Kuşkuçuluk Nedir?

Bilgi felsefesinde insan düşüncesinin kesin doğrulara ulaşamayacağını ile­ri sürerek kuşkuyu sistem haline ge­tiren öğreti.

Kuşkuculuk, dogmatizme karşı çıkan, kolay çözümlerle yetinmeyen ve her şeyi didiklemeye yönelen bir düşünce biçimidir. Kamtlarımysa, duyuların ve akdyürütmenin içine düştüğü yanlış­lardan, kuramsal alanda ileri sürülen karşıt görüşlerden birinin ötekinden daha doğru olmasından, her şeyi ka­nıtlamak gerektiğinde sonsuz bir dizi izlemek zorunluğundan çıkarır. Aşırı biçiminde kuşkuculuk, olumlu ya da olumsuz her tür yargıyı askıya alma­yı gerektirir ve Montaigne’in şu sö­zünde dile gelir: “Ne biliyorum?”. Kuşkuculuk Eskiçağ’da Pyrron, Ainesidemos, Agrippa, Sekstos Empeirikos tarafından temsil edildi ve Yeni Akademi’nin olasılıkçılığına yol açtı. Bu kuşkuculuk, tümdengelimli akıl yürüt­meleri ele alıyordu. Hume’un kuşku­culuğuysa, deneysel bilime yönelmiş­ti ve kategorilerin (özellikle nedensel­liğin) yalnızca düşünsel alışkanlıklar olduğunu ve olasılık düzeyini aşmadı­ğım ileri sürüyordu.

Çeşitli Alanlar İçin Kullanma

Dogmatizmler, kuşkuculuğun olumsuz ve tersine dönmüş bir dogmatizm ol­duğunu ileri sürmüşlerdir. Bunun ne­deni, kuşkuculuğun, hiçbir şeyi olumsuzlayamayacağımızı olumsuzlamış olmasıdır. Kuşkuculuk dogmatizmle­rin ortak düşmanıdır, ama hiçbir ke­sin yargı ileri sürmediğini, düşünce­nin arınmasından başka amacı olma­dığını da her zaman belirtmiştir. Kuşkuculuğun, çeşitli amaçlar içinkullanıldığı apaçık görülmektedir. Ki­mi zaman her şeyi yadsımak için bir temel, kimi zaman da her şeye inan­mak için bir neden olarak kullanılmış­tır. Pyrron ve Montaigne için kuşku­culuk bu dünyada mutluluğa ulaşma­nın, Pascal içinse, Tanrı’ya ulaşmanın yoludur. Bazıları kuşkuculuğu, bağ­nazlığa karşı çare ve hoşgörünün kay­nağı olarak görürler, bazılarıysa kuş­kuculuktan yola çıkarak gizemciliğe varırlar. Bayie içinse kuşkuculuk öz­gür düşünceyi destekleyen bir kanıt niteliği taşır. Descartes’ın “geçici kuşku”sununsa bu tür kuşkuculukla bir bağlantısı yoktur. Kant ise, metafizi­ğinde, “inanç”ı “bilim”in yerine ko­yarak kendinden önce gelişmiş bulu­nan bazı kuşkuculuk anlayışlarına karşı çıkmıştır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir