Matbaacılık Nedir? Tarihçesi Dizgi ve Baskı Yöntemleri

Özgün bir belgeden, metin, biçim ya  da işaretlerin birçok kopyasını çıkar­ma sanatı (basımcılık da denir).

Tarihçe

İlk metin basma tekniği olan ağaçoyma baskıyı (ksilografi), IX. yy. dolay­larında Çinliler buldu. Bu teknik, işa­retleri bir tahta üstüne kabartma bi­çiminde oymak, mürekkep sürmek ve basınç uygulayarak bir kâğıt üstüne basmaktan oluşuyordu. XIV. yy. so­nunda Avrupa’da, iskambil kâğıtları­nı basmak için buna benzer bir teknik kullanıldı. Öte yandan gene, Çinliler Ortaçağ boyunca, hareketli harflerin kullanıldığı daha esnek ve daha hızlı bir basım tekniği geliştirdiler. Avru­pa’da hareketli metal harflerden ya­rarlanan tipo baskının (tipografi) 1436’ya doğru gerçekleştirilmesi, ge­nellikle jean Mentelin ve Gutenberg’ in çalışmalarına bağlanır. Bununla birlikte, hareketli harf kullanma dü­şüncesine, dönemin birçok araştırma­cısının aynı anda ulaştıkları düşünül­mektedir; dolayısıyla, tipo baskıyı ilk olarak kimin bulduğunu belirlemek güçtür.Gerçekten de Hollandah Laurens Coster, ağaçtan yapılma hare­ketli harfler kullanmıştı; bu harflerin tek eksiği çabuk yıpranmalarıydı. Öte yandan, Mentelin ve Gutenberg de, ilk kez baskı makinesi kullandılar; bu ma­kine bağcılarm üzümü ezmek için kul­landıkları presin bir başka çeşidiydi. Harfleri oymak yerine bir kalıpla dök­mek işlemininse, ilk olarak Gutenberg’in işçilerinden Schöffer tarafın­dan gerçekleştirildiği bilinmektedir. Bu yöntemlere göre basılan ilk matba­acılık ürünleri bir İncil (1456), bir mezmurlar kitabı ve bir almanaktır (1457). Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - 01 Temmuz 2014 at 10:24

Kategori: Ansiklopedi   Etiket:

Maske Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Maske, Boyalı karton, kumaş, deri, plastik, vb’nden yapılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yapma yüz.

Maskelere her dönemde ve aşağı yu­karı dünyanın her yerinde raslanır. Bazı Avrupa ülkelerinde sürmekte olan maske kullanımının kökeni, Eskiçağ’a kadar uzanır; etnoloji uzmanları maske kullanımına, “arkaik” olarak adlandırılan hemen hemen bütün kül­türlerde raslamışlardır. Maskenin, gizleme, benzeme, yanıltma gibi pek çok işlevi vardır.

Ölü Maskeleri

Maskeleri ölülerin yüzlerini kaplama­da ilk olarak kullananlar kuşkusuz Es­ki Mısırlılar olmuştur; maske ölüyü henüz ayrılmış olduğu canlılar dünyasından ayırmaya yarar ve öbür dün­yada başlayacak olan büyük yolculu­ğa çıkışı belirtir: Bir dünyadan bir başka dünyaya, yani simgelediği ölü­ler dünyasına geçişin belirtisidir bu. Eski Yunan’da maske ilk olarak Mykenai’de ortaya çıktı. Doğrudan doğru­ya ölünün yüzünün kalıbım oluşturan maske, sertliği vurgular, apansızın do­nup kalmış olan yaşamın bir izidir. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - 30 Haziran 2014 at 11:59

Kategori: Ansiklopedi   Etiket:

Masatenisi Nedir?

Masatenisi, Özel boyutlardaki bir masa üstünde, kauçukla kaplı tahta raket ve sert ya da esnek, içi boş top aracılığıyla oy­nanan, kuralları tenise benzer spor dalı (pingpong da denir).

1880’e doğru İngiltere’de bulunan masatenisi çuha kaplı tahta raketlerle oynanıyordu, ama raketler kısa süre­de kabarcıklı kauçukla kaplı modern görünümlerini aldılar. Bir süre ilgi gö­ren, daha sonra da unutulan masate­nisi, 1921’de ilk İngiltere şampiyona­sıyla yeniden önem kazandı. Başlangıcından beri masa dışında her şeyi değişen bu sporda günümüzün us­taları Japonlar ve özellikle bu sporu ulusal sporları durumuna getiren Çinlilerdir. Büyük masatenisi yarışmaları arasmda özellikle şunları belirtmek gerekir: 1926’da yılda bir, 1959’dan sonra da iki yılda bir yapılan bireysel dünya şampiyonaları (erkekler, ba­yanlar, karışık çiftler); Swaythling Kupası; Marcel Corbillon Kupası (er­kekler ve bayanlarda takım halinde); dünya şampiyonalarım izleyen yıllar­da iki yılda bir yapılan Avrupa, As­ya, Amerika şampiyonaları; vb. Oyun alanı 2,74-m boyunda, 1,525 m eninde, 25 mm kalınlığında ve yerden 0,76 m yükseklikte, sert tahtadan dik­dörtgen bir masadır. Mat ve koyu bir renge boyanmış olan masanm yüzeyi, 2 sm genişliğinde beyaz bir çizgiyle çevrelenmiştir. 30,5 sm yüksekten bı­rakılmış bir topun 30,3 ya da 32,9 sm’ye sıçramasını sağlayabilecek bir yapıda olması gerekir. 15,25 sm yük­seklikte, üst kısmı beyaz şeritli, yeşil pamuk ipliğinden yapılmış delikli bir file her iki ucundan, masadan 15,75 sm dışarda bulunan dikmelere bağla­narak masayı enine ikiye böler. Masanın uzunluğuna çizilmiş 3 sm’lik bir çizgi de her bölümü sol ve sağ olmak üzere ikiye ayırır. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 11:58

Kategori: Ansiklopedi   Etiket:

Masaryk Kimdir?

Çekoslovakyalı devlet adamı Masaryk (Hodonin, Moravya, 1850-Lany Şatosu, Prag yakınları, 1937).

Babası Çek, annesi Slovak asıllı olan Tomaş Garrigue Masaryk, küçük yaş­larda, önce çiftlik işçisi, sonra da bir demircinin yanında çırak olarak ça­lıştı. Daha sonra öğretmen olmasma karar veren ailesi tarafından 1865’te Brno’daki bir ortaokula gönderildi. Ortaöğrenimini Viyana’da tamamla­dıktan sonra, Viyana Üniversitesi’nde felsefe öğrenimine başladı. 1876’da Eflatun üstüne yazdığı doktora tezini şavundu. A.B.D’li bir öğrenci olan Charlotte Garrigue ile evlenerek onun soyadım ikinci adı olarak kullanmaya başladı.

1881’de ilk önemli yapıtı Der Selbstmord als soziale Massenerschein ung der modernen Zivilisation’u (Mo­dern Uygarlıkta Kitle Davranışı Görünümü Almış Toplumsal Bir Sorun: İn­tihar) yayımladı. 1882’de Prag’da ye­ni düzenlenen Çek Üniversitesi’ne çağrılarak felsefe profesörlüğüne atandı. Bu arada Athenaeum adlı bir eleştiri dergisiyle Naşe Doba adlı bir siyaset dergisi yayımladı. Ulusal Çek hareketi sırasında, bağımsızlık iste­yen orta burjuvazi ile halk tabakala­rının kendilerini gösterdikleri Genç Çekler hareketine katıldı. Böylece, ül­kesinin düşünsel ve siyasal açıdan ye­nileşmesinde ön planda yer aldı. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 11:56

Kategori: Biyografi   Etiket:

Masalların Kaynakları Yapısı Dünya Masalları ve Türk Masalları

Masal, düz yazı biçiminde söylenmiş, dinsel ve büyüsel inançlardan ve törelerden bağımsız, bütünüyle düş ürünü olan kısa anlatı türü.

Masallarda Öz Biçim Ve Biçim Özellikleri

Masallarda genellikle olağanüstü olaylar ve kişiler yer alır. Ancak kimi masallarda olağanüstü olay ve kişile­rin yerine günlük yaşamdaki benzer­leri geçmiştir. Dahası kimi son dönem masalları, masal dünyasının değil, gerçek dünyanın araçlarını, gereçle­rini içermektedir.

Masal, sözlü edebiyat ürünlerinden- dir ve anonim bir özellik gösterir. Ef­sane, destan, fıkra gibi sözlü gelenek ürünleriyle yakın benzerlikler sunan masalı bu türlerden ayıran en belir­gin özellik, anlattığı olayların tümüy­le “düş ürünü” olduğu izlenimini ya­ratmasıdır. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 11:55

Kategori: Ansiklopedi   Etiket:

Masaccio Kimdir?

İtalyan ressamı Masaccio (San Giovanni Valdarno, 1401 – Roma, 1429).

Asıl adı Tommaso di Ser Giovanni olan Masaccio’nun çok kısa süren ya­şamı üstüne pek bilgi yoktur. . Resim sanatını Masolino da Panicale’den öğrenen Masaccio, duygularının güçlülüğü, kompozisyonunun yalınlığı, hacimleri değerlendirmedeki ustalı­ğıyla Giotto’nun sanatmı sürdürdü. Michelangelo, Raffaello ve Leonardo da Vinci, onun yarattığı okulu sürdür­düler ve çalışmalarma Masaccio’nun fresklerini kopya ederek başladılar. Leonardo da Vinci yazdarında Ma­saccio’nun getirdiği yendiği şöyle açıkladı: “Giotto’dan sonra, bir yüz­yıldan fazla bir süre boyunca sanat yeniden gerdedi, çünkü ressamlar Gi­otto’nun yapıdarmı kopya etmeye baş­lamışlardı. Sonra, Floransalı Tomma­so (Masaccio) geldi. Resim alanında­ki yapıdarının yetkinliğiyle, doğayı, bu bütün ustaların en başta gelen hoca­sını örnek olarak almayanların, boş yere sanat yapmaya uğraştıklarım ka­nıtladı.” Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 11:36

Kategori: Biyografi   Etiket:

Karl Marx Kimdir?

Karl Marx, Alman iktisat kuramcısı ve felsefeci­si (Trier, 1818-Londra, 1883). Protestanlığı kabul eden bir Yahudi ailesinin çocuğu olan Karl Marx, ön­ce, hukuk ve felsefe okudu, 1836’da kendisinden dört yaş büyük,çocukluk arkadaşı jenny von Westphalen (1814-1881) ile gizlice nişanlandı. Öğrenimine Berlin Üniversitesi’nde de­vam ederken Hegel’e ilgi duydu, Jenny’ye lirik şiirlerle doldurduğu def­terler gönderdi ve Demokritos ile Epikuros’da Doğa Felsefesi adlı tezini sa­vundu. Hegelci yazarlarla ve özellik­le kendisini yazı yazmaya özendiren Bruno Bauer ile tanıştı. 1842’de Die Rheinische Zeitung dergisinin başına geçti. Almanya’da liberal bir siyaset için mücadele eden bu dergi, 1843′te kapatıldı ve 1848’de Neue Rheini­sche Zeitung olarak yayımlandı. Marx, burada 80 makale yazdı, Jenny ile evlendikten (19 Nisan 1843) sonra Marx, Almanya’dan ayrıldı, Pa­ris’e gitti ve bir Fransız-Alman dergi­sinin başına geçti. Deutsch- Französiche jahrbücher (1844) adlı bu dergi bir tek sayı çıktı ve burada Marx’ın iki yazısı yayımlandı: Zur Kritik der hegelschen Rechtsphilosophie. Einleitung (Hegel’inHukukFelsefesinin Eleştirisi Üstüne. Giriş) ve Ya­hudi Meselesi (Zur judenfrage).

Bu arada Marx, idealizmlerini mah­kûm ettiği yeni-hegelci genç Alman felsefecilerinden ayrıldı (bu idealiz­min, onları siyasal açıdan iş yapamaz hale getirdiğine inanıyordu). Büyük siyaset felsefecilerini, Rousseau’yu, Montesquieu’yü, Machiavelli’yi oku­du, Feuerbach ve Heine ile tanıştı, bü­tün iktisadi, tarihsel ve siyasal sorun­larda bilgi edindi. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 11:34

Kategori: Biyografi   Etiket:

Martinik Coğrafyası Tarihi ve Ekonomisi

Martinik, Atlas Okyanusu’nda, Küçük Antiller’ de (Rüzgâr adaları) ada.

Fransa’ya bağlı bir denizaşırı yönetim bölgesi olan Martinik, Guadeloupe’tan 130 km kadar uzakta, Dominik ve Saint-Lucia (İngiltere’ve bağlı) adaları arasına yer alır.

Coğrafya

Uzunluğu en fazla 65 km’yi, genişliği de 24 km’yi bulan Martinik’te hemen hemen tümü de kıyıya yakm bulunan ve en önemlisi Lamentin ovası olan düzlükler adanın üçte birini kaplar: Yükseklik, kıyı kesiminden dağlara doğru ilerledikçe aşamalı olarak ar­tar; dağlar, güneyden kuzeye giderek gençleşen ve iç kesimleri kaplayan üç tür volkanik oluşumdan meydana gel­miştir. Bunların son derece girintili çıkıntılı kıyıya ulaşan birçok uzantısı burunlar ve yarımadalar oluşturur: En uzunu olan Caravelle yarımadası 10 km’dir. En yüksek doruklar olan Pelee dağı (1 463 m; 1902’de püskürerek Saint-Pierre kentinin ve 28 000 kişinin yok olmasına yol açmıştır) ve Carbet tepesi (1196 m) adanın kuze­yinde yer alır; öte yandan güneyde, yükselti hiçbir yerde 500 m’yi geç­mez. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 10:10

Kategori: Coğrafya   Etiket:

Martinet Hayatı Dilbilimde İşlevsellik ve Eserleri

Fransız dilbilimcisi Martinet (Saint-Albans-des- Vülards, Savoie, 1908). Ortaöğrenimini Paris’te yaptıktan son­ra, Sorbonne Üniversitesi’nde İngilizce ve almanca konularında uzmanla­şan Andre Martinet 1932-1933 yılla­rında College de France’ta A. Meillet’nin (1866-1936) yönetiminde baş­ladığı doktora tezi çalışmasını, Meillet’nin ölümünden sonra 1937′de sa­vundu: La gemination consonantique d’origine expressive dans les langues germaniques (Germen Dillerinde Anlatımsal Kökenli Ünsüz İkizlenmesi). Aynı yıl içinde ikinci bir doktora tezi çalışması (La phonologie du mot endanois [Danca Sözcüğün Sesbilimsel) ya­pan Andre Martinet 1938′de Ecole Pratique des Hautes Etudes’ün Sesbi­lim Bölümü başkanlığına getirüdi. 1932-1938 yüları arasında Prag Dil­bilim Çevresi’nin önde gelen temsilci­lerinden sesbilimci N. Trubetskoy ile bağlantı kurdu ve gene aynı dönemde (Danimarka’da bulunduğu yıllarda) Kopenhag Dilbilim Çevresi’nin, özel­likle de bu çevrenin kurucularından L. Hjelmslev’in etkinliklerini yalandan izledi. İkinci Dünya savaşı yıllarında tutsak düşerek kaldığı kampta bulu­nan Fransızların konuşmalarını ince­ledi ve bu konudaki çalışmasını 1945 ’te La prononcia tion du français contemporain (Çağdaş Fransızcamn Telaffuzu) adıyla yayımladı. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 10:08

Kategori: Ansiklopedi   Etiket:

Martin du Gard Kimdir?

Fransız yazarı Martin du Gard (Neuillysur-Seine, 1881 – Serigny, Orne, 1958). Yargıçların ve maliyecüerin bulundu­ğu bir aileden gelen Roger Martin du Gard, bir Katolik okulu olan Ecole Fenelon’da başladığı öğrenimini Paris’ te Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat okuyarak sürdürdü. Daha sonra 1903’te Ecole des Chartes’a girerek tarih okudu ve 1905′te bu okulu arşiv­ci – paleograf olarak bitirdi. Tolstoy’un Savaş ve Barış adlı roma­nını okuduktan sonra anlatı sanatının gücünden etkilenerek romanlar yaz­maya başlayan ama bir süre sonra bu girişimini yarıda bırakan Roger Mar­tin du Gard 1909’da ilk yapıtı olan De­veni r’i (Olmak) yayımladı, 1913’teyse ilk büyük yapıtı sayılan ve Dreyfus olayının başlattığı ahlak bunalımını toplumsal açıdan işleyen jean Bamis’ yı bastırdı. Bu yapıt Jean Schlumberger ile Andre Gide’in ilgisini çek­ti.

Les Thıbault

Roger Martin du Gard, Birinci Dünya savaşından sonra Clermont’a çekilerek on yedi yıl süreyle (1920-1937) bü­yük yapıtı Les Thibault’yu (Thibaultlar) gerçekleştirmek için gereken ge­reci topladı. Devamını Okuyunuz…

İlk Yorum Yazan Siz Olun - Yazı hakkında düşüncelerinizi yazın.  Yazan Talha Duman - at 10:05

Kategori: Biyografi   Etiket:

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »