Kuvars Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Kuvars az çok saf olarak bulunan billurlaş­mış silisin doğadaki yaygın türü. Çok tanınan bir mineral olan kuvars, Sİ02 bileşimli, çok kararlı ve altıgen sistemde billurlaşan bir tektosilikattır. En sert minerallerden biridir, mi­nerallerin sertlik derecesinin l’den (talk için) 10’a (elmas için) kadar de­ğiştiği Mohs ölçeğindeki sertliği 7’dir.

Yaygın Bir Mineral

Kuvarsın birçok biçimi vardır: Düşük sıcaklık kuvarsı 573°C’tan düşük sı­caklıkta, yüksek sıcaklık kuvarsıysa 573°C-870°C arasında billurlaşır. 870°C’ın üstündeki sıcaklıklardaysa silisin başka bileşikleri oluşur: Kimya­sal bileşimleri kuvarsmkiyle aynı ama yapıları farklı olan tridimit ve kristobalittir.

Kuvars,silis açısından yeterli zengin­likte olan bütün derinlik kayaçları, başkalaşımsal ve yanardağ kökenli kayaçlarda bulunur. Gerek magmalı kayaçlar için silikatlı sıvı artıkların­dan, gerekse başkalaşım mineralleri­nin değişimlerine bağlı kimyasal tep­kimelerle açığa çıkan silis fazlasından başlayarak kuvars, genellikle, kayada oluşan son mineraldir. En son ortaya çıktığından, kuvars, pütürlü kayaçlar­da, kendinden önce billurlaşmış mine­raller arasında kalan aralıkları dol­durur; demek ki, kuvars billurlan çok çeşitli biçimlerdedirler ve ksenomorfturlar.

Bir granit ya da gnays incelendiğin­de, kuvars, yarı saydam görüntüsü, kirli beyaz rengi ve yağlı pırıltısı sa­yesinde, çıplak gözle kolayca sapta­nır. Yanardağ kökenli kayaçlarda, si­lis, çoğunlukla, billurları içeren amorf hamurun temelini oluşturur.Bazı du­rumlarda, bu hamur yavaşça, küçük parlak kristallitlere dönüşebilir; bir­çok eski riyolitin (Maures, Esterel) mikrobillurlu bir yapıda olması böyle gerçekleşmiştir; riyolitler püskürük kayaçlardır. Kuvarsın büyük kimya­sal kararlılığı, bozulmalara dirençli olmasmı sağlar; kalıntı kayaçlarm önemli bir bileşenidir. Sertliği, akar­sular ve rüzgâr tarafından taşındığın­da, öbür minerallerde olduğundan da­ha çok yıpranmalara direnç göster­mesini sağlar; demek ki, kum ve kumtaşı gibi kırıntılı tortul kayaçların te­mel oluşturucularından biridir. Silisli kayaçlarm çatlaklarında ve hidrotermal damarlarda, kuvars, belirgin yüzlü büyük otomorf billurlar oluşturabilmektedir. Onlarca santimetreye erişebilen bu billurlar, daha çok, bir piramitle biten altıgen prizmalar ya da altıgen çift piramitler halinde or­taya çıkarlar. Billur içeren mineral­deki boşluklar ve içleri bullurla kaplı çakmaktaşı oyuklarının gösterişli bi­çimleri, süsleyici niteliklerinden ötü­rü çok aranırlar.

Çeşitli Kuvarslar

Kayaç billuru, yüzleri belirgin, say­dam ve duru bir kuvarstır. Bu, kuvar­sın alışılmış görüntüsüdür, ama ge­nellikle, billur içinde çok küçük mik­tarlarda bulunan katışkı maddelerin­den dolayı çok sayıda renkli çeşitleri vardır. Mor rengi demir IH’ten kay­naklanan ametist, mücevhercilikte ya­rı değerli taş olarak kullanılır. Sanlı turunculu bir renkte olan, belirgin kü­çük billurlu sitrin kuvarsının rengiyse demir hidroksit kalıntılarına bağ­lıdır. Büyük camsı kütlelerde bulu­nan ve yarı saydam olan pembe kuvar­sın, seyrek raslanan billur biçimleri vardır; manganez ve hematit izleri ta­şır. Dumanlı kuvarslar, karbonlu katışkı maddelerinin neden olduğu dü­zensiz kahverengimsi dalgalar içeren kaya billuruna benzer; bu katışkı maddeleri çok miktarda olduğunda, kuvars sürekli bir siyah renk kazana­bilir. Hematoyit, kuvarsın saydamsız kırmızı bir çeşididir. Parlak görüntü­sü, küçük kroksidolit katkılarının ne^ den olduğu ışıklı yansımalardan kay­naklanan ve çok aranan bir türdür. Saydam billursu kuvars, uzunluğu bil­lurunkine yakın olabilen parlak kırmı­zı çubuklar içerir. Süt rengi kuvars, özel bir elektron dağılımının neden ol­duğu renk renk yansımalar gösteren, donuk beyaz bir çeşittir.

Opaller, uzun süre amorf olarak ta­nınmış, silis çeşitleridirler. Gerçekte bunlar, çok düzensiz bir biçimde yığıl­mış kristobalit ve tridimit billurların­dan oluşmuşlardır. Renksiz ve say­dam olan opaller yağlı bir parlaklık gösterirler. Yarı saydam olan asil opal, ışığı çok sayıda yanardöner pı­rıltılarla yansıtır: ateş opali, kan kır­mızısı renktedir; adi opalse donuk ve süt rengindedir. Kadıköytaşı, genel­likle süt rengi ve beyazdır, ama renk­li birçok çeşidi de bulunur: Kornalin (kırmızı akik); krizopraz (yeşil akik); sarduan (esmer akik). Akikler, renk­leri paralel ya da eşmerkezli şeritle­re göre değişen kadıköytaşlandır. İyi­ce ayrımlaşmış düz bölgeleri bulunan akikler oniks olarak adlandırılır ve mücevher yapımmda kullanılır. Daha az değerli olan akiklerdense çeşitli alanlarda (küllükler, satranç tahtala­rı, laboratuvar havanları, vb. yapı­mında) yararlanılır.Kuvars’ın, ilgi çekici piyezoelektrik özellikleri vardır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir