Osmanlının Beylikten Devlete Geçişi Nasıl Gerçekleşti?

Osmanlının Beylikten Devlete Geçişi Nasıl Gerçekleşti? 1243 Kösedağ Savaşından sonra Anadolu Türk birliği bozuldu, bu durum Anadolu’da siyasi boşluk meydana getirdi. Türkiye Selçuklu Devletinin siyasi otoritesini kaybetmesinden sonra, Anadolu’da kurulan Türk Beylikleri, özellikle Karamanoğulları Beyliği, Türkiye Selçuklularının bıraktığı boşluğu doldurma mücadelesi vermişlerdir.

Osmanlı Beyliği ise Türk Beylikleri arasındaki mücadeleye karışmayarak yönünü Bizans’a çevirmişti. Böylece Osmanlı Beyliği de Türkiye Selçukluları gibi Bizans’a karşı mücadele etti.

osmanlı kuruluşunda anadolu durumu

1. Haritaya göre Anadolu’nun siyasi durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
2. Osmanlı Beyliği diğer beyliklerle kıyaslandığında kurulduğu bölgenin coğrafi konumunun avantajları neler olabilir?

Osmanlı Beyliği, uyguladığı bu politikayla Anadolu’da esnaf teşkilatı olan Ahilerin ve Anadolu’ya gaza yapmak için gelen Gaziyanırum adı verilen Türkmen topluluklarının desteğini alıyordu.

Bizans’a karşı yapılan bu mücadelede Bizans’ın içinde bulunduğu durum da Osmanlı Devletinin işini kolaylaştırıyordu. Bizans, Anadolu ve Balkanlardaki topraklarının büyük bir kısmını kaybetmişti ve elinde kalan toprakları da idare etmekte zorlanıyordu. Bizans imparatorları ve şehirlerin başında bulunan tekfur adı verilen yöneticiler halka aşırı baskı uyguluyorlardı. Bundan dolayı ülkenin nüfusunu oluşturan Rum, Ermeni ve Yahudiler Bizans yönetiminden hoşnut değildi.

Ertuğrul Beyi Gösteren temsili resim

Bizans’ın içinde bulunduğu siyasi durumun, Osmanlı Beyliğinin güçlenmesindeki etkileri nelerdir?

1281 yılında Ertuğrul Bey’in ölümü üzerine oğlu Osman Bey, Kayı Boyunun başına geçti. Osman Bey, ilk yıllarında Eskişehir yakınlarındaki Karacahisar’ı alarak burayı beyliğin merkezi yaptı. Ayrıca Osman Bey, uçlardaki Türkmenler üzerinde büyük nüfuza sahip olan Ahi liderlerinden Şeyh Edebali’nin kızı Bala Hatun ile evlendi. Osman Bey bu suretle Ahilerin gücünden yararlandığı gibi Ahiler de Osmanlı Devletinin kuruluşunda önemli rol oynadı.

Osmanlı Devletinin Kuruluşunda Ahilerin Etkisi

Ahlak ile zanaatı birleştirmiş bir meslek örgütü olan Ahiler, Osman Bey’in manevi destekleyicisi oldular. Osman Bey bir bölgeyi ele geçirdikten sonra burada nasıl bir yönetim uygulayacağını Ahilerden sormaktaydı. Ahiler; beyliği teşkilatlandırma, sosyal hayatı düzenleme ve beylere danışmanlık yapma gibi önemli görevleri üstlendiler.

Ahilerin Osmanlı Devleti’nin kuruluşundaki katkıları neler olabilir?

Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e Nasihatı

Yıllardır kendisini yetiştiren ve bir devlet kurmaya doğru adeta adım adım ilerleyen Osman Bey’e Şeyh Edebali, tarihe geçen şu çarpıcı nasihatleri yaptı:

“Ey oğul! Beysin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler bize, çatışmalar bize, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… haksız yorum bize; bağışlama sana…

Ey oğul! Bundan sonra bütünlemek, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Ey oğul sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allahuteâlâ yardımcın olsun…”

Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e yaptığı nasihati dikkate alarak Osman Bey’i nasıl bir yönetim anlayışına yönlendirdiğini tartışınız.

Osman Bey Kimdir? Hayatı ve Başarıları

Babası: Ertuğrul Gazi
Annesi: Hayme Hatun
Doğumu: 1258
Vefatı: 1326
Saltanatı: 1299 – 1326

Yirmi üç yaşında Osmanlı Beyliğinin başına geçen Osman Bey, iyi yönetimi, ileri görüşlülüğü, duruma göre sakin oluşu, yüksek yeteneği, rakiplerine kendini sevdirmesi, mücadelesinde planlı hareketi, sabırlı ve hoşgörülü olması ile diğer oymakları da yönetimi altına almıştır.

Tarihçi Gibbons (Gibıns), Osman Bey hakkında şunları söylemiştir: “Şüphesiz ki Osman Bey bir padişah oğlu değildir. Hayatında ancak küçük bir malikaneye sahip olmuştur. Osman Beyin hükumeti seneden seneye büyümüştür. Devletin büyümesi özellikle onun devamına ve geleceğinin büyüklüğüne olan önemden ileri geliyordu. Bu da devleti kuran adamın büyüklüğünü gösterir.”

Fransız yazar Lamartin ise Osman Bey hakkında şunları söylemiştir: “Osman Bey yavaş yavaş ilerledi. Fakat hiçbir zaman geri dönmedi. Büyük devletlerin kurucularının özelliklerine sahipti.”

Fahrüddin lakabıyla anılan Osman Bey, 1326’da Bursa’da öldü. Vefat ettiğinde geriye sadece bir at zırhı, bir çift çizme, birkaç tane sancak, bir kılıç, bir mızrak, bir tirkeş (sadak), birkaç at, üç koyun sürüsü, tuzluk ve kaşıklık bırakmıştı.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.