Ahmed Yesevi Kimdir? Hayatı ve Divanı Hikmet Hakkında Bilgi

Ahmed Yesevi Kimdir? Hayatı ve Divanı Hikmet Hakkında Bilgi, Türkistan’da İslamiyet’in yayılmasında en büyük rolü oynamış Türk mutasavvufu ve tarikat kurucusu. Doğu Türkistan’da Sayram kasabasında doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1166’da Yesi’de öldü. Ahmet Yesevi, İbrahim adlı bir şeyhin oğludur. 7 yaşında iken babası öldü.

Ablası Gevher Şehnaz ile birlikte Sayram’dan Yesi kasabasına gelip yerleştiler. İlk tahsilini burada tamamladıktan sonra Buhara’ya gitti. Hemedanlı Şeyh Yusuf’un öğrencisi oldu. Onun ölümünden sonra üçüncü halifesi olarak yerine geçti (1166). Daha sonra, şeyhinin vasiyetine uyarak Yesi kasabasına geldi ve ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Ahmed Yesevi’nin kişiliği, fikirleri öylesine güçlüydü ki, sadece yaşadığı çevreye değil, tüm Asya, İran ve Ortadoğu’da milyonlarca insanı etkiledi. Sünniler, Şiiler, her mezhep ve tarikat mensubu onunla ve kurduğu düşünce sistemi ile yakınlık iddiasında idiler.

Yesi’de Timur tarafından inşa edilen muhteşem türbesi bugün bile Asya’nın manevi hayatının merkezlerinden biridir. Yeni yeni İslamiyet’i benimseyen, İslami hayata ayak uydurmaya çalışan göçebe ve cengaver Türk kavimlerine, ilerde Selçuk Türklerinde en üstün noktasını bulacak olan İslam hassasiyetini aşılayan Ahmet Yesevi’dir. Onun dervişleri Anadolu’nun fethinde, Türkleşmesinde büyük emek sarfetmişlerdir. Şeriata bağlı olan tasavvuf anlayışının tesirleri uzun asırlar sürmüş, Türk-İslam dünyasının manevi babası olarak tarihteki yerini almıştır.

“Benimsediği tasavvuf düşüncesini göçebe Türk toplulukları arasında öğreten, Türk halk edebiyatı geleneğine göre, hece vezniyle yazılmış ortak Orta Asya Türkçesi özelliklerini taşıyan şiirlerinden hangilerinin kesinlikle ona ait olduğu söylenemez. Bu şiirlere Hikmet adı verilmiş, türlü dönemlerde Yesevi dervişlerince Ahmet Yesevi’nin görüşlerini ve anlatım özelliklerini sürdüren yeni örnekler katıldığı kabul edilmektedir. En eski yazmaların ancak XVII. yy.’a ait olan Divan-ı Hikmet’te dervişliğin erdemleri anlatılmış, menkıbelerde dinsel ahlaksal sonuçlara bağlanmıştır. Peygamberler ve tasavvuf adamıyla ilgili hikayeler, dünyadan yakınmayı, kıyamet günlerinin yaklaştığını söyleyerek müminleri Allah yoluna çağıran, öğretici yanları ağır basan eserlerdir.

Hakaniye Türkçesi ürünleri arasında yer alan Divan-ı Hikmet’in yazmaları dışında Taşkent, Kazan, İstanbul gibi merkezlerde yapılmış Arap harfli basımları bu şiirlerin 19. yüzyıl sonuna dek geniş alanlarda okunduğunu gösterir. Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatı’nda ilk mutasavvıflar (1919) adlı yapıtı Ahmet Yesevi’nin kişiliğini, yaşamının, ve düşüncelerinin yakından tanınmasına olanak verdi.
Divan-ı Hikmet’ten seçilmiş örnekler, Türkiye Türkçesine çevrilmiş karşılıklarıyla Prof. Dr. Kemal Eraslan tarafından yayımlandı (Divan-ı Hikmet’te denemeler, 1983)

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir