İnsan Hakları Komisyonu Raporu Üzerine Yapılan İşlemler Nelerdir?

İnsan Hakları Komisyonu Raporu Üzerine Yapılan İşlemler Nelerdir? Komisyon, raporunu Bakanlar Komitesine verdikten sonra, iki tür uygulama olabilir: Bunlardan biri, üç ay içinde Komisyon raporunun, Komisyonca veya ilgili devlet veya devletlerce Divana götürülmesi, diğeri de, raporun üç ay içinde Divana götürülmemesi durumunda, Bakanlar Komitesince karara bağlanmasıdır.

Raporun Bakanlar Komitesince Karara Bağlanması

Bakanlar Komitesi, genel olarak, Komisyon raporu doğrultusunda karar alır. Bakanlar Komitesinin Komisyon Raporu üzerine, sözleşmenin çiğnendiği biçiminde karar alabilmesi için Komite üyelerinin üçte ikisinin oyuna gerek vardır. Uygulama göstermiştir ki, üye devletlerin temsilcilerinden oluşan Bakanlar Komitesi, kararını alırken, sorunun yalnız hukuksal yönüne değil, siyasal yönüne de bakmaktadır. Örneğin, Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı Birinci ve İkinci başvurularında Komisyonun Türkiye tarafından Sözleşmenin çiğnendiğine karar vermesine karşın, Bakanlar Komitesi Komisyon Raporunu uzun süre gündeminde tuttuktan sonra, 19 Ocak 1979 da aldığı kararda, Kıbrıs’ta insan haklarının korunmasının devamlı olabilmesi için, iki toplum arasında barışın ve güvenin kurulmasında ve sorunun giderilmesinde, toplumlararası görüşmelerin iyi bir ortam oluşturacağını belirtmiş ve tarafları görüşmeye çağırarak, Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı yapmış olduğu ilk iki başvuruyu sonuçlandırmıştır.

İşin Divanca Karara Bağlanması

Komisyon tarafından esasa ilişkin rapor Bakanlar Komitesine verildikten sonra, Komisyon veya ilgili devlet işin bir kez de yargısal yöntemlerle Divan tarafından karara bağlanmasını, üç ay içinde isteyebilirler. Böyle bir istem olduğunda, Komisyon raporu Divana ve başvuruda bulunana gönderilir.

Divan, yargısal yöntemle konuyu karara bağlar: Tarafların görüşünü alır, duruşma yapar ve kararını açıklar. Divanca izlenen yöntem, Komisyonunkinden çok farklıdır. Divanda, aksine bir karar alınmadığı sürece, yargılama açık yapılır. Buna karşılık, Komisyonda tüm işler, ta başından sonuna kadar gizlilik içinde yürütülür.

Divanın kararları kesindir. Divan, yalnız sözleşmenin çiğnenip çiğnenmediğini karara bağlamakla kalmaz, gereken hallerde ilgili devleti tazminata da mahkum eder. Divan, kararını Bakanlar Komitesine gönderir.

Bakanlar Komitesi Kararlarının Yerine Getirilmesi

Komisyon raporlarına karşı Divana gidilmemesi durumunda, Komisyon raporunun uygulanması, zorunlu karar durumuna gelmesi, Bakanlar Komitesinin kararı ile olur. Bu’kararın yerine getirilmesini sağlama görevi de, Bakanlar Komitesinindir. Sözleşme gereği, ilgili devlet, sözleşmenin çiğnendiği yolundaki kararın kendisine bildirilmesi üzerine gerekli önlemleri almak, kararın gereğini yerine getirmek zorundadır.

Genel olarak Bakanlar Komitesi, ilgili devlete, kararın gereğini yerine getirmesi için ne gibi önlemler alması gerektiği yolunda herhangi bir öneride bulunmamakta, alınacak önlemin takdirini ilgili devlete bırakmaktadır. Uygulamada ilgili devlet, Bakanlar Komitesinin kararlarına uymakta ve aldığı önlemleri Bakanlar Komitesine bildirmektedir. Bakanlar Komitesi, alınan önlemlerden tatmin olana kadar, işi gündeminde tutmaktadır. Bakanlar Komitesi, ilgili devletçe alınan ve kendisine bildirilen önlemleri büyük ölçüde yeterli saymakta ve işi sonuçlandırmaktadır.

Bakanlar Komitesinin, Komisyon raporu üzerine aldığı kararlar, sözleşmeci devletlerce yerine getirilmekte, ilgili devlet, gerektiğinde uygulamayı değiştirmekte, mevzuatını sözleşmeye uydurmakta, gerektiğinde de tazminat vermektedir. Bu konu ile ilgili bir kaç örnek aşağıya alınmıştır:

(1) Hammer/Ingiltere başvurusu No. 7114/75. Bu başvuru nedeni ile Komisyonun Bakanlar Komitesine verdiği raporda, hapishanede cezasını çekmekte olan başvurucunun evlenmesine izin verilmemesi, sözleşmenin evlenme hakkını düzenleyen 12. maddesine aykırı bulunmuştur (13 Aralık 1979).

Komisyon raporunu benimseyen Bakanlar Komitesi, Sözleşmenin 12. maddesinin çiğnendiğine ve İngiliz hükümetinin, mahkûmların hapishanede evlenmelerine olanak vermek üzere, uygulamanın değiştirildiğini, mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması kararının alındığını bildirmesi üzerine, başka bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir (Resolution DH (81) 5, 2 Nisan 1981).

(2) Santschi ve diğerleri / İsviçre başvurusu No. 7468/76. Bu başvuru nedeni ile komisyonun Bakanlar Komitesine verdiği raporda, üstlerce disiplin cezası olarak, hapis cezası verilmesini sözleşmenin hürriyeti kısıtlayıcı cezalarını düzenleyen 5 (1) maddesine aykırı bulmuştur (13 Ekim 1981).

Komisyon raporunu benimseyen Bakanlar Komitesi, İsviçre Hükümeti tarafından askeri disiplin mevzuatının değiştirildiğini, sözleşmeye uygun hale getirildiğini bildirilmesi üzerine, İsviçre hükümetinin muvafakatini da alarak, raporun yayımlanmasına ve başka bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir (Resolution DH (83) 5, 24 Mart 1983).

(3) Andorfer Tonwerke Walter Hannak Ortaklığı / Avustuıya Başvurusu No. 7987/77. Bu başvuru nedeni ile Komisyonun Bakanlar Komitesine verdiği raporda, kamulaştırma bedelinin makul bir süre içinde saptanmaması, sözleşmenin 6 (1) maddesine aykırı bulunmuştur (8 Mart 1982).
Komisyon raporunu benimseyen Bakanlar Komitesi, Avusturya hükümetinin kendiliğinden başvurucu ortaklığa 100.000 şiling tazminat ödemeye hazır olduğunu bildirmesi üzerine, başka bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir (Resolution DH (83) 9, 23 Haziran 1983).

(4) Neubeck / Almanya başvurusu No. 9132/80. Neubeck’in Almanya’ya karşı, Komisyona yaptığı başvuru üzerine Komisyon, ceza suçlamasının makul bir süre içinde sonuçlandırılmamasını sözleşmenin 6 (1) maddesine aykırı bulmuş ve Almanya’nın sözleşmeyi çiğnediğine karar vermiştir (12 Aralık 1983).

Komisyon raporunda açıklanan görüşleri benimseyen Bakanlar Komitesi, konunun incelenmesi sırasında, Alman hükümeti Komisyon raporunu kabul ettiğini, bu gibi durumların önlenmesi için Komisyon raporunun mahkeme ve Savcılara duyurulmasını sağlamak üzere Eyalet Adalet Bakanlığına gönderildiğini bildirmiştir. Bunun üzerine Bakanlar Komitesi, Sözleşmenin 6 (1) maddesinin çiğnendiğine, Alman hükümetinin verdiği bilgiler karşısında, başka bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir (Resolution DH (85) 8, 11 Nisan 1985).

(5) Dores ve Silveira/Portekiz başvurusu No. 9345/81, 9346/81. Bu başvuru üzerine, Komisyon oybirliği ile yargılamanın makul bir süre içinde yapılmadığına ve bu durumun sözleşmenin 6 (1) maddesine aykırı olduğuna karar vermiştir.
Komisyon raporu, Bakanlar Komitesindeki oylamada üçte ikiyi sağlayamamıştır. Bunun üzerine Bakanlar Komitesi, yapılacak başka bir işlem olmadığına, işin gündemden çıkartılmasına karar vermiştir (Resolution DH (85) 9, 11 Nisan 1985).

Divan Kararlarının Yerine Getirilmesi

Divan kararlarının ilgili devletlerce yerine getirilmesini sağlama görevi de Bakanlar Komitesinindir. Divan kararı, Bakanlar Komitesi tarafından ilgili devlete duyurulduğunda, ilgili devlet, kararının yerine getirilmesi için gereken önlemleri alır ve sonucunu Bakanlar Komitesine bildirir. Bakanlar Komitesi alman önlemlerden tatmin olana kadar, konu gündeminde kalır. Uygulamada ilgili devletler, Divan kararlarına aynen uymuşlar ve gereğini yerine getirmişlerdir. Bu, kimi kez Divan kararı doğrultusunda yasalarda değişiklik yapma, ya da tazminat ödeme, kimi kez de, uygulamayı değiştirme biçiminde olmuştur. Divan kararlarının ilgili devletlerce yerine getirilmesi ile ilgili bir kaç örnek aşağıya alınmıştır:

(1) Guinche/Portesiz davasında, Divan hukuk davasının uzun sürmesini, makul bir süre içinde bitirilememesini, sözleşmenin 6 (1) maddesine aykırı bulmuş ve başvurucuya 150.000 Escudos tazminat ödenmesine 10 Temmuz 1984 tarihinde karar vermiştir (Seri A. 81).

Portekiz Hükümeti, Divan kararında belirtilen tazminat miktarını ödediğini, Bakanlar Komitesine bildirmiştir. Bakanlar Komitesi de 25 Ocak 1985 tarihinde Portekiz’in Divan kararını yerine getirdiğine karar vermiştir (Resolution DH (85) 2).

(2) Piersack/Belçika davasında, Divan, istinaf mahkemesi baş- kanının aynı davada, daha önce, kovuşturmayı yürüten savcılık bölümünde birinci yardımcı olarak görev yapmış olmasının sözleşmenin 6 (1) maddesine aykırı olduğuna, 1 Ekim 1982 tarihinde karar vermiştir (Seri A. 53).

Divan, davanın tazminata ilişkin bölümünü de, 26 Ekim 1984 tarihinde karara bağlanmış ve başvurucuya yargılama gideri ve tazminat olarak 323, 478 Belçika Frangının ödenmesine hükmetmiştir (Seri A. 85).

Belçika hükümeti, Divan kararının yerine getirilmesi için aldığı önlemleri Bakanlar Komitesine bildirmiş ve Divan kararında öngörülen tutarı başvurucuya ödemiştir. Bakanlar Komitesi de Divan Kararının yerine getirildiğine, 31 Mayıs 1985 de karar vermiştir (Resolution DH (85) 15).

(3) Silver ve diğerleri/İngiltere davasında, Divan, cezaevi rejiminde, mahpusların bazı yazışmalarının, avukatları ile temas etmelerinin, hapishane yönetimince denetlenmesini sözleşmenin 6 (1), ve 8. maddelerine 25 Mart 1983 de aykırı bulmuş ve başvuruculara Komisyon ve Divanda yaptıkları giderlerin ödenmesine de 24 Ekim 1983 de karar vermiştir (Seri A. 61).

İngiltere hükümeti mevzuatta, Divan kararı doğrultusunda değişiklik yaptığını ve kararda öngörülen yargılama giderlerini ödediğini Bakanlar komitesine bildirmiştir. Bakanlar Komitesi de İngiltere’nin Divan kararını yerine getirdiğine, 28 Haziran 1985 de karar vermiştir (Resolution DH (85) 12).

(4) Airey/İrlanda Davasında, Divan, maddi imkansızlık yüzünden, bir avukata ve mahkemeye başvurarak boşanma davası açama- yan kişiye adli yardım yapılmaması sözleşmenin 6(1) ve 8. maddelerine 9 Ekim 1979 da aykırı bulmuş ve başvurucuya 4140 İrlanda lirası tazminat ödenmesine de, 6 Şubat 1981 de karar vermiştir (Seri A. 32).

İrlanda Hükümeti, Divan Kararı doğrultusunda yasalarda değişiklik yapmış ve ilgiliye, kararda öngörülen tazminatı ödemiştir. Bakanlar Komitesi de İrlanda’nın Divan kararını yerine getirdiğine, 22 Mayıs 1981 de karar vermiştir (Resolution DH (81) 8).

Dostça Çözüm Yolu

Başvuruyu sonuçlandıran yollardan biri de, dostça çözüm yoludur. Başvurunun önkoşullar açısından kabulünden ve esasın incelenmesine geçilmesinden sonra, esas hakkında karar verilmeden önce, Komisyonun aracılığı ile taraflar arasında dostça çözüm yolları aranır. Dostça çözüm, sözleşme ile öngörülen önemli bir kurumdur. Bu yolla, sözleşmenin çiğnendiği iddiası, sözleşmeye uygun bir biçimde sonuçlandırılır. Sözleşmeye aykırı bir durum varsa, bu yolla düzeltilmeye çalışılır.
Dostça çözüm görüşmeleri, taraflar arasında komisyon aracılığı ile gizli olarak yürütülür.

Dostça çözümde, iki nokta önem taşır: Bunlardan biri, taraflar arasında bir uzlaşmaya varılması, diğeri de varılan uzlaşmanın komisyonca da benimsenmesidir. Dostça çözümde, iki tarafın anlaşmış olması yeterli değildir. Bulunan çözüm yolunun sözleşmenin amacına uygun olması, başka bir deyişle Komisyonca benimsenmesi gerekir.

Komisyon, esas hakkındaki incelemesini bitirdikten sonra, bir çiğneme olup olmadığını geçici olarak saptar, başka bir deyişle bir eğilim belirler. Taraflara, özellikle hükümete, durum üstü kapalı bir biçimde duyurulur. Hükümetler, Komisyonca sözleşmenin çiğnendiği yolunda rapor verilmesi yerine, soruna dostça çözüm bulunmasını yeğlerler.

Varılan dostça çözüm, sözleşmenin çiğnendiği anlamına gelmez. Komisyonca hazırlanan dostça çözüm raporunda, kimi kez devletin vereceği tazminatın bir «lütuf» olduğu, kimi kez tazminatın bir sorumluluk karşılığı olmadığı gibi deyimler yer alır. Dostça çözümde, devletin sözleşmeyi çiğnediğini kabul etmesi de gerekmez.

Ön koşullar açısından kabul kararı verilen başvurulardan yaklaşık % 10’u, dostça çözüm yolu ile sonuçlanmaktadır.

Divanda dostça çözüm yoluna, çok az başvurulmaktadır. Komisyonun esas hakkında kararını verdikten ve iş Divana gönderildikten sonra, dostça çözüm yoluna başvurmada tarafların, özellikle devletin yaran yoktur. Çünkü, Komisyon raporunda, devletin sözleşmeyi çiğneyip çiğnemediğine karar verilmiş ve Komisyon raporu Kamuoyuna açıklanmıştır. Buna rağmen, bazı devletler, iyi niyetlerini göstermek için, Divan aşamasında da, dostça çözüm yoluna gitmektedirler. Bunların sayısı çok azdır. Örneğin Italyan Hükümeti, Vallon davasında, tutukluluk süresinin uzun sürdüğünü, böylece sözleşmenin çiğnendiğini kabul ederek, başvurucuya tazminat ödemeyi kabul etmiştir.

Can Elvan’m tutukluluk süresinin uzun sürmesi, avukatı ile yalnız görüştürülmemesi nedeni ile yaptığı başvuru üzerine, Komisyon, Avusturya’nın sözleşmeyi çiğnediğine karar vermiştir. Iş Divan aşamasında iken, dostça çözüm yolu ile sonuçlandırılmıştır. Hükümet, Can Elvan’a 100.000 şiling tazminat vermeyi, yargılama giderlerini ödemeyi, yasada değişiklik yapmayı, yasada değişiklik yapılana kadar, Komisyon raporunun tüm mahkemelere gönderilmesini kabul etmiştir.

Bakanlar Komitesi önünde de dostça çözüm yoluna gidilmektedir. Bakanlar Komitesi, bu yola çok önem vermekte, Sözleşmeye aykırı davranışın, ya devletin kendiliğinden gidermesi, ya da tarafların uzlaşmaları yolu ile sonuçlanması için çaba harcamaktadır. Dostça çözüme varılması durumunda, dosyayı işlemden kaldırmaktadır. Böylece Bakanlar komitesi, ilgili devlet aleyhine karar alma durumundan da kurtulmaktadır. Nitekim, Sargın ve Yağcının Türkiyeye karşı yaptığı başvuru, Bakanlar Komitesi önünde iken, taraflar arasında dostça çözüme ulaşılmış ve varılan çözüm de, Bakanlar Komitesince uygun görülerek başvuru sonuçlandırılmıştır. (Bakanlar Komitesinin 14.12.1993 gün ve DH(93)59 sayılı kararı, Başvuru no. 14116/88 14117/88).

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir