Tarık Dursun Kakınç Hayatı ve Eserleri

Türk yazan (İzmir, 1931).

Ortaokulu bitirdikten sonra (1950), eğitimini sürdürmeyerek otobüs biletçiliği, devlet memurluğu gibi çeşitli iş­lerde çalışan, ardından da meslek ola­rak gazeteciliği benimseyen Tarık Dursun K. (Kakınç) edebiyat yaşamı­na şiirle başladı. İlk şiiri 1949’da Kay­nak dergisinde yayımlanan Tarık Dur­sun K., şiirlerini Cengiz Tuncer’le or­tak yayımladığı Devriâlem (1951) ad­lı kitapta topladı. Aynı yıl yazmaya ve yayımlamaya başladığı, ilk gençlik yıl­larının yaşam öyküsel izlenimlerini yansıtan öyküleri, yarattığı şiirli, du­yarlı dili ve rahat okunurluğuyla ilgi gördü. Milliyet gazetesindeki kitap ta­nıtma yazılarının yanı sıra 1950’li yıllarda sinema eleştirileri de yayımla­yan Tarık Dursun K. 1957’den sonra yönetmenliği deneyerek Aramıza Kan Girdi, Kanlı Kurşun, Kelebekler Çift Uçar gibi birçok film gerçekleştirdi. 1965’te Kurul Kitabevi’ni açtı; Kurul Yayınlan’m, Milliyet Yayınları’nı ve kurucularından biri olduğu Koza Yayınları’nı yönetti (1975). Günümüzde Kitaplar (1973-1974) ve Kitaplar (1980) dergilerini yayımladı. Edebiyat yaşamına şiirle başlaması­na, sinema eleştirisi ve senaryo yaz­masına, film yönetmesine, gazetecilik yapmasına karşın Tarık Dursun K., daha çok öykü ve romanlarıyla ün yapmıştır. Öykülerinde İzmir’in yerel renkleri içinde betimlediği emekçiler, işçiler, balıkçılar, geçim sıkıntısı için­deki işsizler, geleceklerinden emin ol­mayan delikanlılar, düşlerle gerçek­ler arasında bocalayan kadınlar gibi toplumun kıyısında kalmış sıradan in­sanları sevecen bir bakışla yansıttı. Genel olarak izlenimci bir betimleme anlayışının egemen olduğu bu öyküler­de çarpıcı bir dramdan çok, yaşamın akışı içindeki inşam verirken, ustalıklı konuşmalarla kolay okunur bir anla­tım yarattı.

Sevmek Diye Bir Şeyde (1965) Türkçeyi zorlayan bir dil anlayışı, İmbatla Dol Kalbim’de (1982) şiirsel duyarlı­ğı gözlemle destekleyen sağlam bir dil yapısı, Bağrı Yanık Ömer ile Güzel Zeynep (1972) adlı kitabındaysa halk öykülerine öykünen bir anlatım gö­rüldü.

Öykünün yanı sıra, romanda sürekli bir konu ve anlatım arayışı içinde olan Tarık Dursun K., 1957’de ya­yımladığı Rıza Bey Aile-Evfnde (1957) her bölümü ayrı bir kişi ağzın­dan anlatılan olayları, bağımsız birer öykü biçiminde yazdı. İnsan Kurdu’nda (1959) sinema sanatına özgü bir anlatım tekniğine yönelerek, be­timlemeden ve ruhsal çözümleme­den çok, konuşmalara yer verdi. Bir­ çok edebiyat eleştirmeni tarafından en önemli romam olarak kabul edilen Denizin Kanı’nda (1968), 1946’da çok partili döneme geçiş sırasında Bodrum’da süngercilerin ağa ile çatışmalarını konu edinirken gözlemci-gerçekçi bir bakış açısı sergiledi ve bu kez hareketli sinema anlatımı ye­rine betimlemeye ve ruhsal çözümle­meye yöneldiği görüldü. Her bölü­mün dışındaki bağımsız birer metin olan doğa betimlemelerinde, şiirsel bir dil kullandı.

Gün Döndü romanıyla (1974), 12 Mart olayına yüzeysel bir bakış açı­sıyla ve pek özenli olmayan bir anla­tımla yaklaşan Tarık Dursun K., Kurşun Ata Ata Bite?de (1983), Güneydoğu Anadolu’daki kaçakçıların yaşamına, arkadaşlıklarına, acılarına ve umutlarına yöneldi. Doğalcı bir gerçekçilikle duyarlı bir öykülemeyi iç içe yürüten bu romanda da, bütün yapıtlarında olduğu gibi yalın bir dil kullanarak sürükleyici bir anlatım yarattı. Tarık Dursun K., çeşitli edebiyat ödüllerinin yanı sıra, Haritada Beş Nokta adlı röportajıyla, Gazetecilik Röportaj Başarı Armağanı’nı almış­tır (1960); ayrıca bazı çevirileri var­dır.

Başlıca Eserleri

Öykü: Hasangiller (1955); Vezir Dü­şü (1957); Güzel Avrat Otu (1960; 1961 Türk Dil Kurumu Öykü Ödü­lü); Sevmek Diye Bir Şey (1965); Yabanın Adamları (1966; 1967 Sait Fa­ik Hikâye Armağanı); 36 Kısım Tek­mili Birden (1970); Bağnyanık Ömer ile Güzel Zeynep (1972); Bahriyeli Çocuk (1976); İmbatla Dol Kal­bim (1982); Ona Sevdiğimi Söyle. (1984; 1985 Sait Faik Armağanı); Ömrüm Ömrüm (1986; 1987 İş Ban­kası Edebiyat Ödülü).

Roman: Rıza Bey Aile-Evi (1957); İn­san Kurdu (1959); Sabah Olmasın (1967); Denizin Kanı (1968; 1980’de televizyon dizisi oldu); Kopuk Takımı (1969); Gün Döndü (1974); Kaya­başı Uygarlığının Yükselişi ve Bir­denbire Çöküşü (1980); Alçaktan Uçan Güvercin (1980); Kurşun Ata Ata Biter (1983; 1984 Orhan Kemal Roman Ödülü); İyi Geceler Dünya (1986); Bağışla Onları (1989); Ağaç­lar Gibi Ayakta (1990; 1991 Yunus Nadi Roman Ödülü).

Şiir: Devriâlem (Cengiz Tuncer’le birlikte, 1951).

Masal: Deve Tellal Pire Berber İken (1970); Bir Küçük Aslancık (1975). Çocuk romanı: Hoşça Kal Küçük (1979).

İnceleme: Ünlü Sinema Rejisörleri (1963); Bir Damla Kan Bir Damla Petrol (1965).

Gezi notları-röportaj: Gözucuyla Sovyetler Birliği (1974); Bizimkisi Zor Zanaat (1990; İstanbul Gazeteci­ler Cemiyeti Yılın Röportajı Ödülü).

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir