Ülkemizde demokrasinin temelleri uygulanıyor mu?

Ülkemizde demokrasinin temelleri uygulanıyor mu? Bu yazıda Ülkemizde demokrasinin temellerinin uygulanıp uygulanmadığına bakacağız. ilk önce ülkemize demokrasinin ne zaman yerleştiğine bakalım daha sonra demokrasinin temel ilkelerini açıklar ve ülkemizdeki durumunu inceleyeceğiz.

ilk millet meclisi 1920

İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi

Ülkemizde demokrasinin yerleşmesi, 23 nisan 1920 de halkımız devlet yönetiminde söz sahibi yönetenleri belirleme hakkını elde etmiştir. İlk Meclis başkanımız Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’daki kongreler ile bağımsızlık bilincini uyandırmış ve ardından açılan Büyük Millet Meclisimiz ile Milli Mücadelemizi yönetmiştir. Halkın temsilcilerinden oluşan bu meclis ile egemenlik millete ait olmuştur. Milletin, seçtiği temsilciler aracılığı ile yönetimde söz sahibi olması demokrasinin bir gereğidir. Halkımız seçtiği milletvekilleri, onların haklarını ve çıkarlarını korumak için çalışırlar.

Ülkemizde millet egemenliğine dayalı bir meclis açılmıştı, ancak devletin yönetim şeklinin adı konulmamıştı. Atatürk Türk Milletinin yapısına en uygun yönetim şeklinin cumhuriyet olduğuna inanıyordu. Ülkemizin çağdaş medeniyet seviyesine bu yönetim şekli ile çıkılacağını biliyordu. Onun önderliğinde 29 Ekim 1923 Tarihinde Devletimizin yönetim şekli Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetin ilanıyla ülkemiz, demokrasinin gereklerine göre yönetilmeye başlandı.

Aşağıda Demokrasinin Temel ilkelerini açıklayacağım. Bu temellerin ülkemizdeki durumuna da bakacağız.

Milli Egemenlik demokrasilerde egemenlik millete aittir. Millet bu hakkını seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Bu milletvekillerini belli süreliğine seçer.

Eşitlik ilkesi, dil, din, ırk ve mezhep ayrımı yapmadan herkes kanunların önünde eşittir. Kanunlar önünde yönetenler ve yönetilenler eşit haklara sahiptir.

Özgürlük, bütün insanlar özgürdür ve başkalarının özgürlüklerine zarar vermeden yaşarlar. Düşüncelere saygı duyar, özgür düşünme ve düşüncelerini de özgürce açıklayabilme hakkına sahiptirler.

Siyasi Partiler, ülkedeki sorunların çözümünde ortak düşünceye ortak düşünceye sahip olan insanların parti kurma ve vatandaşların da bu partiye üye olma hakları vardır. İnsan haklarına saygılı bu partiler ülkenin bölünmez bütünlüğünü kabul ederler. Seçimler sonrası en çok milletvekiline sahip olan partiye, hükumeti  kurma görevi verilir. Hükumet kuran parti ülkeyi yönetirken diğer partiler de muhalefet partisi olarak hükumetin çalışmalarını denetlerler.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir