Etkileşim Kaçınılmaz Oldu

Etkileşim Kaçınılmaz Oldu 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi konu cevapları sayfa 68-71

Millî kültür nedir?

Diğer milletler arasındaki fark belirgin olan, o millete kimlik kazandıran, tarih boyunca meydana gelmiş maddi ve manevi değerlere denir.

1908 yılında hizmete giren Haydar Paşa Garı’nda iki Alman mimarın projesi uygulan­mıştır. Garın yapımında Alman ve Italyan us­talar da çalışmıştır.

Gar, İstanbul-Bağdat arasında tren ile ulaşımı sağlamak amacıyla yapılmıştır.

Yukarıdaki bilgilere göre Osmanlı-Avrupa ilişkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bu bilgilere, bize Osmanlı ile Almanya arasındaki etkileşimi gösterir. Osmanlı Alman mimarisinin etkisi altında, Garın yapım projesini Alman mimarına vermiştir.

İlerleyen sayfalarda Osmanlı-Avrupa ilişkileri çerçevesinde gelişen etkileşimlere örnekler göreceksiniz.

Sosyal bir varlık olan insanların arasında etkileşim söz konusudur. Bu etkileşimin kültürler arası boyutta olması da yine insanlar sayesinde olur. Kültürel etkileşim devletlerin gelişmesine çeşitli açılardan katkıda bulunur. Uluslararası etkileşimin ne zaman başladığı ve nasıl geliştiği hakkındaki fikirlerinizi belirtiniz.

Toplumlar var olduğundan beri, toplumlar arasında etkileşim vardır. Bu etkileşim sonucu medeniyet gelişmiştir.

BİLGİ KUTUSU

OsmanlIların kuruluş yıllarında Osman Gazi, dostu Harmankaya Rum beyi Köse Mihal’in kızının düğününe davetli olarak katılmıştı. Düğün günü herkes he­diyesini sundu. Osman Gazi hediye olarak iyi halılar, kilimler ile sürüyle koyun­lar getirdi. Osman Gazi’nin bazı düğün ve şenliklerde ortaya saçılması âdet olan madenî para, inci, şeker ve hububat gibi şeyler saçmak anlamına gelen “saçusın”ı pek beğenildi.
Mehmet Şeker, Anadolu’da Bir Arada Yaşama Tecrübesi, s. 100.

Anadolu’da yaşayan iki farklı kültür arasındaki bu etkileşimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karşılıklı etkileşimin doğal sonucu toplumlar yani bu iki beylik birbirini etkilemiştir. Köse Mihal o kadar çok etkilenmiş ki, Müslüman olmuştur.

Küçük bir beylikten büyük bir devlete ulaşan Osmanlılar, birçok alanda Batı dünyasını etkiliyor­
du. Osmanlıların mimarisi, sanat anlayışı, giysisi ve yemek kültürü bunlardan sadece birkaçıydı.

Yukarıdaki görseller Osmanlı kültür ve medeniyeti ile ilgili bazı ipuçları vermektedir. Sizce dünyanın bazı yerlerinde Osmanlı kültür ve medeniyeti ile ilgili çeşitli etkinliklerin düzenlen­mesinin sebepleri nelerdir?

Toplumlar, başka toplumların şuandaki ve geçmiş kültür alışkanlıkları ile çok ilgilenirler, dikkatlerini çeker. Dünya’nın bir çok yerinde Türk günleri yapılmaktadır.

Mehterin Büyüleyen Gücü

Bunları biliyor muydunuz?

• Mehterin, Osmanlı Devleti’nde askerî musikiyi icra eden topluluk olduğunu,
• Mehterin dua ile musikiye başladığını,
• Mehterin üç adım atıp yarım sağa ve yarım sola döndüğünü,
• Mehterlerin harp meydanlarında gece karanlığında bile musikiye devam ettiğini,
• Harp esnasında, padişahın yanında durup askere cesaret, düşmana korku ver­mek için müzik yaptıklarını,
• Mehter takımının hilal şeklinde düzeni olduğunu,

mehter takımı

Fotoğrafta en çok ilginizi çeken unsur nedir? Açıklayınız.

İnsanlar büyük bir dikkat ilgiyle, mehter takımının geçişinin izliyor. Coşkulu sesinden ve görüntüsünden etkilenmiş olabilirler.

Hiç mehter takımını izlediniz mi? Eğer bu zamana kadar izlemediyseniz ilk fırsatta izlemeye çalışınız. Mehter takımının kendisine has giysisi, takım düzeni, çalgı aletleri ve ortaya koyduğu musiki doğrusu hayranlık verici. Bu büyüleyen güçten Avrupalıların etkilenmemesi mümkün değildi. Viya­na kuşatmaları sırasında sıklıkla duydukları bu musiki, Avrupalı müzisyenlere ilham kaynağı olma­ya başlamıştı. Viyana kuşatması kalkınca korkulan düşman artık merak konusu olmaya başlamış­tı. Osmanlı giysileri hem erkekler hem de kadınlar arasında moda olmuştu. Ünlü müzisyen Mo­zart’ın tiryakisi olduğu Türk kahvesi, Viyanalıların hayatına bir daha çıkmamak üzere girmişti. Meh­ter takımı ise Avrupalıların askerî bandolarının oluşumuna örnek olmuştur.

Mehterden etkilenen müzisyenler bu müziği beste­lerine yansıtmışlardı. Alman besteci Beethoven (Betofın), “Büyük Senfoni”sinin son bölümünü, mehterin kös, davul ve zurnasıyla seslendirmiştir. Beethoven, “Türk Marşı’nı mehterin “Cenk Havasından uyarladı. Ayrıca Avusturyalı besteci Mozart’ın “Türk Marşı”, Türk asker­lerinin “Allah Allah” nidalarının nakarat olarak tekrarın­dan oluşmuştur. Alman besteci Wagner (Vagnır), bir mehter konserini dinlerken heyecanlanmış, kendisini tutamayarak, “İşte musiki diye buna derler!” demiştir.

Millî kültürümüzün önemli bir parçası olan mehte­rin Avrupa’yı bu denli etkilemesinin sırrı sizce nedir?

Kendilerinden farklı bir kültür göstergesi ile karşı karşıyadırlar. O ihtişam ve ses onların hayran olmalarına sebep olmuş onları etkilemiştir.

Özellikle Balkan ülkelerinde önemli etkileşimler olmuştur. Balkanlarda müziğin yanı sıra, binden fazla Nasrettin Hoca fıkrasının anlatılması, çok sayıda Türk­ çe kelimenin kullanılması bu etkileşimlere birer örnektir.

 

Osmanlılarda 1718 ile 1730 yılları arasına Lale Devri adı verilmiştir. Sizce bunun nedeni
ne olabilir?

Avrupa’da özellikle Hollanda merkezli, lale ön plana çıkmış, bir gösteriş göstergesi olmuş, bunun sonucu lale piyasaları ve borsaları kurulmuştur. Bu durum Osmanlı’ya bir döenem adını vermesine sebep olmuştur. 

Bir Devre Adını Veren Çiçek: LALE

Ana vatanı Orta Asya olan lale, Osmanlılar zamanına kadar fark edilmemişti. Osmanlılarda aşk derecesine ulaşan lale sevgisi 16. yüzyıldan sonra Avrupa’ya yayıldı. Avrupa’da olağanüstü bir
hayranlık ve tutku oluşturdu. Hollanda’da yoğun olarak üretilmeye başlanan bir lale soğanı bedeliyle ev satın alınabilecek kadar de­ ğerli olmaya başlamıştı.

Sizce lalenin Avrupa’ya taşınmasına kimler sebep olmuş olabi­lir?

Lalenin doğudan batıya Avrupa’ya taşınmasına tüccarlar sebep olmuştur.

Osmanlılar, Avrupa’nın her geçen gün geliştiğini 18. yüzyılda daha derinden hissetmeye başlamışlardı. Avrupa’yı daha yakın­dan tanımak isteyen Osmanlılar, Avrupa’ya elçiler göndermeye başladılar. Bu etkileşim bazı yenilikleri beraberinde getirdi. İşte bunlardan bazıları:
• Matbaanın kitap basımına başlaması,
• Yeni kütüphanelerin açılması, tercüme eserlerin basılması,
• Mimarlık, resim ve minyatür sanatlarının gelişmesi,
• 1718-1730 yılları arasında eğlence ve gösterişe büyük önem verilmesi,
• İstanbul’un birçok yerinde lale bahçeleri oluşturulması.

Avrupa’ya giden elçilerimiz Avrupa’daki sosyal, kültürel, ekonomik ve askerî gelişmeleri izliyor ve
bu gelişmeleri Osmanlı Devleti’ne taşımaya çalışıyorlardı. Elçiler bu görevlerini yerine getirirken Av­rupalIlar da onları ilgi ve merakla inceliyorlar ve tanımak istiyorlardı. 1720’de Paris’e elçi olarak gön­derilen Yirmisekiz Mehmet Çelebi “Sefaretname” adında bir kitap yazmıştı. Bu kitapta Avrupalılar ile ilgili bilgilere yer vermişti.

osmanlı pariste

 

Avrupalıların Türk heyetine bu denli ilgi göstermelerini nasıl açıklayabilirsiniz?

Toplumsal etkileşimdir. Avrupalılar adını çok duyduğu ama daha önce görmedikleri, savaşları dolayısı ile merak ettikleri, Osmanlıyı ve kültürünü elçiler üzerinde görmek istedikleri için, Türk heyeti ilgi çekmiştir.

4,5 ton ağırlığındaki dev kristal avizeyi, 3 katlı, 285 odalı, 43 salonlu denize sıfır bir sarayı, 19 ve 20. yüzyıla ait kıymetli Türk halılarını, şamdanları, şömineleri, mobilya ve saray süslerini… birçok sa­natsal değeri olan fotoğraf ve tabloları görmek ister miydiniz?

Bunun için İstanbul’a, Dolmabahçe Sarayı’na gitmeniz gerekiyor. Her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği bu saray, 1843 ve 1856 yılları arasında Sultan Abdülmecit’in mimarı Garabet Balyan (Karabet Balyan) tarafından yapılmıştır. Saray Avrupa’da bilinen sanattan ve mimari tekniklerden olduk­ça etkilenmiş ve Avrupa usulü ile inşa edilmiştir.

Siz uluslararası etkileşimde mimarinin de yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Etkileşimin doğal sonucu, günümüzde etkileşim çok yüksek olduğundan, bir ülke içinde her yerde aynı tip evler görüldüğü gibi dünyanın her yerinde aynı tip evler görülebilmektedir.

alman çeşmesiÇevrenizde daha önce hiç yandaki çeşmeye benzer bir çeşme gördünüz mü?

Bu çeşme Alman İmparatoru II. Wilhelm (Vilhelm)’in II. Abdülhamit ve İstanbullulara hediyesidir. Almanya’da yapılıp İstanbul’da Sulta­nahmet meydanına monte edilmiştir. Güzel bir eser olmakla birlikte çevredeki diğer yapılara uyum sağlayamamaktadır. Sizce bunun ne­denleri neler olabilir?
Büyük Larousse, C 1, s. 409, 410.

Farklı bir kültürün mimarisini yansıtmasıdır.

Hadi Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditPin on Pinterest

Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir