Galya Neresidir? Galyanın Bağımsızlığı Ne zamandır?

Galya Neresidir? Galyanın Bağımsızlığı, Romalıların, Pircneler, Akdeniz, Alpler, Ren ırmağı ve Atlas Okyanusuyla sınırlanan topraklara verdikleri ad.

GALYA’NIN BAĞIMSIZLIĞINI KAZANMASI

Galya’ya İkinci Demir devrinde ayak basan ve daha sonra Romalılar tarafından hiç ayrım yapılmadan Galyalılar diye adlandırılacak olan Keltler, bu topraklar üstünde büyük ölçüde etkili oldular, ama aynı zamanda Tarihöncesi insanlarının yapmış oldukları işlerden de yararlandılar. Galya’da toprağın değerlendirmesine Cilalıtaş devrinde başlandıktan sonra Tunç devrinde(İ.Ö. II.bin) halklararası bir ticaret başladı.

Tunçtan bir vazonun frizinden ayrıntı.

Tunçtan bir vazonun frizinden ayrıntı.

Tunç devri sonuna doğru yeni gelen halklar yöreye ölüleri yakma geleneğini getirdiler; İ.Ö. I. binde tunç kullanımının yerini yavaş yavaş demir kullanımı aldı. Doğudan Hallstatt halkları tarafından getirilen bu maden kısa sürede yaygınlaştı (değişik bir uygarlığa bağlı olan Galya’nın bu yeni halklarıyla ilgili olarak bilinen tek şey, bu insanların ölülerini tümülüslere gömmeleriydi; Lorraine, Champagne ve Bourgogne’da sık rastlanan bu tümülüslerde Hallstatt dönemi sonunda arabalı mezarlara raslanır).Keltler önce Galya’mn merkezine yerleştiler;sonraöbürbölgelere yayılarak yerli halkla kaynaştılar.

III. yy’dan başlayarak da Akdeniz kıyılarına ve Morbihan Venetlerine uzanan Keltler, böylece egemenliklerini çevrelerine kabul ettirmiş oldular.

Bir prenslik mezarlığında bulunmuş arabanın yeniden yapılmış hali. İkinci Demir devrinden (La Tene II) kalma, tunçtan bir Kelt bileziği.

Bir prenslik mezarlığında bulunmuş arabanın yeniden yapılmış hali.
İkinci Demir devrinden (La Tene II) kalma, tunçtan bir Kelt bileziği.

Demiri, saban, araba tekerlekleri, orak, vb. yapımında kullanan Galyalılar toprağın işlenmesinde bir yenilik yaratmış oldular. Üretilen tahıllar arasında buğday, arpa başta geliyordu. Hayvancılık (at, domuz yetiştiriciliği) tarıma sıkı sıkıya bağlıydı. Öte yandan, bazı sanayi etkinlikleri de vardı (yapılan kazılardan da anlaşıldığı gibi, kentlerde el sanatlarıyla uğraşanlara ayrılmış mahalleler bulunuyordu). Berry ve Lorraine’deki maden yatakları da bir maden sanayisinin (çeşitli aletler, kılıç, vb.) doğmasına yol açmıştı. Kereste sanayisi (gemi, araba, fıçı, vb. yapımı) da gelişmişti. Oldukça eskilere dayanan ticaretse, İ.Ö. III. yy’dan başlayarak Rhone-Saöne hattının değer kazanmasıyla gelişti; bunun sonucu olarak da, Chalon-sur-Saöne limanı hızla gelişti. Çeşitli karayolları, ırmaklarla yapılan ulaşımın gücünü artırdı.

Galya’da kuşkusuz çeşitli kentler kurulmuştu ama Galyalıların çoğu kırsal kesimdeki köylerde ya da geniş toprakların ortasında yer alan tek tek evlerde yaşıyorlardı (bu ayrı yaşama biçimi, toprağın işlenmesi ve özel mülkiyetin önem kazanmasıyla bağlantılıdır). Galyalıların başlangıçta ortak mülkiyet sistemleri vardı ama I. yy’da bu sistemin ortadan kalkarak yerini aynı çağda İtalya’nın kırsal kesimlerinde görülen, aristokratlara özgü büyük toprak sahipliği aldı. Aristokrasi siyasal iktidarı, orduyu, dinsel yönetimi (druidlik) ele geçirdi. Toplumsal ve siyasal kümeleşmenin temeli, doğal bir bölgenin ailelerim ortak şeflerin çevresinde bir araya getiren kabileydi. Kabileler federasyonu olan kent ya da halk, değişik yapıdaydı: Bir kentin kabileleri arasında kesin bir görüş birliği yoktu (bu, Romanın fethedilmesi sırasında daha belirgin olarak ortaya çıktı). Kentler ya ansızın yapılan anlaşmalarla ya da daha güçlü bir kabilenin öbürlerine egemen olmasıyla oluştu ve en geniş kentler Orta Galya’da kuruldu.

Birinci Demir devrinden (Hallstatt dönemi) kalma tunçtan göğüslük.

Birinci Demir devrinden (Hallstatt dönemi) kalma tunçtan göğüslük.

Eski krallıkların yerini, aristokratların oluşturduğu yönetim biçimleri aldı. Vergobret adı verilen ve yasama ile yargı güçlerini elinde tutan ama askeri güce karışmayan yönetici, kabile ve köy şeflerini bir araya toplayan Senato tarafından bir yıllığına seçilirdi. Aristokrasinin temsilcisi olan Senato bütün önemli kararları almakla yükümlüydü.

I. yy’da kentleri daha geniş siyasal birimler halinde birleştiren konfederasyonlar kuruldu. Ama bu girişim sonucunda da kentler arasında bazı anlaşmazlık başgösterdi.

GALYA’NIN BAĞIMSIZLIĞININ SONA ERMESİ

Galya İ.Ö. II. yy’dan başlayarak kuzeyden Germen halklarının, gü-neyden Romalıların tehditleriyle karşılaştı. İ.Ö. 150 yılına doğru Arverniler, çevrelerindeki öbür Galyalıları egemenlikleri altına aldılar. Aynı dönemde, Massalia’nın (Marsilya) müttefiği olan ve Pön savaşlarından sonra İspanyaya yerleşmiş bulunan Romalılar, Provence’taki Kelt-Ligürlerle çatışmaya başladılar: İ.Ö. 123 yılında Romalıların tahkimli kenti Entremont yakılıp yıkılınca, Romalılar önemli bir yol kavşağı olan Aquae Sextiae’ye (Aixen-Provence) askeri açıdan yerleştiler.Bu yerleşmeye çevredeki Galyalılar büyük tepki gösterdiler. 121’de konsül Domitius,Arverni kralı Bituitus’u yendi.

Askeri bölge, İ.Ö. 121-58 yıllan arasında Saöne, Loire ve Sen’i birleştiren bölgede egemenliklerini kuran Aeduilerin eline geçti; Aeduiler Chalon limanı sayesinde, jura’yı Loire’a birleştiren yolu, özellikle de Sen ve Oise doğrultusunda uzanan ticari hattı denetimleri altına aldılar.

Provence’a yerleşen Romalılar bu yolu artık istedikleri an kapatabilirlerdi: Bu nedenle Aedui Konfederasyonu için Roma’yla ittifak yapmak kaçınılmaz oldu. Domitius, Aix’ten başlayarak Provence ve Languedoc’a uzanan yeni bir eyalet kurdu. Doğudan batıya uzanan yollar yapıldı (Via Domitia). Bölgeye gelen Italyan tüccarlar Marsilya tüccarlarının işlerini ellerinden aldılar. Sezar İ.Ö. 52 yılında Galyalı önder Vercingetorix’i yenerek Galya’yı ele geçirdi ve altı yıl içinde bütün Galyalıların direncini kırdı. Sezar’ın giriştiği romalılaştırma hareketi, ölümünden sonra Augustus ve I. yy. Roma imparatorları tarafından da sürdürüldü.

Galya halkının imparatorluğa katılma koşulları İ.S. 50 yılında gerçekleşti: Galyalılar kendi dillerini, geleneklerini ve dinlerini sürdürdüler ama Roma yurttaşlığına girme ve Galya-Romalı olma hakkını da elde ettiler (Bkz. GALYA-ROMALILAR). Romalılaşan Galya bir buçuk yüzyıl boyunca bir yükselme ve gelişme dönemi yaşadı. III. yy’la birlikte çöküş dönemi başladı. Germenlerin akınları, büyük toprak sahiplerinin yol açtığı toplumsal bunalım,çöküşü hızlandırdı. İmparatorların sonsuz çabaları, Galya’yı geçici bir süre kurtardıysa da eski görkemli dönemine döndüremedi. Toplumsal sarsıntı içinde bulunan imparatorlukta Galyalılar özerk bir biçimde davranmak ve barbar topluluklara (özellikle Franklaral karşı koymak zorunda kaldılar. 476 yılında Batı imparatorluğu çöktüğünde Syagirus adlı Romalı bir general Soissons bölgesinde son Roma kalesini savunduysa da 486’da Clovis’in önünde yenildi. Böylece Galya-Romalılarla Franklar arasında yeni bir kaynaşma başladı ve Galya sonunda üstün gelen Frankların eline geçti.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir