Ac, Acaba, Acab Ağacı, Acadie, Acaena, Acak

AC

aktinyum’un kimyadaki sembolü.

ACABA veya ACEBA

(Edat Arapça aceb, şaşılacak şey’den), Hayret, şüphe, tereddüt ifade eden soru edatı: Acaba bunu dün gece onbaşı mı getirdi? (R. N. Güntekin). Sarahaten acaba söylesem darılmaz mı? (O. S. Orhon). Bunların hepsi de iş için mi bekliyorlardı aceba? (Orhan Kemal).

ACAB AĞACI

İsim, sıcak bölgelerde yetişen almaşık yapraklı dikenli ağaç veya çalı. Etli, kapçık şeklinde olan ve yenebilen meyvesinin ortası özlü bir madde ile doludur. (Başlıca türü: Madagaskar erik ağacı [F. Ramontchi] Flacourtiaceae familyası.)

ACADİE veya AKADYA

Eski Fransız Kanadası nin doğu bölgesi. 1604’ten itibaren, ilk sömürgeleştirme teşebbüslerine sahne oldu; İngiliz sömürgelerinin komşuluğu yüzünden, sık sık saldırılara uğradı. Zaman zaman kaybedilip geri alınan Acadie, Utrecht antlaşması ile Ingiltere’ye bırakıldı (1713). Akadyalılar, kendilerini Fransa’ya karşı savunmaya mecbur edebilecek şekilde yemin etmeyi reddediyorlardı, bu davranış yüzünden zalimce misilleme hareketleriyle karşılaştılar, 1755 eylülünde, İngilizlerin Kuzey Amerika’daki on üç sömürgesine kütle halinde sürülerek, dağıtıldılar. Bu olay tarihe (Grand Derangement) Büyük Perişanlık adıyla geçti. Acadie arazisinde bugün Yeni Urunsvvick ile Yeni İskoçya bulunmaktadır.

ACAENA

İsim, Güney yarım kürede yetişen çiçekli bir bitki. (Kerguelen adalarındaki Acaena adseendens, bunlardan biridir. Gülgiller.)

ACAİB-İ SEB’A

(Acaib-i Seb’a-i Alem de denir). (Bileşik isim), Dünyanın yedi harikası.
Acaib-ül-Mahlûkat, Yazıcıoğlu Ahmed Bican Efendinin Kazvini’den tercüme ettiği eser (1453). Kozmoğrafyadan ve acayip mahluklardan bahseder. Türkçesi bakımından büyük, değer taşıyan kitabın yazma bir nüshası İstanbul Molla Murad kütüphanesinde, bir nüshası da İngiltere’de British museum’dadır.

ACAK

İsim, Yeni Gine’nin doğusunda bulunan kırmızı renkli, vahşi köpeğin (canis rutilans) malezya dilindeki adı.
—    ACAK, — ECEK, ek Fiil çekimi eki. Türkçe fiil çekimlerinde, fiil kök ve gövdelerine gelen, gelecek zaman eki; bu ekin sonundaki «k» sesi, çekim sırasında iki sesli arasında kalınca sadalılaşır, yumuşar ve «ğ» olur: yaz-acağ-ım, yaz-acak-sın, yaz¬acak. yaz-acağ-ız, yaz-acak-sınız, yaz-acak- lar; gel-eceğ-im, gel-ecek-sin, gel-ecek, gel- eceğ-iz, gel-ecek-siniz, gel-ecek-ler. 2. İsim fiil eki. Türkçede fiil kök ve gövdelerine gelen isim fiil eki; bu ek ile kurulan kelimeler çoğu zaman sıfat, kalıplaşmış bazı hallerde de isim olarak kullanılır: Yakılacak kitap, yırtılacak ağız, [frenin oğlan tokadı / Herifin yırtılacak ağzına kalkıp, yamadı. (M. Â. Ersoy). Sevilecek insan, görülecek filim [sıfat]; açacak, alacak, yiyecek. içecek.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir