Guyanalar Coğrafi Özellikleri ve Tarihi

GUYANA

Yüzölçümü :214 970 km2

Nüfusu      :800 000 (1991)

Nüfus yoğunluğu :Km2’ye 3,7 kişi

Başkenti :Georgetown (188 000 nüf.; 1991)

Dili                             :İngilizce

Dini                            :Protestan

Para birimi :Guyana doları

SURİNAM

Yüzölçümü :163 265 km2

Nüfusu      ¡402 000 (1992)

Nüfus yoğunluğy :Km2’ye 2,4 kişi

Başkenti  :Paramaribo 192000 nüf.; 1992)

Dili                            :Hollanda dili

Dini                           :Hindu

Para birimi :Surinam florini

FRANSIZ GUYANASI

Yüzölçümü :91 000 km2

Nüfusu        :114 678 (1990)

Nüfus yoğunluğu :Km2’ye 1,2 kişi

Yönetim merkezi :Cayenne (41 659 nüf.)

Fransız Guyanası'nda Maroni ırmağından bir görünüş

Fransız Guyanası’nda Maroni ırmağından bir görünüş

Güney Amerika’da Orinoco, Negro ırmağı ve Amazon’un kollarıyla sınırlı geniş coğrafi bütün. Birbirinden ayrı siyasal birimlerden (Guyana [eski İngiliz Guyanası], Surinam [eski Hollanda Guyanası] ve Fransız Guyanası) oluşan bu bütün, kuzeyde Atlas Okyanusu, kuzeybatıda Venezuela, güneyde Brezilya’yla sınırlıdır. Batıdan doğuya doğru, önce 26 Mayıs 1966’da bağımsızlığını kazanmış olan Guyana topraklan uzanır; ardından bağımsızlığına I975’te kavuşan Surinam gelir; 1946’dan bu yana idare bölgesi statüsündeki Fransız Guyanası’ysa üç bölgenin en küçüğü ve en az kalabalık olanıdır.

Bu üç bölge, doğal çevre bakımından pek çok benzerlik gösterir; tarihlerinin büyük bölümü de Avrupalı üç sömürgeci güç arasındaki çekişmelerle geçmiştir. İktisadi kalkınmaların da ki düzey farklılıkları, her bölgenin kendi boyutlarından, yeraltı gelir kaynaklarının az ya da çok olmasından, ama özellikle de Fransız Guyanası’nın geri kalmışlığı göz önüne alındığında, polderler kurarak denizden ekilebilir alanlar kazanmayı başaran İngiliz ve Hollandalı sömürgecilerin becerikliliğinden kaynaklanır.

Bölgenin Coğrafi Özellikleri

Guyanalar harita ve coğrafi özellikler

Guyanalar harita ve coğrafi özellikler

Bu üç bölgenin, Atlas Okyanusu’na bakan yüzleri ve Amazon havzası doğrultusunda birbirine koşut uzantılarıyla, kıta üstünde benzer konumları vardır; bu nedenle, coğrafya bölgelerinin sıralanışı, iklim ve nüfus özellikleri bakımından da aralarında benzerlik bulunur. Kıyılar boyunca, Guyana’da çok verimli killi alüvyonlu topraklardan oluşan düz ve bataklık, dar bir şerit uzanır. Çoğu kez deniz düzeyinden aşağıda olan bu toprak şeridi, Hollandalı sömürgeciler tarafından polderler örnek alınarak yapılmış bir kanal ve bentler sistemi içinde yer alır. Fransız Guyanası’nda, bataklık kıyı, kumluk kordonlar ve deniz kulaklarıyla çevrilidir.

Bölgelerin iç kesimlerinde, 150-200 km genişliğinde, lateritli kil tabakasıyla örtülü billursu bir yayla uzanır. Bu yayla, Guyana ve Surinam’da.çok önemli boksit, altın ve elmas yatakları içerir.

Üç Guyana’nın da aynı kesiminde orman kaynakları işletilmektedir.
Bölgenin art ülkeleri oldukça kurak savanalarla ayrılan ağaçlık dağ sıralarından oluşur. Guyana’da en yüksek noktası Roraima tepesi (2 777 m) olan yaşlı Parkaima dağ kütlesi geniş bir su kaynağıdır. Surinam’da Wilhelmina dağlarının yüksekliği 1 280 m’ ye erişir. Fransız Guyanası’nda Tumuc Humac dağlarıyla güneybatı sınırı dışında, kıvrımlar pek belirgin değildir. Her üç Guyana’nın bir başka ortak özelliği de akarsu ağının geniş olmasıdır. Akarsular genellikle kıyıya yakın kesimlerde ulaşıma elverişlidir: İç kesimlerde, suların akışı çağlayanlarla kesilir. Guyana’daki Essequibo ırmağının havzası, ülkenin 3/4’üne yayılır. Bu ırmağın 200 km’den daha uzun bir bölümü ulaşıma elverişlidir. Surinam’da Cottica ırmağı kıyıya koşut olarak akar ve enlemesine ulaşım olanakları sağlar. Fransız Guyanası’ndaki Maroni’ deyse 300 km boyunca ulaşım yapılabilir ve bu eskiden beri iç bölgelere sokulabilmek için kullanılan başlıca yoldur.
Ekvator bölgesinde yer alan bu topraklarda, Güney Amerika’nın en yüksek sıcaklık ortalamaları saptanır. Alizeler Surinam’a ekvator tini sıcak ve nemli bir iklim sağlar. En bol yağış nisan ve ağustos ayları arasında görülür. Guyana’daysa yağışlar kıyıda mayıstan temmuza kadar sürer, iç kesimlerdeyse eylül sonuna kadar uzanır. Fransız Guyanası’nda yıllık ortalama sıcaklık 27°C’tır. İki yağmur mevsimi görülür: Biri aralıktan marta kadar, öbürü de nisandan temmuza kadar sürer. Bu sıcaklık ve nemlilik nedeniyle Guyana topraklarının % 80’i, ekvator ormanlarıyla kaplanmıştır.

Guyanaların Tarihi

Bu toprakların sömürgeleştirilme tarihi Hollandalıların, İngilizlerin ve Fransızların birbirleriyle yaptıkları savaşlarla belirlenmiştir. İspanyolların ve Portekizlilerin ilgisini çekmeyen ve ilkel kabilelerin yaşadığı bu elverişsiz topraklarda, önce 1596’da Hollandalılar günümüzdeki Guyana bölgesine yerleştiler. 1616’da bir kale yaptılar. Birçok başarısız girişimden sonra 1650’de Surinam’a yerleşen İngilizler, çok geçmeden Hollandalılar tarafından bu topraklardan kovuldular. Fransızlar 1626’da Cayenne adasını ele geçirdiler. 1667’deki Breda anlaşmasıyla Fransızların Cayenne’deki, HollandalIların da Surinam topraklarındaki egemenlikleri tanındı. İngilizler Hollanda topraklarını iki kez (1799 ve 1804), Fransız topraklarınıysa Portekizlilerin yardımıyla 1809’da bir kez işgal ettiler. 1814’ten sonra, üç ülke arasında art arda imzalanan anlaşmalarla günümüzdeki sınırlar kesinleşti. Üç Guyana’nın sınırları, 1891, 1899, 1900 ve 1914’te uluslararası düzeyde belirlendi.

Guyana

Hint kökenli Guyanalı bir kız

Hint kökenli Guyanalı bir kız

Çok eski bir tarihten beri Guyana topraklarını işgal eden Amerika Kızılderililerinin nüfusu, melezleşmeler yüzünden günümüzde artık 30 000 kadardır. XVIII. yy. ortalarında Afrika’dan yığınlar halinde getirilen zenci köleler şekerkamışı, kakao, pamuk, çivit ve tütün yetiştirilen tarım işletmelerinde çalıştırıldı. Bu insanların, büyük çoğunluğu kent yaşamına ayak uydurmuş torunları, nüfusun % 30’unu oluşturur. Ne var ki, 1838’de köleliğin kaldırılmasından sonra İngilizler yöreye Hintli işçiler getirttiler. Bu şiddetli göç akını Birinci Dünya savaşı sonlarına kadar sürdü. Hintlilerin çoğu, ülkede yerleşerek küçük toprak sahibi bir sınıf oluşturdular. Bu sınıf, günümüzde tarım kesiminde çalışan nüfusun en sağlam temellerinden biridir. Ayrıca, sanayi ve özellikle hizmet kesimlerini denetleyen bir orta sınıfın kökeni de bu sınıfa dayanır. Pek kalabalık olmayan Avrupalı nüfusun büyük bölümü Portekizlidir. Bununla birlikte,Guyana’nın iktisadı, nüfusu beş binden daha az İngiliz kökenli bir azınlığın denetimindedir.

Guyana’nın iktisadı, 1950’ye kadar başta şekerkamışı olmak üzere tarıma dayanıyordu. Rom ve melasla birlikte, şeker günümüzde de Guyana dışsatımının % 30’unu sağlar. Ama, çoğunluğu oluşturan Asyalı nüfusu beslemek üzere yapılan pirinç tarımı, en geniş toprakları kaplar.
1879’da ülke altına hücum, 1890’ daysa elmasa hücum dönemini yaşadı; ama günümüzde bu durum gerilemiştir. Buna karşılık, 1899’da bulunan boksitle Guyana dünyada boksit cevheri satan 5. ülke (yılda 3.7 milyon t) durumuna geldi. Guyana’da ayrıca henüz işletilmeyen birçok başka cevher (krom, demir, nikel) de bulunur. Guyana ancak birkaç hafif sanayi ürünü ve tüketim maddesi üreten az sanayileşmiş bir ülke olarak kalmıştır. Ulaşım olanaklarının bulunmayışı, iktisadi kalkınmayı engelleyen etkenlerden biridir. Siyasal yapı geniş ölçüde etnik yapının sonucunda oluşmuştur. İktidar çekişmesi iki büyük parti arasında sürmektedir: Hint asıllı nüfustan destek alan ve 1964’e kadar hükümeti yöneten Cheddi Jagan’ın İlerici Halk Partisi (People’s Progressive Party [P.P.P.]) ile zenci ve melezlere dayanan Forbes Bumham’in Ulusal Halk Kongresi (People’s National Congress [P.N.C.]).

Bu ikilik 1964’te şiddetli ırk çatışma¬larına yol açtı. 26 Mayıs 1966’da bağımsızlık ilan edildi. 23 Şubat 1970’te Guyana’da cumhuriyet kuruldu; Arthur Chung da devlet başkanı oldu. 1971’de iki parti arasında özellikle, Guyana’nın hak ileri sürdüğü Essequibo bölgesi konusunda Venezuela’yla çıkan anlaşmazlık yüzünden bir uzlaşma sağlandı. Bum- ham 1973 seçimlerinde 37 sandalyeyle (rakibinin 14 sandalyesine karşılık) durumunu sağlamlaştırdı. Aynı yıl Küba hükümetini tanıyan Guyana, kararlı bir ilerici dış siyaset izledi. 1978’de Burnham hükümeti, Anayasa’nm değiştirilmesini sağlayacak bir halkoylaması yaptı. Ekim 1980’de, Burnham, hükümet başkanlığının yanı sıra devlet başkanlığına da getirildi. Burnham’in ölümü üstüne 6 Ağustos 1985’te yerine getirilen yardımcısı başbakan Desmond Hyke, iktisadi durumun gün geçtikçe bozulmasını, 1989’dan başlayarak A.B.D., İngiltere, Federal Almanya, İtalya, İsviçre ve Kanada’dan aldığı yardımlarla ve İMF’nin önerilerini uygulayarak, bir ölçüde de olsa düzeltmeyi başardı. Ama 1992 Ekiminde yapılan seçimlerden soma, yerini Lennart Meri’ye bırakmak zorunda kaldı.

Surinam

Surinam ormanlarında yaşayan zencilerin günlük yaşamından bir görünüş.

Surinam ormanlarında yaşayan zencilerin günlük yaşamından bir görünüş.

Guyana’da olduğu gibi sömürgeciler önce zenci kölelerden (bunların melez ya da safkan torunları günümüzde nüfusun % 32’sini oluşturur), sonra da Hintliler (% 37) ve Endonezyalılar (% 16) gibi Asya kökenli özgür işçilerden yararlandılar. Günümüzde Hollanda kökenli Avrupalı nüfus, ülkede çok küçük bir azınlık oluşturur. 1954’te Hollanda Krallığı’nın “özerk” bir üyesi olan Surinam, kendisine gerçek bir özerklik sağlayan bir anayasaya kavuştu. 1975’te bağımsızlık tam anlamıyla elde edildi. Şubat 1980’de askerî bir darbe sonucu ulusalcı ve ilerici bir cunta iktidarı ele geçirdi. 13 Ağustos 1980’de baş¬kan Ferrier’nin yerine Henk Chin Sen geçtiyse de, çok geçmeden o da bir askerî darbeyle devrildi (Şubat 1982) ve yarbay Desi Bouterse başkanlığındaki Ulusal Askerî Cunta yetkileri elinde topladı. 1987’de bir halkoyla- masıyla yeni bir anayasa hazırlandı ve 1987 Kasımında Ulusal Meclis kurularak, Ramsewar Shronk cumhurbaşkanlığına, Heüek-Arron da cumhurbaşkanı yardımcılığına seçildi. 1990 Aralığında yeni bir askerî darbeyle cumhurbaşkanlığına Johan Kraag’ın getirilmesinin ardından, 1991’de yapılan seçimlerde, Ronald Venetiaan cumhurbaşkanlığına seçildi.

Surinam’da denizden kazanılan topraklar üstünde uygulanan tarım artık makineleşmiştir; verim de oldukça yüksektir. En başta pirinç (iç tüketimle birlikte dışsatıma yönelik) gelir; onu şekerkamışı, turunçgiller, kahve, muz ve kakao izler. Boksit, alüminle birlikte bütün dışsatımın 3/4’ünü sağlar: Surinam, 2,5 milyon tonluk üretimle, dünya sıralamasında ilk on içinde yer alır. Altın üretimi, Guyana’da olduğu gibi zayıflamış, sanayileşme cılız kalmıştır.

Fransız Guyanası

Fransız Guyanası'nda Cayenne Zindanları Kalıntısı

Fransız Guyanası’nda Cayenne Zindanları Kalıntısı

Fransız Guyanası’nın nüfusunun % 80’i zenci ve melezlerden oluşur. Ormanda yaşayan zenciler, XVIII. yy’da Surinam’dan kaçan kölelerin torunlarıdır; melezlerse, kıyıdaki yerleşim bölgelerinde otururlar ve sömürgeye getirilen kölelerin soyundan gelirler. Fransız Guyanası’nm, 1852’den 1945’e kadar bir ceza yeri olması, gelişmesini engellemiş, ama zindanların kaldırılmasıyla bölgedeki nüfus azalmaya başlamıştır. Günümüzde Avrupalı nüfus, burada doğmuş bir azınlık ile özellikle merkezden (Fransa) gönderilen görevlilerden oluşur. Fransız Guyanası’nın iktisadı, azgelişmişliğin bütün özelliklerini gösterir. Gerçekten de, Fransız Guyanası, yoksun olmanın acısını komşularından çok daha fazla çekmektedir. Üstelik, boksit, manganez ve radyoaktif minerallerin işletilmemesi nedeniyle, daha çok beslenmeye yönelik tarım, pek az makineleşmiştir. Bir sanayi özelliği taşıyan balıkçılıkta (Kuzey Amerikalı şirketlerin denetimindeki karides avcılığı dışında) da durum pek farklı değildir. Yalnızca ormanlar, Fransız şirketleri tarafından sanayiye yönelik biçimde işletilmektedir. Bütün bu nedenlerle, bölgenin iktisadı; tümüyle, dış ticaretinin % 70’ini yaptığı Fransa’ya bağımlıdır. 19 Mart 1946’dan bu yana Fransa’nın denizaşırı idare bölgesi olan Fransız Guyanası, Fransa içişleri bakanının atadığı bir vali tarafından yönetilmektedir.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.