XIX. Yüzyıl Fransa Edebiyatı

XIX. Yüzyıl Fransa Edebiyatı
ROMANTİZM. Napolyon yönetimi süresince, edebiyat da özgürlük gibi imparator tarafından bastırıldı, ama karşı safta yer alan iki büyük yazar, Madame de Staelve Chateaubriand romantizme ışık tuttular. Madame de Stael büyük Alman yazarlarını Fransızlara tanıtırken, bir yandan da romantik edebiyatın övgüsünü yaptı. Chateaubriand hıristiyandinini överek katolikliğin yeniden doğuşunu etkiledi. Napolyon imparatorluğunun çökmesiyle de romantizm doğdu. 1820’den 1830’a kadar geçen on yıl içinde Lamartine’in Meditations (Düşünüşler, 1820), Vigny’nin Poemes anticjues et modernes (Eski ve Yeni Şiirler, 1822), Victor Hugo’nun Odes et Ballades (Od’lar ve Balad’lar 1822-1826), Sainte-Beuve’ün Tablamı de la poesie française au XVI. siecle (XVI. Yüzyılda Fransız Şiirinin Görünümü, 1828),Musset’nin Contes d’Espagne et d’İtalie (İspanya ve İtalya Öyküleri, 1830) adlı yapıtları yayımlandı. Parlak simgeler arasından, duygulardaki acı melankoli, belirsiz dinsel coşkular, yürek burkan açıklıkta bir iç döküş, tedirginlik ve düşlerin yarattığı görüntülerle büyük romantik yapıtlar yaratıldı.

Andre Gide (oturan), Jean Schlumberger, Jacques Riviere ve Roger Martin du Gard (soldan sağa) ile birlikte (1911).

Andre Gide (oturan), Jean Schlumberger, Jacques Riviere ve Roger Martin du Gard (soldan sağa) ile birlikte (1911).

Yarım yüzyıl içinde destanlar, Victor Hugo’nun La Legendedessiecles’i (Yüzyılların Efsanesi), çözümleme romanları (Benjamin Constant’ın Adolphe’u), çeşitli anlatılar (Gerard de Nerval’in Aurelia’sı), Fransız toplumundan gerçekçi kesitler veren yapıtlar (Stendhal’in Kırmızı ve Siyah ı [Le Rouge et le NoTr]), tarih incelemeleri (Michelet’nin Histoire de France’ı [Fransa Tarihi]), romantik komedi ve dramlar (Musset’nin Marianne’ın Kalbi [Les Capricas de Manamın]). Victor Hugo’nun Hernani’si gerçekçi romanın kurucusu Balzac’ı harekete geçiren yepyeni bir lirizm yarattılar. Bunların dışında, düzyazı şiirinin yaratıcıları Aloysius Bertrand ve Maurice de Guerin’i, gerçeküstücülerin “keşfettiği Xavier Forneret’yi ve Petrus Borel’i de saymak gerekir. Öte yandan,George Sand, tutkuları konu alan romanlarında “ideal gerçeği” dile getirirken Prosper Merimee, Charles Nodier ve Theophile Gautier de fantastik esintilerle dolu öyküler yazdılar.

BAUDELAİRE’DEN MALLARME’YE. Romantizmin duygusal iç dökmelerine ve zaman zaman tumturaklı süslü diline karşı bir tepki olarak, l’heophile Gautier’nin “sanat sanat içindir” kuramından yola çıkan Parnasse Okulu her şeyden önce plastik yetkinliğe önem verdi. Baudelaire’in yapıtlarında gerçeklikten üstgerçekliğe bir dönüşüm belirdi. Rimbaud, 1886’da yayımlanan İlluminations adlı yapıtında göz kamaştırıcı ve karanlık görüntülerden söz etti; Lautreamont acımasızlık ve başkaldırı dolu Chants de Maldoror’unda (Malıloror Şarkıları, 1869) tıpkı Baudelaire gibi gerçeklikle bağlarını kopardı; Paul Verlaine, Baudelaire’in şiirsel yaklaşımından kimi açılardan etkilenirken, Mallarme, Baudelaire’in simgeye ilişkin estetik anlayışını en uç noktalarına kadar götürdü. Çağdaşlıktan yana olan bu ozanların yanı sıra, yetenekli birkaç öncüyü de anmak gerekir: Tristan Corbiere, Germain Nouveau, jules Laforgue. Simgeci okulsa Moreas, Samain, Coppee, Maeterlinck’i bir araya topladı ve daha da önemlisi, jarry ile Saint-Pol Roux’nun dehalarını harekete geçirdi.

GERÇEKÇİLİK VE İDEALİZM. Flaubert, XIX. yy’ın ilk yarısındaki, bir toplumun tarihini ve kişisel anılarını anlatmak isteyen romancıların tasarısını, “gerçekçi” yapıtlarında birleştirdi. İkinci İmparatorluk dönemine özgü bir edebiyatın (Octave Feuillet, Yoksul Gencin Romanı [Le Roman dün jeune homme paıivre]) çok ilgi gördüğü bu dönemde, insan ve toplum konusundaki acımasız incelemeler, Edmond ve Jules de Goncourt, özellikle de, Balzac’ın Restorasyon ve Temmuz krallığı için yaptığını İkinci İmparatorluk dönemi için yapmayı üstlenen Zola gibi doğalcı romancılar ve önemli bir öykücü olan Maupassant tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde, doğalcılığa ve olguculuğa karşı güçlü bir idealist akım doğdu. Eugene Fromentin Dominique adlı hüzünlü romanını yazdı. “Mutlak’ı arayan” Leon Bloy, yaşadığı yüzyıla karşı sesini yükseltti, Barbey d’Aurevilly, trajik serüvenleri dile getirdi, Huysmans “dekadanlıkta” gizliciliği ve inancı buldu, modern dünyaya küçümsemeyle bakan Villiers de L’İsle-Adam düz yazının ustalarından biri oldu.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir