Edebiyat

İngiltere’de Edebiyat

Birçok germen lehçesiyle yazılmış Anglosakson şiirinde İngiliz edebiya­tının bütün oluşturucu öğelerinin ilk niteliklerine raslamr: Beowulf Sağa­sı’nın melankolisi; İngiliz halk ozanlarının Riddles devindeki hüzünlü hava ve söz oyunları; keşiş Caedmon’un Ya­ratılış üstüne yazdığı şiirin tumturaklılığı. Düşünce olarak İngiliz olan bu öze, Normandiya’nın alınmasıyla ek­lenen fransızca sözcükler, bir zengin­lik ve üslup inceliği getirdi. Bu da özel­likle Layamon’da […]

Selim İleri Hayatı ve Başlıca Eserleri

Türk öykücüsü ve romancısı (İstan­bul, 1949). Atatürk Lisesi’ni bitirdikten (1968) sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’de okuyan ve ardın­dan kendini bütünüyle yazarlığa ve­ren Selim İleri, ilk yazısını 1967’de Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı. Yetişme çağında, duygulu, içe dö­nük, okumayı seven, sağlam dostluk­lar kurmaya çabalayan, belirli bir aile çevresi ve ilişkileri içinde sınırlan­mış bir gencin yaşamından […]

İkinci Yeni Türk Şiir Akımı

Çağdaş Türk şiirinde, 1955’ten sonra başlayıp 1965’e kadar süren şiir akı­mı. Birinci Yeni’ye tepki olarak doğan ikinci Yeni’nin adı­nı Muzaffer Erdost koymuş ve bu ad, bazı eleştirmenler tarafından yerinde bulunmamasına karşın, yerleşmiştir. İkinci Yeni’nin öncüleri arasında Ok­tay Rifat, Turgut Uyar, İlhan Berk, Cemal Süreya, Edip Cansever, Sezai Karakoç, Ülkü Tamer, Ece Ayhan, Tevfik Akdağ, Yılmaz Gruda gibi ozanlar […]

Hece Ölçüsü Tarihi ve Özellikleri

Şiirde her dizedeki hece sayısının eşit olmasına göre düzenlenen ölçü [parmak hesabı da denir). Hece ölçüsüyle yazılan bir şiirde, ilk dizede kaç hece varsa öbür dizelerde de aynı sayıda hece bulunur. Hece Ölçüsü Tarihi Türk şiirinin temel ölçüsü olan hece ölçüsü, İslamlıktan önceki Türk şiirinde de kullanılmıştır. Halk edebiyatında (Anonim halk şiirinde olduğu gibi Tekke […]

Nasrettin Hoca Dünyanın Merkezi Fıkrası

Dünya’nın Merkezi 2033 yılında zaman tünelinde yolculuğa çıkan Bilgecan, Nasrettin Hoca ile karşılaşınca hemen durmuş. Fıkralarından hazır cevaplılığını bildiği Hoca’ya, “Dünya’nın merkezi neresidir?” diye sormuş. Nasrettin Hoca, kendinden emin bir şekilde ayağını yere vurmuş: – İşte tam burasıdır, demiş. Şaşıran Bilgecan, – Olur mu hocam, diye itiraz etmiş. Bilgecan’ı susturabileceğini düşünen Hoca, – İnanmazsan ölç, […]

Nasrettin Hoca Bal Kabağı Fıkrası

Ya Bal Kabağı Olsaydı! Bir gün Nasrettin Hoca, köyüne dönerken yorulmuş. Büyük bir ceviz ağacının altına soluklanmak için oturmuş. Gözü, ağacın yanındaki bal kabağı tarlasına takılmış. Hoca, – Hey güzel Allah’ım, kavuğum kadar bal kabağının incecik bir sapı var. Şu boylu poslu ceviz ağacının meyveleri ise ufacık, demiş. Hoca, kendi kendini sorgulayadursun ağaçtan kopan bir […]

Seyrani Kimdir?

Türk saz ozanı (Kayseri, 1807—Kay¬seri, 1866). Bir süre medrese öğrenimi gördükten sonra İstanbul’a giderek âşıklar toplantılarına katılıp ününü genişleten Seyrani, Bektaşi tarikatına girmiş ve bunu şiirlerinde açıklamıştır. İstanbul’dayken devletin bazı ileri gelen kişilerini şiirlerinde taşladığı için cezalandırılmak istenmiş, bir dostunun yardımıyla Anadolu’ya kaçmıştır. Özellikle Orta Anadolu’da gezmiş, âşık toplantılarına katılmış, saz ve söz yarışmalarında başarı […]

Ruhsatı Türk saz ozanı (Sivas, 1856 – Sivas, 1911)

Çobanlık ve çiftçilik yapan, Anadolu’ nun birçok yerini dolaşan ve şiirlerinde Bektaşi tarikatından olduğunu söyleyen Ruhsati, İcadi ve Cehdi mahlaslarını kullanmıştır. Aruzla da şiirler yazmış bulunan Ruhsati, aşk, ayrılık, gurbet, vb. konularda yazdığı koşmalarında halk deyişlerini başarıyla kullanmıştır. Şiirleri Kadri Özyalçın tarafından Deliktaşlı Ruhsati Hayatı ve Eserleri adıyla yayımlanmıştır (1936).

Kayıkçı Kul Mustafa

Türk saz ozanı (?,—1658’den sonra). Gençliğinde Murat Reis’in yanında Cezayir’de bulunduğu için Kayıkçı lakabını aldığı sanılan Kul Mustafa’ nın yaşamı konusunda bilgi yoktur. Şiirlerinde Osman II’nin öldürülmesi, İran şahı Abbas I’in Bağdat’ı alması, Murad IV’ün Bağdat seferi, Halep valisi Abaza Hasan Paşanın ayaklanması gibi tarihsel olaylara yer vermesi, onun Yeniçeri âşıklarından olduğunu gösterir. Özellikle Bağdat […]

Kaygusuz Abdal Kimdir?

Türk tasavvuf ozanı (XV. yy). Menkıbeye göre asıl adı Gaybi olan Kaygusuz Abdal, Alaiye (Alanya) Beyi’nin oğludur. Bir gün ava çıkar ve bir geyiğe rastlar; attığı ok geyiğe saplanınca geyik kaçar, o da arkasından kovalar. Geyik, Abdal Musa’nın tekkesine varır, Gaybi de arkasından tekkeye girer. Burada Abdal Musa’nın müridi olur. Sonra şeyhinin buyruğuyla Mısır’a gider, […]

Sayfa 2 of 41234