İslamiyetin Türk Devletlerinin Devlet Yönetimi, Sanat Anlayışı ve Kültürel Özelliklere Yaptığı Değişimler

İslâmiyetin kabulü Orta Asya’daki Türk devletlerinin devlet yönetimi, sanat anlayışı ve kültürel özelliklerinde hangi değişimleri neden olmuştur?

Devlet Yönetimi

751 yılında Çinliler ve Abbasiler arasındaki Talas savaşında, Arapların yanında yer alan Karluk, Yağma ve Çiğil gibi Türk boyları, İslamiyet’i kabul etmişler ve Türkler bu tarihten X. yüzyıla kadar büyük oranda Müslüman olmuşlardır.

İslamiyet’in kabulü sadece sosyal ve kültürel hayatı değil, aynı zamanda devlet yönetimini de etkilemiştir. “Türk cihan hakimiyeti mefkuresi” olarak adlandırılan ve Türklerin, Tanrı’dan “kut alarak”, dünyaya düzen vermeye gönderildiği düşüncesinden hareketle düzenlenen seferler, İslamiyet’in kabulü ve “cihat” düşüncesinin benimsenmesiyle birlikte, İslamiyet’i yaymak için düzenlenmeye başlamıştır.
İlk Türk-İslam devleti “Karahanlılar”dır. Gazneli ve Selçuklu hükümdarları “Sultan” unvanını kullanmışlardır. 

Hükümdarlık Sembolleri: Türklerde; “Otağ, Sancak, Davul, Tuğra, Arma, Unvan, Hilat (Giysi), Taht, Asa ve Çetr (Saltanat Şemsiyesi)” hükümdarlık sembolleri olarak kullanılmıştır.
Selçuklular döneminde yönetim sistemi, diğer Türk devletlerine göre daha da gelişmiş, devlet yönetimi ile ilgili meseleler “Divan-ı Saltanat” olarak adlandırılan, büyük bir divanda görüşülmüş ve karara bağlanmıştır.

Sultan: Türk-İslam devletlerinde devlet başkanları “Sultan” olarak adlandırılmıştır.

Veraset: İslamiyet öncesi Türk devletlerinde görülen “Veraset” anlayışı, İslamiyet’in kabulünden sonra da devam etmiştir.

Melik: Sultan’ın çocukları “Melik” unvanı ile anılmıştır.

Hacip: Divan üyeleri ile Sultan arasındaki ilişkiyi düzenler.

Atabey: Sultan’ın çocuklarının eğitim ve öğretimlerinden sorumlu olan kişilerdir.

Menşur: İslamiyet öncesi Türk toplumlarında yoktur. Herhangi bir olay veya kararla ilgili olarak halifenin onayının alınması işlemine “Menşur” denir.

Vezir: Sultanın vekili olarak bütün devlet işlerinden sorumludur.

Divan-ı Saltanat (Hükümet): Divanda iç ve dış işler, maliye, ordu, eğitim, genel teftiş ve yazışma işleri görüşülür.

Divan-ı Arz: Askerlik, ordu işlerinden sorumludur.

Divan-ı İstifa: Mali işlere bakar. Divanın sorumluluğunu da yapardı.

Divan-ı İşraf: Askeri ve hukuki işler dışında tüm işler dışında her türlü denetim işine bakardı.

Divan-ı Tuğra: İç ve dış yazışma işlerine bakardı.

Sanat Anlayışı

İslamiyetten önce heykelcilik Türklerde görülen bir sanat dalı idi. Göktürklerin ünlü devlet adamı Kültigin’in heykeli ile balballar bu dönemlere ait birer örnektir.

Fakat İslam dininde, putperestliğin doğurduğu atmosfer, bu sanatın gelişmesini engellemiştir. Türk -İslam Devletlerinde gelişen başlıca sanat dalları, çinicilik, minyatür, tezhip, ebru, süsleme, hat, oymacılık, kakmacılık ve mimaridir.

Türkler İslam dinini kabul ettikten sonra doğal olarak sanat alanında Türk-İslam sentezi sanatlar ortaya çıkmış oldu. Tezyîni Sanatlar, Türk Musikisi, Türk Mutfağı, Mimari, Temaşa Sanatları bu sentezin etkisinde kaldı.

Tezyîni Sanatları olarak Bezeme, Hat sanatı (Hüsn-i Hat), Tezhib, Yaprak Üzerine Hüsn-i Hat, Tuğra, Ferman, Ebrû, Gravür, Kat’ı, Çini, ve Kalemişi,Seramik örnek gösterebiliriz.

Türk – İslam devletlerinin sanatsal kaynakları Orta Asya’da kurulan Türk devletlerine dayanmaktadır. Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonraki dönemde Arap ve Fars sanatından aldıkları örnekleri kendi anlayışlarıyla devam ettirmişlerdir.

Türkler hat, tezhip, taş işçiliği, minyatür, seramik, kuyumculuk gibi birçok alanda sanat eserleri ortaya koymuşlardır. Bu sanatsal terimlerin kısa tanımlarını yapmakta fayda görüyoruz:

Tezhip: El yazması kitap ve levhaların altın tozu ve boya kullanılarak çiçek ve nakışlarla süslenmesi.
Hat: Arap harflerinin çeşitli şekillerde (kufi, talik, rika, sülüs) yazılması. Hat camii, türbe ve saray gibi mimari eserlerde kullanılmıştır.
Fresko: Yaş alçı üzerine yapılan resimlerin bina süslemelerinde kullanılması sanatıdır.
Figür: Resim ve heykel sanatlarında insan ve hayvan biçimi.
Minyatür: Kitap sayfalarına yapılan bir resim türü olan minyatürde cismin esas rengi, ışık ve gölge düşürülmeden verilir ve derinlik düşünülmez. Figürlerde kişinin önemine göre büyüklük ve küçüklük vardır. Bu tür Türk – İslam sanatında en çok kullanılan resim türüdür. Uygurlar tarafından geliştirilmiş bir sanat dalı olan minyatürcülük, tüccarlar vasıtasıyla İran’a gelmiş ve kitaplarla Avrupa’ya yayılmıştır. Bağdat’ta ilk İslami minyatür okulu Selçuklular döneminde kurulmuştur.
Heykeltraşlık: Değişik maddelerden yontularak heykel yapılmasıdır. Türklerde İslamiyet’ten önce görülen heykeltraşlık, İslamiyet’ten sonra terk edilmiştir.
Müzik: Türklerde müzik bir sanat dalı olmasının yanında egemenlik işareti idi. Bu duruma hükümdarların kapılarında beş vakit nevbet çalınması, halifenin hükümdarlara gönderdiği egemenlik işaretleri içerisinde davul bulunması örnek olarak gösterilebilir. Türklerde müzik anlayışı, Uygur, Oğuz müzikleri ve ele geçirilen ülkelerden alınan esintilerle gelişmiştir.
Mimari: Türklere ait ilk önemli mimari eserler, Uygurların yerleşik yaşama geçmelerinden sonra ortaya konulmuştur. Halkın büyük bölümü göçebe olan Hunlar ve Göktürkler dönemlerine ait mimari eserlere fazla rastlanmamıştır. Türk – İslam devletleri döneminde mimariye önem verilmiş ve birçok güzel eser ortaya çıkmıştır. Türk – İslam devletlerinde gelişen mimari tarzlar camiler, saraylar, hastaneler, çarşılar, han, hamam, kervansaray, su kemerleri, türbeler, oymacılık, kakmacılık gibi alanlarda görülmüştür.
İslamiyet’i ilk kabul eden Türk devleti olan Karahanlılar döneminde Türk – İslam mimarisinin temelleri atılmıştır. Bu dönemde yapılan cami, mescit, türbe, medrese, han, hamam, kervansaray ve hastane örneklerine günümüzde sıkça rastlanmaktadır. Türk – İslam mimarisinin karakteristik örneklerinden biri haline gelen kubbe, şeklinin Türk çadırlarından almıştır. Arap Ata Türbesi Karahanlılardan kalan en eski mimari eserdir. Gazneliler Devleti’nin başkenti olan Gazne şehri, Sultan Mahmut ve Mesut dönemlerinde kültür ve sanat merkezi haline gelmiştir. Şehirde birçok mimari eser yapan Gaznelilerden Zafer Kuleleri, Leşker-i Bazar Ulu Camii gibi önemli eserler kalmıştır. Hindistan’daki Gazneli eserlerinde Hint, İran ve Türk sanatı kaynaşmış, ancak Türk üslubu açık bir şekilde eserlerde görülmektedir.
Büyük Selçuklular Dönemi’nde de mimari alanda gelişmeler devam etmiş, mimariye yeni unsurlar eklenmiştir. Binalar Türk çinileriyle kaplanmış, oymacılık, kakmacılık ve taş işlemeciliği ilerlemiştir. Büyük Selçukluların mimariye getirdikleri yeni unsurlar, üst üste çift kubbe, Türk üçgeni tarzı kubbeye geçiş, silindirik ve yivli minareler, dikdörtgen ve beş köşeli mihrap şeklinde sıralanabilir.
Büyük Selçuklulardan Mescid-i Cuma, Sultan Sencer Türbesi, Haydariye Mescidi, Tuğrul Bey, İmam Gazali Türbeleri gibi önemli mimari eserler kalmıştır.

Kültürel Özellikler

Türklerin İslamiyeti kabul etmelerinden sonra İslami-Türk edebiyatı ortaya çıkmıştır. Bu dönemde Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig’i, Kaflgarlı Mahmut Divanü Lûgat-it Türk’ü, Edip Ahmet Atabetü’l-Hâkayık’ı, Ahmet Yesevî Divan-ı Hikmet’i ve Nizamülmülk’de Siyasetname adlı eserleri yazmışlardır.

Türk hükümdarları her zaman bilim adamlarını korumuşlardır. Selçuklular  döneminde Ömer Hayyam ve İbn-i Sina gibi ünlü Türk bilginleri yetişmiştir. Dönemin diğer ünlü bilim adamları ise; Farabî, Gazali, Harezmî, Birunî, Necmeddin Kübra, Safiyüddin, Fahrettin Razi ve Zemahşerî’dir.

Bu dönemde mimari alanda da pek çok eser yapılmıştır. Camiler, türbreler, mescitler, kervansaraylar, hastaneler, çeşmeler, kütüphaneler bunlardan bazılarıdır.

Türkler, İslam mimarisine bazı katkılarda bulunmuşlardır. Bunlardan bazıları; Tuğla kümbet mimarisi ve çift kubbe, “Demet Sütunlu” ince ve yüksek minareler, sivri kemer, Türk üçgeni, beş köşeli veya dikdörtgen mihraptır. Bu eserlerin dış yüzeyleri çini ve oymalarla süslenmiştir.

Halı ve kilim dokumacılığı, minyatür, tezhip, ciltçilik, hat, oymacılık sanatlarında da bu dönemde büyük gelişmeler görülmüş, sayısız güzel eserler meydana getirilmiştir.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

  1. çok uzun açıklama yapıyorsun abicim biraz kısa tut aynı zamanda bu siteye yazdığın bilgiler çok işime yarıyor teşekkür ederim

  2. çok uzun açıklama yapıyorsun abicim biraz kısa tutun bıldığımız tarıhı anlatmışınız……………………………………………………………………………………………………………………..

    1. Bende bu siteden çok memnunum ama arkadaşlara katılıyorum çok uzun tutuyorsunuz aralardan seçmek de çok zor oluyor.

  3. çok uzun ama yinede işime yaradı size teşekkür ederim 😀 😀 😀 😀 😀 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂

  4. Meraba ben ordu fen lisesi 10.sınıf öğrencisiyim tarihteki büyük devlet adamlarının müzik zevkleri hakkında bilgi sahibi olan lütfen yardımcı olsun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir