Milletvekilliğin Sona Ermesi ve Düşme Nedenleri

Milletvekilliğini sona erdiren çeşitli nedenler vardır. Bunlardan bir kümeyi, «milletvekilliğinin düşmesi» oluşturur. Anayasa, 84. maddesinde üyeliğin düşmesi kenar başlığı altında, milletvekilliğini sona erdiren nedenlerden bazıları ile düşme nedenlerini düzenlemiştir. Milletvekilliğini sona erdiren nedenlerden bir bölümü de, Anayasanın başka maddelerinde yer almıştır (madde 77, 84/5, 101/4). Önce düşme nedenleri, sonra da milletvekilliğini sona erdiren diğer nedenler, kısaca gözden geçirilecektir.
Milletvekilliğinin düşme yolu ile sona ermesi
Milletvekilliğinin düşmesi nedenleri, çeşitlidir. Bunlar, Anayasada açıkça sayılmıştır (madde 84).

Milletvekilliğinden düşme konusunda, Anayasa ile 1961 Anayasası arasında, yöntem yönünden önemli bir fark vardır. 1961 Anayasası, düşme nedenleri olarak belirttiği durumlarda, devamsızlıkla ilgili düşme nedeninin dışında kalanlar için, Meclis kararma gerek görmemiştir. Buna göre, herhangi bir karara gerek kalmadan, olayın gerçekleşmesi ile milletvekilliği kendiliğinden düşer. Bu yöntem 1982 Anayasası hazırlanırken, gerek Anayasa Komisyonunun hazırladığı, gerek Danışma Meclisince kabul edilen metinlerde aynen benimsenmişti. Fakat, Milli Güvenlik Konseyinde düşme ile ilgili madde yeniden yazılırken, tüm düşme nedenleri için, Meclisce karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Bu düzenleme «düşme» ile bağdaşmayan ve uygulamada karışıklıklara neden olabilecek bir düzenlemedir. Çünkü, Ana¬yasada belirtilen düşme nedenlerinden bir çoğunun, gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdiri, siyasal bir organ olan Meclise bırakılamaz. Örneğin, milletvekili seçilmeye engel bir suçtan hüküm giyme, kısıtlılık altına alınma, yargı kararı ile, çekilme ise, milletvekilinin iradesi ile gerçekleşen ve kendiliğinden sonuç doğuran düşme nedenlerindendir. Bu gibi durumlar için, Meclisten karar alma yerine, Meclisin bilgisine sunma yoluna gidilmesi gerekirdi. Bu aksaklık 84. maddede yapılan değişiklik ile kısmen giderilmiştir.
Düşme nedenleri

Düşme nedenleri, Anayasanın 84. maddesinde gösterilmiştir. Bunlar, 84. maddedeki sıralamaya göre kısaca gözden geçirilecektir.
a) Çekilme
Çekilme, tek yanlı bir irade açıklamasıdır; kabule bağlı değildir. Milletvekilinin yazılı olarak çekildiğini, Meclis Başkanlığına bildirmesi yeterlidir. Meclisin yapacağı iş, milletvekilinin çekildiğini saptamaktan ibarettir. Meclisin, çekilmeyi kabul etmemesi gibi bir yetkisi yoktur. Anayasa, çekilmeyi düşme nedenlerinden biri olarak kabul etmiştir. Gerçekte çekilme, bir düşme nedeni değil, milletvekilliğini sona erdiren nedenlerden biridir.
84. maddede yapılan değişiklik ile, istifa eden milletvekilinin, milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu … Millet Meclisi Başkanlık divanınca tespit edildikten sonra, … Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.» kuralı getirilmiştir. Bu yeni düzenlemede de istifa, milletvekilliğinden düşme olarak nitelendirilmiş ve Meclisin kararına bırakılmıştır.
b) Milletvekili seçilmeye engel bir suçtan hüküm giyme veya kısıtlama
Seçilmeye engel bir suçtan dolayı hüküm giyen veya kısıtlanan milletvekillerinin, milletvekilliğinin düşmesi, kesin mahkeme kararının Meclis Genel Kuruluna bildirilmesi ile olur. Meclisin, ayrıca karar almasına gerek yoktur. Seçilmeye engel mahkûmiyet hallerinin neler olduğu Anayasanın 76. maddesinde, kısıtlılık hali ise, Medeni Kanun’da belirtilmiştir. Medeni Kanun’a göre, kısıtlama nedenleri üç kümede toplanır. Bunlar akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (madde 355); israf, ayyaşlık, kötü hal ve kötü idare (m. 356), ve bir yıl, ya da bir yıldan çok hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmadır (m. 357). Mahkeme kararı ile kısıtlanan milletvekilinin, milletvekilliği düşer.
d) Milletvekilliği ile bağdaşmayan görev kabul etme
Milletvekilliği ile bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin, milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu saptayan raporu üzerine Meclis Genel Kurulu gizli oyla karar verir. Milletvekilliği ile bağdaşmayan işlerin neler olduğu Anayasanın 82. maddesinde ve bu konuyu düzenleyen yasada belirtilmiştir.
e) Meclis çalışmalarına özürsüz ve izinsiz katılmama. Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin, milletvekilliğinin düşme¬sine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca saptanması üzerine, Meclis genel kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verilebilir.
f)Milletvekilinin partisinin temelli kapatılmasına neden olması
Partisinin temelli kapatılmasına «beyan ve eylemleri ile neden olduğu, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazete yayımlandığı tarihte sona erer. Meclis Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirir ve durumu Meclis Genel Kurulunun bilgi¬sine sunar, (m. 84/5).
g) Milletvekilinin partisinden ayrılarak, başka bir partiye girmesi
Kendi isteği ile partisinden ayrılan Milletvekilinin başka bir partiye girmesi, 1982 Anayasasınca milletvekilliğinden düşme nedeni olarak kabul edilmişti. Uygulama alanı bulamayan, hülle partisi yöntemi ile etkisiz bir duruma getirilen bu düzenleme, 1995 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile kaldırılmıştır.

Meclisin düşme kararı ve Anayasa Mahkemesine başvurma

Yukarıda değinilen ve Anayasanın 84. maddesinin 1, 3 ve 4. fıkralarına göre, Meclis Genel Kurulunca verilen milletvekilliğinden düşürme kararına karşı, kararın alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde, ilgili milletvekili veya diğer bir milletvekili tarafından, Ana¬yasa Mahkemesinde iptal davası açılabilir. Anayasa Mahkemesi iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlar. Meclis’in milletvekilliğinden düşürme kararı, Anayasa Mahkemesi, iptal başvurusunu karara bağlayıncaya kadar yürürlüğe girmez, (m. 85).

Milletvekilliğini sona erdiren diğer nedenler

Düşme dışın da Milletvekilliğini sona erdiren başka nedenler de vardır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
a) Seçim döneminin bitmesi veya seçimin yenilenmesi. Meclis, beş yıllık bir süre için seçilir. Bu sürenin dolması ile, ya da seçimin yenilenmesi ile milletvekilliği sona erer. Süresi biten milletvekillerinin, yeniden seçilmesi olanağı bulunduğuna göre, yeniden seçilenlerin milletvekilliği kesintisiz devam eder.
Seçim döneminin bitmesi veya seçimin yenilenmesi kararı üzerine yapılan seçim ile, Meclisin toplandığı tarih arasında bir süre vardır.
Anayasa, 1961 Anayasası gibi, Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer kuralını getirmiştir. (m. 77/3). Böylece, Anayasa 1924 Anayasasından farklı bir düzenlemeye gitmiştir. 1924 Anayasası genel bir düzenleme ile, Eski Meclis, yeni Meclisin toplanmasına kadar devam eder» kuralını koymuştur (m. 13). Böylece 1924 Anayasası döneminde, eski Meclisin yetkileri, yeni Meclis toplanana kadar sürüyor ve arada bir boşluk kalmıyordu. Buna karşılık, Anayasanın getirdiği sistemde ise, eski Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar devam etmektedir. Böylece milletvekilliği, 1924 Anayasasında olduğu gibi Yeni Meclisin toplandığı gün değil, seçimin yapıldığı gün sona ermektedir.
b) Cumhurbaşkanı seçilme. Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin, milletvekilliği sona erer. Bunun için Meclisin bir karar almasına gerek yoktur (m. 101/4).
c) Partisinin kapatılmasına neden olan milletvekili. Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleri ile neden olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede yayınlandığı tarihte sona erer (m. 84/5).

PaylasShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>