Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar

Türk toplumunun modern ve çağdaş bir yapıya kavuşmasını isteyen Mustafa Kemal,toplumsal alanda inkılapların yapılması için gerekli çalışmaları başlatmıştır.

TEKKE, ZAVİYE VE TÜRBELERİN KAPATILMASI  (30 KASIM1925 )

        Milli mücadele kazanıldıktan sonra yeni rejim düzenlemeleri yapılırken tarikatlar ve tekkeler bu inkılaplara karşı çıkmışlardır.Mustafa Kemal yaptığı yenilikleri sağlamlaştırmak için tekke ve zaviyelerin kapatılmasının gerekli olduğuna  karar vermiştir.

Mustafa Kemal Paşa Kastamonu nutkunda; “Ölülerden medet umulamayacağına şeyhlerin irşadından maddi manevi saadet gelmeyeceğine ve bunun, çağdaş bir toplum olmak için  leke olduğuna” değinmiş ve “Efendiler ve Millet, biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler,dervişler müritler ve meczuplar memleketi olamaz en doğru , en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır” demiştir.

Laikleşme çabaları doğrultusunda şartların olgunlaşmasını fırsat bilen  Mustafa Kemal Paşa,

  • Toplumsal alandaki ikiliği önlmek
  • İnkılaplaşma sürecini hızlandırmak
  • Çağdaş ve bilimsel gelişmelerin önünü açmak

gibi amaçlardan dolayı  30 kasım 1925′ te meclise sunduğu önerge doğrultusunda önemini yitiren ve yozlaşan  tekke,zaviye ve türbeleri kapatmıştır.

Bazı din büyükleri ve devlet adamlarının türbeleri, bir süre sonra tarihi geçmişimiz ve kültürel bağlarımızı koparmamak adına  ziyarete  açılmıştır.

KILIK-KIYAFET KANUNUNUN KABULÜ (25 ARALIK 1925)

Mustafa Kemal Paşa,

  •  laiklik ile zıt düşen giyimi ortadan kaldırmak
  •  kılık-kıyafette birlik ve beraberliği sağlamak
  •  Türk milletini modern ve çağdaş bir görünüme kavuşturmak

için yazın düzenlediği yurt içi gezilerinden biri olan Kastamonu-İnebolu seyahatinde şapka takarak halkın karşısına çıkmıştır.Bu yeniliğin kısa sürede tüm yurda yayılması sonucu 25 aralık 1925’de Şapka Kanunu çıkarılmıştır.

 

Bu kanunla; herkesin fes,sarık ve külah gibi başlıklar yerine şapka giymesi sağlanarak kılık kıyafette laik ve modern görünüme geçilmiştir.Yalnız din görevlilerin ibadethanelerinde dini kıyafet giymeleri kararlaştırılmıştır.

SOYADI KANUNUNUN KABULÜ (21 HAZİRAN 1934) 

  Osmanlı Devleti’nde soyadının kullanılmaması toplumsal hayatta ve kamu kuruluşlarında bazı karışıklıklara neden olmaktaydı.

Yeni Türk Devleti,toplumsal düzeni sağlamak ve imtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir millet oluşturmak istediği için 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu’nu çıkarmıştır.

Bu Kanunla;

  • Herkesin iki yıl içinde bir aile soyadı alması ve alamayanlara hükümet tarafından verilmesi
  • soyadı olarak kullanılan sözcüklerin Türkçe olması
  • Rütbe, memurluk,ırk,millet,şehzade gibi kelimeler ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimelerin soyadı olarak seçilmemesi kararlaştırılmıştır.

aynı sene çıkarılan bir diğer kanunla “ağa,hacı,hafız,molla,efendi,bey,beyefendi,hanım,hanımefendi” gbi eski toplumsal düzeni yansıtan unvanların kullanılması da yasak hale getirilmiştir.

Soyadı Kanuna uygun olarak TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya “Atatürk”; Mustafa Kemal Paşa tarafından İsmet Paşa’ya “inönü” soyadı verilmiştir.

TAKVİM,SAAT VE ÖLÇÜ BİRİMLERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Uluslararası alanda ekonomik ve ticari ilişkileri kolaylaştırmak ve toplumsal alanda ikilikleri önlemek için takvim,saat ve ölçü birimlerinde değişiklikler yapılmıştır.

Buna göre çıkarılan kanunlarla,

  • Miladi Takvim 1925’te
  • Avrupa saat birimi 1925’te
  • Uluslararası rakamlar 1928’de
  • Kilogram sistemi 1931’de
  • Metre sistemi 1931’de     kabul edilmiştir.
  • Hafta tatili 1935’te Cuma gününden Pazar gününe alınmıştır.
Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir