Türkler Geliyor Konu Cevapları 7. Sınıf Sosyal Bilgiler

Türkler Geliyor Konu Cevapları

Bu konu içerisinde 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabı 48-51. sayfalardaki konu içindeki sorulara cevap yazılmıştır.

“Türkiye Selçuklu Devleti’nin başına güçlü ve başarılı dev­let adamlarının geçmesi bu devletin temellerinin sağlam olmasını sağlamıştır.”
Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s. 210.

Yukarıdaki ifadeyi bir ülkenin yönetimi açısından değer­lendirdiğinizde hangi sonuçlara ulaşıyorsunuz? Tartışınız.

Bir ülkenin yönetiminde, devlet liderlerinin, hükümdarların becerikli ve başarılı olması çok önemlidir. Hükümdar ülkesine sahip çıkar, devletini kurumsallaştırırsa devleti sağlam temellerini atmış olur, devlet uzun süre ayakta kalabilir.

Türkiye topraklarında yapılmış savaşlara örnekler verebilir misiniz? Bu savaşların ülkemiz için önemi nedir? Kısaca belirtiniz.

Türkiye topraklarında tarihin ilk zamanlarından nu yana sürekli savaşlar olmuş, medeniyetler değişmiştir. Türkler Malazgirt savaşı ile Türkiye topraklarına girmiş, devam eden savaşlarla Türkiye toprakları Türklere yurt olmuştur. Kurtuluş savaşı ile Türkiye topraklarının Türklerden geri alınamayacağı anlaşılmıştır.

Türkiye tarihi açısından, Malazgirt Savaşı’nın çok önemli bir yeri vardır. Bu savaşı hazırlayan et­kenler aşağıda verilmiştir. Birlikte inceleyelim.

– Anadolu’ya Türk akınlarının başlaması,

– Bizans üslerinin birer birer ele geçirilmesi,

– Tuğrul Bey ve Alparslan’ın Anadolu’ya yaptırdığı akınların devlet politikası hâline getirilmesi,

– Selçukluların, göçebe Oğuzlara Anadolu’yu yurt edindirmek istemeleri.

Size göre yukarıdaki faaliyetler Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerinde etkili olmuş mudur? Neden?

Yukarıdaki faaliyetler Anadolu’nun Türkleşmesinde, ve yurt edinmelerinde etkili olmuştur. Anadoluya Türk akınları ile Bizans üsleri bir bir ele geçirilmiş, Selçuklu Türk Devletinin Oğuzları Anadolu topraklarına yerleştirerek, Anadoluyu Türkleştirmiştir.

Yukarıdaki haritada (Sayfa 48 deki Türkiye fiziki haritasından bir bölüm haritası) Malazgirti gösteriniz. “Malaz­girt zaferiyle birlikte Anadolu’nun kapısı Türklere açıl­mıştır.” sözüyle ne anlatılmak istendiğini belirtiniz.

Alparslan’ın kazandığı Malazgirt zaferi ile Bizans ordusu dağıtılmıştır. Böylece Türklere karşı koyacak Anadolu’da bir ordu kalmamıştır. Türkler Anadoluya yaptıkları akınlarda yerel güçler de varlık gösterememiştir. Malazgirt savaşından sonra Türklerin ilerlelemesini durduracak her hangi bir güç kalmadığı için kapıları açılmıştır deyimi kullanılır.

26 Ağustos 1071’de Bizans imparatoru Romanos Diogenes (Romen Diyojenl’in ordusu ile Alparslan’ın ordusu Malazgirt’te karşı karşıya geldi. Türkler kazandıkları bu zaferle karşılarına çıka­bilecek en büyük engeli aşmış oldular ve Ege Denizi’ne ulaştılar. Türk ordusunda Gevherâyin, Afşin, Savtekin, Sunduk gibi tecrübeli komutanların bulunması zaferin kazanılmasında etkili oldu. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Selçuklu komutanlarından Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te Bizans’tan iznik’i alıp Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurdu.

Bu komutanların Anadolu içine yapmış oldukları kısa süreli seferlerin, Anadolu’nun Türkleşme­sinde ne gibi rolü olabilir? Tartışınız.

Bu komutanlar Anadoluya yaptıkları akınlarla yerel güçleri yok etmişler ve oralara yerleşerek yurt edinmişlerdir. Akınklar sonucunda fethedilen yerler bir daha geri verilmemiştir. Bu akınlarla Anadolunun her yeri alınmış Anadolu Türk hakimiyetine girmiştir.

Suriye ve Anadolu’nun Türkler tarafından ele geçirilmesi Bizans’ı çok zor durumda bırakmıştı. Bu durum karşısında Avrupa devletleri ne yapmış olabilir? Türklerin Balkanlara doğru yaklaşması on­ları tedirgin etmiş midir? Neden?

Türklerin Anadolu’yu ele geçirip Balkanlara doğru yaklaşması Avrupa devletlerini tedirgin etmiştir. Çünkü sıra kendilerine geleceğini Türklerin Avrupa’yı da alacaklarından korkmuşlardır. Avrupa Devletleri Türklere karşı birlik oluşturup Haçlı Seferlerini düzenlemişlerdir.

Haçlı seferlerini göstren harita

Yukarıdaki haritanın üzerindeki çizgiler Haçlı Seferlerinin yapıldığı yolları gösteriyor.

Haçlı Seferlerinin farklı yollardan yapılmasının sebepleri neler olabilir?

İlk başta deniz yolu veya karayolu tercihidir. Deniz yolu ile yapılan seferler doğrudan Kudüs’edir ki amaçları Küdusu geri almaktır. Karadan yapılanların amacı, Türkleri Anadoludan atmak ilerleyişini durdurmak ve ortodoks Bizansı da hakimiyetleri altına almaktır.

1096 yılından 1270 yılına kadar sekiz önemli Haçlı Seferi gerçekleştirildi. Bunlardan ilk dördü Türkiye Sel­çukluları Döneminde oldu. I. Haçlı Seferi (1096-1099) sı­rasında I. Kılıçarslan, Danişmend Gazi ve Kayseri Beyi Emir Hasan ile ittifak yaptı.

Türkler arasındaki bu ittifakın yabancı devletlere karşı yapılmış olmasını nasıl değerlendiriyorsu­nuz? Türklerin Haçlılara karşı İslamiyet’in koruyuculuğunu yapmış olmalarının önemini tartışınız.

Bu ittifak ile Türkler arasında birlik oluşmuştur. Haçlı seferleri sadece Türklerin anadolu ilerleyişi için değil, İslamın güçlenmesi ve genişlemesini önlemeki İslamı yok etmek için düzenlenmiştir. Bu dönemde Türkler İslam’ın savunucusu ve koruyucusu olmuşlardır.

II. Kılıçarslan’ın sultan olmasıyla Türkiye Selçuklu Devleti’nin Yükselme Devri başlar. II. Kılıçaslan’ın gücünün giderek artmasından çekinen Bizans imparatoru Manuel Komnen (Manuel Komen) ona büyük bir darbe vurmayı düşünmektedir. Ayrıca Bizanslılar Malazgirt Savaşı’nın kendileri için çok hayati bir darbe olduğunu kabul etmemişler, sürekli Anadolu’yu Türklerden almak ve Türkleri kovmak ümidini beslemişlerdir. 1176’da Miryokefalon Savaşı’nı kazanan Türkler, Bizanslılara Ana­dolu’nun bir Türk yurdu olduğunu kabul ettirmişlerdir. Bundan sonra Bizans savunmada, Türkler ise taarruzda olacaklardır.

Malazgirt ve Miryokefalon savaşlarını, Anadolu’nun Türkleşmesindeki rolü açısından değerlen­diriniz.

Malazgirt savaşı ile Türklere Anadolunun kapıları açılmış, Anadoluya yerleşmeler ve yurt edinmeler başlamıştır. Miryokefalon savaşı ile Anadolu’nun Türkler için bir yurt olduğu kesinleşmiş, Bizanslılar Türkleri Anadolu’dan atamayacaklarını anlamışlardır.

BİLGİ KUTUSU

Orta Çağda Avrupalıların Müslüman­ların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve dolaylarını geri almak için Papa II. Urbanus (Urbanus) öncülüğünde düzenledikleri seferlere Haçlı Seferleri denir.

Türkleşen Anadolu Bu iki sayfada Anadolu’daki Türk beyliklerini ve onların bazı faaliyetlerini gösteren açıklamalar bulacaksınız. Açıklamaları okuduktan sonra beyliklerin Anadolu’nun Türkleşmesindeki rolü hakkında tartışma yapınız.

Beyliklerde, Ulu Bey (hükümdar) komutasın­daki askerler atlı ve yaya idi. Dirlik sahiplerinin verdiği kuvvetlerle Tımarlı Sipahiler oluşturulurdu. Germiyanoğulları ve Karamanoğulları, bey­likler içinde en güçlü ordulara sahipti. Bunların askerleri sürekli eğitim ve manevralarla kendile­rini yetiştirirlerdi.

XIV. yüzyılda Türkiye’nin batısın­da bulunan beylikler, Ege Denizi’ndeki ticaret şehirlerini ele geçirerek Avrupalılarla ticari temaslarda bulundular. İzmir ve Selçuk gibi önemli ticaret merkezlerine sahip olan Aydınoğulları (kuvvetli donan­maları ile) bu bölgede söz sahibi oldular. Menteşeoğulları ve Saruhanoğulları bulundukları yerlerde önemli ticaret merkezlerine sahip oldular. Bu beylikler, Adalar ve İtal­yan şehirleri ile ticari ilişkiler kurdu­lar. Bu beyliklerin bastırdıkları para­lar İtalya şehirlerinde de kullanılmaya başladı.

Anadolu Beylikleri Döneminde Türk beyleri edebî ve dinî ürünle­rin Türkçeye çevrilmesine öncülük ettiler. Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de bir ferman yayımladı. Böylece Türkçe, devlet dili olarak ilan edildi. Karamanoğlu Mehmet Bey’in, “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya.” demesi sizce önemli midir? Neden?

Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçeyi beylik dili yapması, Türkçenin korunması, gelişmesi için çok önemlidir.

BİLGİ KUTUSU

Uç bölgelerinde görev alan Türkmen beyleri, Anadolu’ya obaları, boy ve oymakları ile geldiler. Daha sonra gelen Türkmenler nüfusun artmasını sağladı. Türkmen Beylikleri bağımsızlıklarını kazanınca Anado­lu’da yeni bir Türkleşme ve canlan­ma dönemi başladı. Moğolların baskısıyla Türkmenler, Batı‘da Bi­zanslılara karşı fetihlere giriştiler. Uç­larda yapılan savaşların gaza ve ci­hat anlayışıyla olması fetih hareket­lerini hızlandırdı. Bu beylikler, Ana­dolu’nun Türkleşmesine ve buradaki Türk kültürünün kökleşmesine katkı­da bulundular. Göçebelere toprak verdiler.

Türkiye Selçukluları ve Beylikler Döneminde yolların emniyetini sağlamak, ticaret hayatını canlandırmak ve yolculukları kolaylaştırmak için kervansaraylar kurulmuş­tu. Bu yapıların içinde deve, at, araba ve ticaret malları­na mahsus yerler vardı. Ayrıca yolcuların yatıp kalkmala­rı, dinlenmeleri için odalar, hamamlar ve mescitler vardı.

Sizce kervansarayların birbirlerine olan uzaklıkları ne kadar olabilir? Neden?

Anadolu’da Türkler zamanında ticaret yolları üzerinde 40-50 kilometre ara ile kervansaray ve hanlar yapılmıştır. Bu uzaklıkların sebebi deve yürüyüşü ile 9 saat yürüme 40 kilometre olarak hesaplanmıştır.

XIV. yüzyılda Türk dili ve edebiyatında büyük gelişmeler oldu. Bunda şairlerin Türkçe söylemeleri ve yazmaları büyük rol oynadı. Kırşehirli Şeyh Ahmed Gülşehrî, devrinin tanınmış şairlerindendir. Âşık Paşa da eserlerinde sade bir Türkçe kullanmıştır. Bu yüzyılda Hoca Mesud Aydınoğlu Umur Bey adına Kelile ve Dimne’yi Farsçadan Türkçeye tercüme etti. Germiyanoğullarından Yakup Bey Türkçenin gelişmesine katkıda bulundu. Kadı Burhaneddin Ahmed ise Azeri lehçesi ile yazdığı Türkçe Divan’ı ile Türkçenin gelişmesine hizmet etti.

Germiyanoğulları, bilim insanla­rını ve şairleri korudular. Aydınoğlu Isa Bey bilgin idi. Tabip Hacı Paşa, onun zamanında tıbbi eserler yaz­dı. Kutbuddin Şirâzî, Kastamonu’da Emir Çobanoğlu Muzafferüddin ta­rafından korundu. Molla Fenârî ise Karamanoğullarından destek gör­dü.

Anadolu Türk Beylikleri Döneminde Türk dili ko­nusunda bu denli hassas olunması ilgi çekicidir. Siz­ce bu faaliyetlerin Anado­lu coğrafyasının Türkleş­mesinde bir rolü olmuş mudur? Nedenleriyle bir­likte belirtiniz.

Yukarıda sayılan Türkçe ile ilgili faaliyetlerin Anadolunun Türkleşmesinde büyük katkısı olmuştur. Bizans içine yerleşen Türkler Türkçeleri ile benliklerini ve dinlerini, gelenek ve göreneklerini korumuşlardır. Avrupa’ya yapılan daha önceki Türk göçlerinde dilleri ile birlikte kültürlerinin de kaybolduğunu görmekteyiz.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir