Serap Olayı Nedir Nasıl Gerçekleşir?

Serap Olayı Nedir Nasıl Gerçekleşir?

Ayrıca bu yazımızda serap olayının nasıl oluştuğunu ve ışığın kırılması ile bağlantısını açıklayacağız. Aşağıdaki resimden anlatmaya başlayalım

serap olayı

Uçsuz bucaksız kızgın bir çölde olduğunuzu düşününüz. Gökyüzü açık, hava hafif rüzgârlı… Susuzluktan diliniz damağınız kurumuş. Zorlukla ilerliyorsunuz. Neredeyse düşeceksiniz. Bir anda gözlerinize inanamıyorsunuz. İleride bir su birikintisi… Son bir çabayla suya doğru gidiyorsunuz. İçinizden “Az bir yolum kaldı.” diye geçiriyorsunuz. Ancak siz yaklaştıkça suyun parıltısı giderek kayboluyor. Sonra o da ne? Su sandığınız yerde çölün devam ettiğini görüyorsunuz. Su mu? Yok! Peki, gördüğünüz neydi?

Bir göz yanılsaması; Serap. Peki, çölde bu olay nasıl gerçekleşir? Serap olayını anlamak için havadaki sıcaklık değişiminin ışığın yayılmasını nasıl etkilediğini bilmek gerekir. Eğer ışık, sıcaklığı değişmeyen hava
ortamında yayılıyorsa kırılmaya uğramaz. Sıcaklığı değişen hava ortamları var ise ışık bu farklı ortamların birinden diğerine geçerken hızı değişecek ve doğrusal yayılmayacaktır.

asfalt yolda serap

Asfalt yolda serap olayı

 

Soğuk hava sıcak havadan daha yoğun bir ortamdır. Çölde yer yüzeyine yakın hava biraz yüksekteki havadan daha çok ısınır. Isınmanın etkisiyle genleşerek yoğunluğu (kırıcılığı) azalır. Bu durumda soğuk hava içinde bulunan bir cisimden gelen ışınlardan bazıları farklı yoğunluktaki hava tabakaları ile karşılaştığında hava tabakaları arasındaki sınırı yalayacak şekilde bükülür.

Cisimden gelen ışınların sınır açısından büyük olanları, geldiği ortama geri dönerek tam yansımaya uğrar. Cisimden gözümüze ulaşan ışınlar kesikli çizgilerle gösterilen doğrultudan geliyormuş gibi algılanır ve cisim bu doğrultuda ters olarak görünür. Aynı sebeple bazı durumlarda çölün belli bölgelerinde sanki bir su birikintisi
varmış gibi algılanır. Serap olayı okyanusların üzerinde de görülür. Okyanuslar karalara göre geç ısındığı için okyanus yüzeyindeki hava soğuktur. Yandaki şekilde görüldüğü gibi okyanus yüzeyindeki cisimden gelen
ışınlar sıcak havaya geçmeden tam yansımaya uğrar ve cisimler bulundukları yerde değil de bu tam yansımaya uğrayan ışınların uzantıları doğrultusunda görülür.

Su veya cam gibi havadan daha kırıcı ortamlarda bulunan cisimlerin de bulundukları yerde görünmediklerini
fark etmişizdir.

göz yanılsaması

Havadan su, pencere camı veya plastik gibi başka saydam ortamlara geçen ışık, hızı değişerek kırılmaya uğrar. Kırılma olayı sonucunda cisimler şaşırtıcı bir şekilde bulundukları yerden farklı bir konumda ve biçimleri değişmiş görünür. Bunu keşfetmenin yolu, içi su dolu bardağa bir kalem koyup onu gözlemektir. Bu durumda kalem fotoğraftaki gibi kırık ve bir miktar kalın görünür. Çünkü kalemin su içindeki kısmından yansıyıp göze gelen ışık ışınları sudan geçerken kırılır ve kalem su içinde bu kırılan ışınların uzantıları doğrultusunda görülür.

Boş bir fincana konulan madenî paranın belli bir noktadan görünmediği hâlde fi ncanın içine su doldurulduğunda görünmesi de aynı sebepten kaynaklanır. Madenî para kendisinden yansıyan ışınların
havaya çıkarken kırılarak aldığı doğrultu üzerinde bulunduğu yerden daha yukarıda görünür. Bu durumda
dibi görülebilen göl, gölet ve havuz gibi berrak suların göründüklerinden daha derin oldukları sonucunu çıkarmalıyız. Resimdeki çocuk, avlamaya çalıştığı balığın yüzeye yakın olduğunu sanmaktadır. Oysa balık göründüğünden daha derindedir. Çocuğun balığı farklı yerde görmesinin sebebi yukarıda bahsettiğimiz ışık kırılmasıdır. Avlanma sırasında balığa dik veya dike ne kadar yakın bir açıyla bakılırsa balığın avlanması da o kadar kolay olacaktır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir