Lale Devri hakkında bilgi edininiz.

Lale Devri hakkında bilgi edininiz. Elçiler Osmanlı kültür, sanat ve estetik anlayışını tanıtırken Avrupa’nın kültür, sanat ve teknolojisi hakkında edindikleri bilgileri Osmanlı’ya aktardılar. Bu elçilerin sayısı özellikle XVIII. yüzyıldan itibaren giderek arttı. Bu yüzyılın başında Osmanlı Devleti ile Avrupa devletleri arasında uzun yıllar devam eden savaş dönemi sona erdi.

lale devri etkileri

Lale Devri olarak isimlendirilen barış dönemi başladı. Bu dönem ismini o dönemde yetiştiriciliği tutku haline gelen laleden almaktaydı. Lale Devri barış, kültürel gelişme ve yeni açılımlar yapma devriydi. Bu dönemde elçilerin de etkisiyle Osmanlı Devleti, Avrupa ile yakın ilişkiler kurdu. Bu sayede Avrupa’daki başta askeri yenilikler olmak üzere teknik gelişmeleri alarak zayıflayan devleti güçlendirmek istedi.

Avrupa’nın farklı yerlerine gönderilen elçiler döndüklerinde gördükleri gelişmeleri devlet adamlarına aktardılar. Bu etkileşim sonucu Osmanlı Avrupa’dan neler almış, birlikte öğrenelim:

XVIII. yüzyılda Avrupa’dan alınan en önemli yenilik Türkçe eserler basacak bir matbaanın kurulmasıdır. Matbaanın ülkeye getirilmesinde Paris’e elçi olarak giden Yirmisekiz Çelebi Mehmet ve oğlu Mehmet Sait’in emeği büyüktür. Osmanlı Devleti’nde Rumca, Ermenice, İbranice, gibi dillerde eserler matbaalarda basılırken Türkçe eserlerin basılabileceği bir matbaa yoktu. Mehmet Sait Paris’te matbaaları dolaşmış, yurda dönüşünde İstanbul’da İbrahim Müteferrika ile matbaa kurma hazırlıklarına başlamıştı. Devlet adamlarının da izniyle matbaa faaliyete geçti (1727). Matbaada coğrafya, tarih, askeriye, bilim ve teknoloji alanlarında eserler basıldı.

Avrupa’nın Osmanlı Devleti’ni etkilediği alanların biri de mimaridir. XVIII. yüzyıldan itibaren Osmanlı mimarisinde Avrupa’nın etkileri görülmeye başladı. Mimari eserlerin süslemelerinde başlayan bu etki zamanla arttı, Avrupa mimarisini yansıtan yapılar şehirleri süslemeye başladı.

Sarayların mimarisi dışında iç dekorasyonunda da Avrupa tarzı eşyalar kullanılmaya başlandı. Mobilyalı salonlar geleneksel odaların yerini aldı. Ocakların yerini şömineler, divanların yerini koltuklar, sandalyeler, masalar aldı. Zamanla halk da bu yaşamı benimsedi.

XVIII. yüzyılda Avrupa ile kurulan yakın ilişkiler sonucu birçok Avrupalı sanatçı İstanbul’a geldi. Vanmour (Vanmur) da bu sanatçılardan biridir. Atölyesi sanatseverlerin uğrak yeri hâline gelen Vanmour’un çalışmaları Osmanlı sanatçılarını da etkiledi. Avrupa resim sanatının etkisi ve matbaanın gelişi geleneksel minyatür sanatının gerilemesine ve minyatür konularının değişmesine sebep oldu. Mehter müziği Avrupa’yı etkilediği gibi Avrupa müziği de Osmanlı’yı etkiledi. Avrupalı müzisyenler Osmanlı Devleti’nde görevlendirilmeye başlandı. Bunun sonucunda mehter takımı kaldırılarak altta resmini gördüğünüz bando kuruldu

Avrupa müziğinin yanında tiyatro, opera, bale gibi sahne sanatları da zaman içinde halkın ilgi gösterdiği sanatlardan oldu. Bu sanatlar orta oyunu, karagöz, meddah gibi sahne sanatlarının yerini almaya başladı.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir