Abone, Abonman, Abonu Teihos, Aboo, Aborda

ABONE

(isim, Fransızca abonni), Bir abonman ile bağlanan kimse: Gazetemizin aboneleri her gün artıyor.
Çeşitli Deyimler: Abone olmak, abonman anlaşmasıyla bağlanmak. Dadanmak: Abone olmuş gibi, her hafta bizim eve damlıyor. Abone ücreti, abonman bedeli. Aboneyi kesmek, abonman anlaşmasına tek taraflı olarak son vermek. Aboneyi yenilemek, abonman anlaşmasını bir süre için daha uzatmak.

ABONMAN

(isim Fransızca abonnement). Bir satıcı veya kamu hizmeti müessesesi ile müşterileri arasında, bir malın düzenli olarak teslimi veya bir hizmetin sağlanması için yapılan anlaşma: hava gazı, elektrik, su abonmanı; tren vapur abonman kartları (veya karneleri); gazete, sinema, tiyatro abonmanı gibi. Abonman sigortası.

ABONU TEİHOS

(bugünkü İNEBOLU); Anadolu’da eski yunan şehri; Karadeniz’in güney kıyısında, Sinop’un batısındaydı. Asklepios kehaneti ve düzme peygamber Paphlagonia’lı Aleksandros ile tanınmıştı.

ABOO

veya ABUU veya ABOV edat, Halk dili, Şaşma, korkma, hayret ifade eden ünleme edatı: Aboo! ne adammış be! (Yaşar Kemal)

ABORDA

(isim İtalyanca abbordo, çarpma). Denizde bir geminin başka bir gemiye, bir rıhtım veya iskeleye bordasından (yanını vererek) yanaşması.
Deyimler: Aborda etmek, aborda olmak, gemiler için yanlamasına yanaşmak. Argo. Yanaşmak, yaslanmak: Nihayet vücudunun tümsek tarafından ağacın birine kütedek aborda etti (H. R. Gürpınar).
Ansiklopedi:  Deniz hukukunda Tarih boyunca pek çok ticaret gemisi, aborda eder veya olurken kazaya uğramış, bu yüzden pek çok denizci can vermiştir. Bu çeşit kazaları önlemek ve gerekli tazminat şanlarını tespit etmek üzere, milletlerarası antlaşmalar yapıldı. 1889 milletlerarası Washington konferansında alınan ilk kararlar 1897’de geliştirildi ve bu tarz kazaları önlemek için gerekli manevralar. sefer halinde gemilerin ışıklandırılması, sisli havalarda neler yapılacağı v.b. hususlar karara bağlandı. 1948 Londra konferansı bu esasları pekiştirmeye yaradı. Brüksel milletlerarası konferansında ise (1910), kaptanların ve armatörlerin sorumluluğu kabul ve tespit edildi.
Aborda etme veya olma sonucu meydana gelen kaza kavramının ilk şartı, bu suretle kazaya uğrayanlardan en az bir tarafın deniz teknesi olmasıdır. Milletlerarası deniz ticaret hukukunda kusuru olmayan tarafa veya taraflara sorumluluk düşmez.
Deniz tarihi: Aborda’nin deniz savaşlarında uzun geçmişi vardır. Aborda eden yelkenli gemiler diğerine, tayfasını çıkarmak suretiyle o tekneyi ele geçirmek için yanaşırdı.
Bu, yelkenli gemiler devrinde korsanların en çok başvurduğu taarruz usulüydü. Buharlı gemilerin ulaştığı sürat, deniz savaşlarında, aborda tekniğini geçersiz hale getirdi. Kaldı ki, gelişen silahlar gemilerin birbirine aborda edebilecek kadar yanaşmasını imkansız kıldı. Son çağların bu bakımdan en önemli hadiseleri, Avusturya savaş gemisi Ferdinand Max’ın İtalyan zırhlısı Red Italia’yı batırışı (1866) ve İkinci Dünya savaşında U-444 ve U-432 adlı denizaltıların aynı usulle dipte mahmuzlanarak batırılışıdır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.