırlamışlardır.

Sinoptik İnciller

Üç sinoptik İncil’i (Markos, Matta ve Luka) Yohanna’nın İncil’inden iyice ayırmak gerekir. İlk üç İncil, İsa’nın ilk vaazının başarısından haç üstün­de ölümüne, oradan da yeniden diri­lişine kadar uzanan aynı süreci ana çizgileriyle ele alır. “İsa’nın sözleri”nin bir bölümüne, çoğu kez aynı biçim­de yer veren bu metinlere, alıntılar derlemesi, hatta İsa’nın yaşamının kronolojik bir anlatımı gözüyle bakı­lamaz. Söz konusu metinleri bir ara­ya getirenlerin amacı değişikti: İste­nen, tarihsel bir röportaj yapmak değil, ama İsa’nın kim olduğunun anla­şılmasını sağlamaktı. Bu İncillerin gerçek özünü, Nazarethli İsa’nın ölü­münden sonra da yaşadığı kesin inan­cı oluşturur; çünkü Hristiyan inancı­na göre Tanrı onu yeniden diriltmiştir. Günümüzde, özgün metinler yeri­ne II. yy’dan kalma parçalar vardır. Birbirine uyan çeşitli alıntılar İncil’i Batı’da Eskiçağ’ın güvenilir metinle­rinden biri yapmıştır. Bunlar, kimin himayesinde oldukları belirsiz yazar­lara maledilmiştir.

Markos, Petrus’un arkadaşıydı; bü­yük bir olasılıkla İncil’ini İ.S. 70’ten önce (Kudüs tapınağının yıkılması) Yahudiliği tanımayan kişiler için Ro­ma’da yazdı. San derece yalın olan bu metin özellikle, “İnsan Oğlu” İsa’nın yaşamını kuşatan ve büyük bir giz kaynağı olan soruna ağırlık vermiştir. İsa’nın arkadaşı havari Matta aramca (İsa’nın dili) bir metin yazdı. Hıris­tiyanlığı kabul eden Yahudiler’e İsa’nın görevini anlattı.

Luka, Pauhıs’un yol arkadaşıydı. O da, büyük bir olasılıkla İ.S. 70’e doğ­ru Kilise’nin doğuş tarihini yazdı (Ha­varilerin İşleri) ve kültürlü bir Yunan topluluğuna seslendi.

Yohanna’nın İncili

Dördüncü İncil, kısa sürede “Yohan- na’mn Incil’i’ olarak adlandırıldı. Öz­gün üslubu, İsa’nın az sayıda anlatı ve sözleriyle öbürlerinden ayrılır. Çok sayıda, ama kısa ve daha önce anla­tılmış bölümlerden çok, bazı uzun an­latıları yeğler: İsa üe Samizî’nin kar­şılaşması; Lazaros’un yeniden dirili­şi; vb. Yazar, çeşitli etkiler altmda kalmıştır. İlettiği büdiri oldukça basit­tir.

Bu metnin İ.S. 90’a doğru Anadolu’ da yazıldığı sanılır. Belki de havari Yohanna’nın yolunu izleyen bir Hıris­tiyan topluluğundan yayılmıştır; ama metni son ele alan yazarın Yohanna olması olasılığı çok zayıftır.

O    dönemde ortaya çıkan metinler yal­nızca bunlar değildi. Ancak bu dört İncirin, yeğlenmesi, gizemli bir keyfi­yetten değil, ama kendilerini bir ha­varinin ya da yandaşlarından birinin yazılarında bulan Hristiyan topluluk­larının deneyiminden kaynaklanmış­tır. Kısacası bu dört İncil, Hristiyanlar açısından “Yeni Ahid”i oluşturan metinlerin ana bölümüdür.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir