Masonluk Nedir? Tarihi ve İlkeleri

Belli kardeşlik ilkelerini benimseyen, birbirlerini birtakım işaret ve amb­lemlerle tamyan, loca denen bölümle­re ayrılmış kimselerden kurulu der­nek (franmasonluk ya da farmasonluk da denir).

Tarihçe

Masonluğun kökeniyle ilgili değişik gö­rüşler vardır. Kimileri masonluk dü­şüncesinde geometriye önem vererek, kökeninin Eski Mısır ve Eski Yunan’a dayandığım ileri sürer; kimileriyse kö­keninin Ortaçağ’da kurulmuş duvar­cı loncalarına dayandığını belirtir. Günümüzde sözü edilen masonluk speküla tif (düşünsel) masonltür’tur; Orta­çağ’da bir meslek kuruluşu olarak, loncalar halinde beliren masonluk ise yapı işinin çeşitli kollarına bağlı olan­ları barındıran ve üyelerine bazı ay­rıcalıklar tamyan operatif masonluk’ tur. Operatif masonlar, istedikleri yerde istedikleri gibi çalışma hakkına sahiptiler. Bu nedenle kendilerine öz­gür mason adı verilmişti. Giderek ya­pı mesleğinden olmayanların da ma­son localarına kabul edilmesi, modern masonluğun, bu tarihi gelişmeye uy­gun olarak, özgür ve kabul edilmiş masonlar biçiminde belirtilmesine ne­den oldu. Günümüzdeki masonluğun, (spekülatif masonluk) operatif mason­luğun ardından, kabul edilmişler’in çoğalmasıyla düşünsel özelliğin ağır­lık kazanması sonucu ortaya çıktığım belirtenlerin yanı sıra, bu spekülatif masonluk’un İ.Ö. 3500 – 3000 yılları­na dayandığını ileri sürenler de var­dır (Menfis’te bulunan tapmaktaki hi­yeroglif yazılarında ve taş kabartma­larda masonluğa ilişkin gelenek, sim­ge ve çalışma yöntemleri üstüne ka­nıtlar bulunduğu ileri sürülür).

Öte yandan, bazı kaynaklar, günü­müzdeki masonluğun, örgütlenme ve ilkeler açısından kral Süleyman döne­mine bağlandığım ileri sürerler. İ.Ö. 970-931 tarihlerinde egemenlik süren kral Süleyman, Surlu mimar Hiram’ dan bir tapmak yapmasını istedi. Bu tapmağın yapılması sırasında Hiram’ın kurduğu düzen ve iş örgütlenmesi, günümüzdeki spekülatif masonluğun benimsediği aşama sırası ve bazı ah­lak ilkelerinin oluşmasında yol göste­rici oldu.Modern masonlukta uygula­nan ilkelerin ve insanseverlik ilkeleri üstüne oturtulan çalışmaların yam sı­ra, üyelerin loca denen yerlerdeki top­lantılara katılırken uydukları düzen de Hiram’ın kurduğu çırak, kalfa, üs­tat derecelerine bağlı kalmıştır. Hıristiyanlığın Avrupa’da yayılmaya başlaması ve devletlerin resmi dini durumuna gelmesiyle, kilise ve kate­dral inşaatları da başlamış oldu; böy- lece Menfis tapmağının yazıtların­daki masonlukla ilgili simgeler de ye­niden ön plana çıktı.

İtalya’da ilk operatif mason locaları VIII. yy’da görüldü. Ama spekülatif özelliğin ortaya çıküğı dönemlerde, lo­calar baskı altmda tutuldu. XVIII. yy’da masonluk Papalık tarafından aforoz edildi ve Katoliklerin mason ol­maları yasaklandı. Bu durum Fransız­ların İtalya’ya girmelerine kadar sür­dü. Napolyon döneminde, onun otori­tesi altmda serbest hale gelen İtalyan masonluğu,daha sonra gene baskı al­tına alındı. XIX yy. ortalarında karı­şık düzende birçok loca kuruldu. XX. yy’da Mussolini masonluğu tümüyle yasakladı. Zamanımızda İtalyan masonluğu ikiye bölünmüş durumdadır. Bir tarafı, düzenli dünya masonluğun- ca kabul edilmez.

İngütere’de 895-990 yılları arasmda- ilk mason locaları kuruldu. York ken­tinde bir kilisenin yapımı için ustalar toplantıya çağrüdı, bunun sonucunda da Tanrı’yı tanımak, mesleğe bağlüık, insanlık ve kardeşlik ilkelerine inan­mak, haksızlık etmemek gibi ilkelerin yer aldığı “York anayasası” yazıldı. İngiltere’de spekülatif masonluğun ortaya çıkması ve düzenle’ rresiyse XVHI.yy’da (1717) gerçekle.-.i. Han­gi dönemden kaldığı bilinmeyen dört loca birleşerek yeniden örgütlendi. Büyük Loca kuruldu. İlk büyük üstat Antony Sayer oldu. Ardından Fransız fizikçisi ve felsefe öğretmeni Desaguliers’ninbüyük üstatlığa getirilmesiyle masonluğa felsefi düşüncelerin daha çok girdiği görüldü. 1723’te masonluğun anayasası olarak kabul edüen Anderson yönetmeliği yayımlandı. Daha sonra büyük üstat olan Mantagu dü­kü zamamnda masonluğa özellikle soylu kişiler girdi (1737’den sonra İn­giltere’de büyük üstatlık kral ailesin­den olanlara verildi). Bazı yükümlü­lükler getiren Anderson yönetmeliği ulusal masonluk kuruluşlarındaki tü­züklere temel oldu. Değişik ülkelerde­ki mason dernekleri kendi tüzükleri­ni ulusal kavram ve anlayışlara göre hazırlarken söz konusu yönetmeliğin özünden ayrılmadılar.

İngiltere’de 1732’de“Eski Yükümlü­lükler” adıyla bir ana tüzük yayımlan­dı. Böylece İngiliz masonluğunun te­melini 1717’den öncelere götürenler bir bölünmeye yol açtılar. Uzun çalış­malardan sonra 1813’te iki büyük lo­ca birleşti.

İskoçya’ya masonluğun girişi, söylentiye göre İngütere’dekinden daha es­kilere dayanır. 1150’den önce İskoç- ya’nm batı bölgesindeki Kilwinning köyünde mason locaları kurulmuştur.

XVIII. yy’da İngiltere’de masonluk ör­gütlenirken, İskoçya’da operatif ma­sonluk ağır basıyordu. 1736’da yeni düzende localar kuruldu.

Fransa’da masonluk, İngiltere Büyük Locası’nm örgütlenmesinden sonra, İngiltere’den Fransa’ya gelen mason­lar tarafından kuruldu. Fransa’da ilk Büyük Loca 1743’te oluşturulmasına karşın, kuruluş ve düzen yönünden iki tip masonluk ortaya çıktı ve Fransa’ da masonlar arasında birlik sağlana­madı. 1755’te Büyük Loca, İngütere ile ügisi olmadığım Uan etti. Karışık­lık döneminden sonra 1773’te Grand Orient de France kuruldu. Modern dünya masonluğunca 1876’dan sonra düzensiz sayüan bu mason kuruluşu küçük ama önemli sayüan bir farkla dünya düzenli masonluğu kurallarına uygun olarak çalışır. Fransa’da dün­ya masonluğunca düzenli olduğu ka­bul edilen masonluk kuruluşuysa Grande Loge Nationaîe Française’ dir.

Almanya’da operatif masonluk da es­kiye dayanır. ÇeşiÜi katedral ve şato­lar operatif masonların ürünleridir. Bu ülkede ilk simgesel loca 1723’te Hamburg’da kuruldu. HiÜer dönemin­de kapatılan localar, İkinci Dünya sa­vaşından sonra yeniden çalışmaya başladılar.

A.B.D. masonluğun en yaygın olduğu ülkedir. Dünyadaki masonların ya­rısı bu ülkede yaşar. İlk loca 1729’da Massachussetts’de kurul­muştur.

Türkiye’de ilk kez Ahmet III dönemin­de raslanan masonluk, 1723’te düzen­li   bir biçime büründü. 1738’de Halep ve İzmir’de mason locaları gelişti. İlk olarak düzenli bir locadan izin alına­rak açüan loca,Halep locası oldu. Al- dülhamit II döneminde masonluğun gelişmesi durdu. Meşrutiyetten sonra, masonluk gelişme gösterdi. Mason­luk geleneklerine aykırı olarak Yük­sek Şûra kuruldu; bu nedenle Tür­kiye’deki masonluk dünya mason­luğuna kendini tanıtamadı. 1935’te masonluk çalışmaları dondu. 1948’de Yüksek Şûra yeniden çalışmaya baş­ladı ve masonluk geleneklerine aykı­rı olarak localar etkinlik alanına so­kuldu. Mason yasasma göre, seçimle gelen Büyük Loca’dan başka, hiçbir mason gücü, loca kuramayacağından, bu localar dünya masonluğunca ta­nınmadı.

Büyük Loca’nın kurulmasıysa 1956’da Ankara’da gerçekleşti ve Yüksek Şû­ra üe ilişkileri bir sözleşmeyle sap­tandı. Ama bu durum da, mason ya­salarına uygun değildi; dünyadaki öbür düzenli mason locaları tarafın­dan tanınabilmek için, Büyük Loca dı­şındaki herhangi bir kuruluş tarafın­dan yönetilmemek gerekiyordu. Türkiye Yüksek Şûrası’ysa dünya mason geleneklerine ters düşerek, Türkiye’ de masonluk alanında tek olduğu konusunda direniyordu. Bu durumun giderilmesi için bazı masonlar ayrılarak Türkiye Büyük Mahfüi’ni kurdu­lar. Ama denetim gene Yüksek Şûra elinde olduğundan, sonuç olarak Türkiye’deki masonluk düzenli dünya masonluğunca tanınmadı. Büyük Mahfil, Fransızların masonluk yasalarına aykırı düzen gösteren Grand Orient de France (Fransa Bü­yük Maşrıkı) ile ilişki kurdu. Düzenli ve geleneksel masonlukla ilgisi olma­yan bu durumun giderilmesi için, ma­son töre ve geleneklerine dikkat eden Türk masonlarının büyük bir bölümü çalışmalara girişerek Türkiye Büyük Locası’mn 1965’te İskoçya Büyük Lo­cası, 1970’te de İngiltere Büyük Loca­sı tarafından resmen tanınmasını ve böylece Türkiye’deki masonluğun dünya masonluğunca kabul edilme­sini sağladılar.

Başlıca İlkeler

Din, ulus, ırk, dil, inanç ve toplumsal durum ayrımı gözetmeden bütün insanları, insanlık ülküsünde birleştir­meye çalışan, amaç ve ülküde birleş­me bakımından evrensel ama kendi ülkesi bünyesi içinde ulusal olan ma­sonluk insanlığın, özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve adalet içinde gelişmesi­ni amaçlar. Ahlak sağlamlığı, sır sak­lama disiplini, insan kişiliğine ve bili­me saygı temel ilkelerindendir. Derne­ğe yalnızca erkekler üye olabilir. Der­nek, üye olmayanlara kapalı olma il­kesini uygular. Bütün dünyada Büyük Localar bir merkeze bağlı değüdir. Birbirlerini tanımış olmaları, aynı ilkeleri kabul edip uygulamalarım gösterir. Arala­rındaki ilişki yalnızca dostluk ilişkisi­dir.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir